Ahmet Yozgat

Ahmet Yozgat

17-07-2020

06:03

Amerikan Derin'i mi? DERİN AMERİKA MI? Ahmet YOZGAT 1.Bugün, 17 Temmuz 2020 #cuma. Yine günahsız ve bereketli bir gün dileğimizle Milletimizi Selamlıyoruz. Cumanız mübarek olsun! #Derindunya #AhmetYozgat #MilliHesaplarBurada #MilliHesaplarYanyana #MilliHesaplarYanyanaBiz

2. Derindunya Yazarlarından Sevgili Recep Özbay, “Binyıl-Yüzyıl Savaşı”nın geldiği aşamayı özetleyerek şöyle diyor: Güney Kore’nin Başkenti Seul’ün Belediye Başkanı Won Son Park ortadan kayboldu. Daha sonra cesedi, Gilsanga Tapınağının yanında bulundu.

3. Kim ne isterdi yerel bir yöneticiden? Herhalde Derin Amerika… Amerikan Ajanları; infazlarına, İsrail Tel Aviv’den başlangıç yaparak, birkaç ay önce, Çin Elçisini ortadan kaldırmıştı. Ondan sonra, Seul Belediye Başkanını seçti. Peki niye seçti?

4. Başkan Won Son Park’ın en yakın arkadaşı, Telaviv’deki Çin Elçisi, De Wei’di. Ama sebep neydi peki? Yoksa Seul Belediye Başkanı; Amerika ve Güney Kore arasındaki 240 Milyar Dolarlık silah alım ihalesini iptal ettirmiş olmasın?!

5. Bu iptal de Won’un, Derin Amerika’nın hedefi olması için yetmiş miydi? Evet, lakin bir derin ilişki var yine de. Bu iki isim yani Elçi ve Belediye Başkanı, Rothschild’in adamıydı. Bu sebeple kavganın en üst perdesini; Yüzyılcılar-Binyılcılar düşmanlığı olarak tanımlayabiliriz.

6. Malum; Binyılcılar, Tepe Teknolojisine sahip oldukları için 5G ile Dünya Siyaset Tetikçiliği yapmaktaydılar. Çin üzerinden tabii! Tüm dünyanın internet ağını, Huawei üzerinde merkezleyerek döşemek istiyorlar.

7. Böylece, tüm dünyayı ele geçirmek niyetindeler. 21 Yüzyıla konmak amacındalar. Bunun için Koronavirüs saldırısını da Çin’den başlatarak, tüm dünyaya yayılmasına sebep oldular. Fakat Yüzyılcılar; bu Biyolojik savaşı, fırsata çevirerek Binyılcı şirketlere el koydular.

8. Lakin 21. Yy’ın Dijital Kodlarına ulaşamadılar. Çünkü Binyılcılar, Kodları yer altına saklamak zorunda kaldılar. Araki bulasın! Bu yüzden; Yüzyıl Cephesi kızgın!

9. Bir süreden beri; bu öfkeyle Binyılcıların, hangi ülkede ajanları/adamları var ise hepsini, intihar süsü ile infaz ederek temizliğe başladılar. Bundan sonra; hangi çok önemli ismin kaybolduğunun, sonrada intihar ettiğinin haberini duyacağız bakalım? Bekleyelim!” ***

10. Söze; Bin yıllık Derin Planlarının, 20 yılda adım adım gerilediğini yaşayan Amerikan Sızıntıcıları, “3. Binyıldan önce, hiç olmazsa 21 Yüzyıla konmak niyetindeler.” diye başlayalım. Ama son niyetlerini, hayata geçirmek için büyük bir telaş içerisindeler diye açık edelim.

11. Fakat onlar küçüldükçe büyüyen karşı güç yani Yüzyılcı Hanedanlar da o oranda, hız vermekteler mücadelelerine. Bu sebeple her yol mubah, cinayet dahil! Yani MI6 ve CIA’nın Cumhuriyetçi Ajanları, oldukça faal durumdalar. Üst mesajdaki maktuller, bu minvalde değerlendirilmeli.

12. Not: Dün akşam, nu yazıyı bitirdiğimiz de Amerika'dan feryat yükseldi. Çünkü Siber Alemi patlattılar. Binyılcıların en büyük iki ininden biri sayılan Twitter, yani Google Dijital Merkezine girildi. Yüzyılcılar, en büyük harekatı başlatmış durumdalar, diyesimiz var da…

13. Bunun tam tersi olma ihtimali de geçerli. Hani halk arasında; “Ya benimsin, ya toprağın!” diye bir replik var ya… Onun gibi bir şey. Yani Binyılcılar; savaşı kaybedeceklerini anlayınca gemileri, deniz ortasında delmeye başladılar diyelim.

14. Bu da bir taktik tabii ki… “Şirketleri berhava eder, size enkaz bırakırız!” diye tehdit ediyor olabilirler hasımlarını. Ki bunu da şirket içinde “Uyuyan Uzmanları” eliyle yaptırıyorlardır. Allahualem! ***

15. Geçelim asıl konunun kök hücresine… Bir ay kadar öncesinde verilmiş bir sözümüz vardı; “Amerika’nın Sırları”nı yazacaktık ya... O halde sırlara giriş yapmış olalım. Kalanını daha sonra…

16. Sevgili Recep'in, en üstteki “Durum Özetlemesi”ne katıldığımızı söyleyelim öncelikle. Ancak bir konuda rezervimiz var. “Derin Amerika” ifadesini biraz açmak niyetindeyiz bu sebeple. Daha önce defaatle yazdığımızı biliyorsunuz; genel manada “Derin Devlet” mevzuunu da.

17. Ve “Derin devlet”ten, hiç hoşlanmadığımızı da... Şu sebeple hoşlanmıyoruz: Türkiye örneğinden tarif etmek gerekirse...

18. “Türk'ün Yüce Devleti”ne; dünyanın Kocabaşlı Haydutlarının sızıp, Asıl Devlete paralel olarak, oluşturduğu kötü niyetli her türlü yapı derin olarak işaretlenebilir tarafımızdan. Bunun son örneğini, “Fethullahçı Paralel Yapı” denemesinde gördük.

19. Devşirilmiş hainler tarafından bina edilen “Paralel Derinlik” başta, Sızıntıcı Amerika'ya hizmet eden bir ihanet şebekesi olarak kendini var etti Siyaset ve Devletin Dibinde. Hizmet edilen diğer iki merkez de İsrail ve Vatikan'dı.

20. Son anda, (Darbeden bir hafta kadar önce Varşova NATO Zirvesindeki anlaşmayla) Alman Federal Binyılcıları yani Frankfurtçular da katıldı "Hizmet" kervanının Efendileri Listesine...

21. Bu yapının Selefi diyebileceğimiz; Türkiye ile yaşıt olan “Selanik Kriptoları” tarafından İnşaa edilmişti ilk önce Derin Katman da. İnşaatın Mühendisleri Dönmelerdi ama Başmimarlar, 1.Savaşın Galipleriydi. Yani başta İngiltere olmak üzere Fransa ve İtalya.

22. Daha sonra, İtalya listeden atıldı; Fransa'nın gücü ve hakkı kısıldı ve bunların yerlerini Almanya Federalistleri aldı...

23. İngo-Amerika ve Alman Ekolleri arasında10'ar yıllık sürelerle gidip gelen “Derin Selanik”in İktidar ömrü, yüz yıllıktı. Lozan bağlamında...

24. "Derin Selanikliler" yüz yılı tamamlayamadan yani 2000 yılında; “Bankalar Vurgunu”yla Milleti, kimine göre 60 milyar, kimine göre 200 Milyar dolandırarak görevden el çektirildiler.

25. Böylece boş kalan “Derin Katman”a Fethullahçılar ve Ergenekoncular göz dikenlerin başat unsurları olarak mücadeleye başladılar. Mücadele, 2016'ya kadar sürdü.

26. 15 Temmuz gecesinde, Türk Milleti; parasını ödeyerek Sabetaycılardan aldığı Devletine göz dikenleri, kan ve ter dökerek geçersiz kıldı. Yani bu Vatan'ın hem parası ödendi ve hem de "Şehit ve Gazi" verilerek, en yüksek bedeli ödenmiş oldu.

27. Bu çerçevede şunu da ekleyelim: 1923 Yılı itibariyle Devleti, Rumeli (Balkan)lı Askerler kurdu. Bu nedenle hep var oldu "Askeri Vesayet" Milletin ensesinde.

28. Lakin 15 Temmuz'a gelen süreçte; Vesayet, kendi Ordusunu dahi koruyamamış ve TSK "Hainler"in yuvası olmuştu. O Hainler, "7 Düvel"in bir kısmıyla el ele verip Devleti, "Haçlılar"a peşkeş çekmeye kalktılar.

29. Bu hamleye karşı, Millet ayaklandı. Hem para hem de can ve kan vererek ihaneti önledi. Yani Devleti bu kez "Sivil Anadolular" kurdu. Lamı cimi yok bunun!

30. Sanmayın ki sadece Fetöcülerdi, 15 Temmuz gecesinin mağlubu; Ergenekoncular ve daha başkaları da vardı yani “Hanif Millet” dışında kalanların hepsi birdi, beraberdi, birdendi.

31. Anlatmıştık o günlerde; Darbenin En Derin Aklı; bir hafta önce, Varşova Nato Zirvesinde buluşan Almanya ve Amerikan Binyılcılarıydı. Darbenin Derin Aklı ise Pentagon, CIA’nın Kripto kanadı, BND, MOSSAD, Vatikan ve bu unsurların yerli Ekoldaşlarıydı.

32. Darbenin düz Aklı ise Siyasetteki Alman ve Amerikan Ekolüydü. Darbenin Akılsızları da Fetöcülerdi. Darbenin Akılsızlarından birileri de Darbenin Finansörü olan Kripto Hanedanlardı.

33. Dönelim konumuza… Cumhuriyetin Derin Devleti olan Selaniklilerin dışında; Devletin, Hukuk harici bazı kirli işlerini yaptırdığı “Derin Kurum/Kuruluşlar”ının olduğu da malum.

34. Bu mimarinin görünen yüzünü, genel anlamda Gizli Servisler adıyla; Türkiye'de de MİT olarak etiketleyebiliriz.

35. Yanlışlıkla “Derin Devlet” diye tarif edilen, “JİTEM” ve benzeri Askeri ve ona bağlı sivil İstihbarat benzeri yapılanmalar için saklı, görünmez, gizli “MİT kopyaları” demek mümkün ve "Derin Devlet Figüranları" demek de daha doğru.

36. Doğal olarak; “Her Devletin buna benzer, sıradışı küçük ve vurucu timleri vardır.” deyip geçelim Amerika'ya; Amerika Derin Devletine...

37. Bu manada söyleyeceğimiz o ki… Amerika, farklı bir Siyasal Yapı! Yani Klasik Devletlere benzemeyen, bir başka “Devlet Denemesi” diyebiliriz ona. Bu çerçevede, Devlet değil ki Derin Devleti olsun!

38. Sadece o değil; malum bir “Amerikan Milleti” de yoktur işin başında. Esasında bu ülkenin halkı, dünyanın tamamından devşirilmiş/devşirilmekte olan göçmenlerden oluşmakta/oluşturulmakta. Akılları sıra "Dünyanın Devleti" ya da "Dünyalıların Devleti" gibi bir çatı kurmuşlar.

39. Tamam "Dünyanın Devleti" ya da "Dünyalıların Devleti" fakat Organizasyonun ilk şekillendirilmesinin; Batılı Kolonyalistler tarafından yapıldığını da söyleyelim. İşte, işin "Püf Noktası" da burada saklı!

40. Kıtanın Kolonyal Batılılarından; İspanyollar bağlamında, Latinlerin; Orta ve Güney Amerika'ya hakim olduklarını biliyorsunuz. Kuzey Amerika'da ise egemenlik, İngilizlerde...

41. Merkantilist İspanya'nın, Kıtadaki Hakimiyeti biteli çok oldu; 1588 İspanyol-Britanya Deniz Savaşıyla kader değişti diyelim. 1. Elizabeth Tudor Dönemi...

42. O savaştan sonra; Kader merdivenini hızla tırmanan Kapitalist Anglosakson Cephesinin, tüm dünyada olduğundan öte bir biçimde, Kuzey Amerika'daki başrolü devam ediyor: ABD ve Kanada birer illüzyon ve esasında Derinliklerdeki Ku Klux Klanların yani WASP’ların mülkü...

43. Buna karşın; İspanya’nın o coğrafyalarda kalan etkisi, sadece İspanyol Lisanı ve Kültürü… İşte, bu nedenle 1588’de başlayan Latin çöküntüsü, günümüzde “Pandemi Depremi”yle dip yaptı. İtalya’nın, Türkiye sevdasının sırrı da burada saklı zaten…

44. İki Devletin de Anglosakson ve Tötonlardan alacağı intikamı var. Bununla birlikte; Hanif Türklerin, İtalyadan alacağı da “Roma Sent Paul Katedrali”nde dikili olan Kızılelma; Fatih’in Kızılelması…

45. Kaçınılmaz olarak, Kader tecelli etmek durumunda ve Ayasofya’dan sonra sırada Pavlus’un Kilisesi olsa gerek! Ya İtalyanlar, bunu biliyor mu dersiniz? Pandemi esnasında, sırtından Hristiyan hançeri yediğinde gayrıihtiyarı “Secde”lere kapanmışlardı ya… Ondan beri biliyorlardı.

46. Ve bu sebeple secde görüntülerinin ardından Vatikan’a girdi İtalyan Ordusu… Soralım, kimin adına girdi? Hıristiyanlık adına değil, bu belli… Yani İtalyanlar da “Müstakbel Müslümanlar” resminin bir parçası artık.

47. Çünkü Şanı Yüce Allah, “Secdeye Kapanan”a “Hidayet Işığı”nı gönderir zira insanın, Yüce Allah’a en yakın olduğu yerdir secde, Hidayetle buluşma durağı aynı zamanda… "El Nur"un, nerede, ne ve kime neyi nasip edeceği belli olmaz!

48. Neyse dönelim! Konumuz, ABD olduğuna göre… Diyelim ki “Klasik Devletler”e benzemeyen ABD'nin, yukarıda tarif ettiğimiz, Türkiye örneğinde olduğu gibi bir “Derin Devlet”i söz konusu değil.

49. Çünkü “ABD Organizasyon Yapısı”nın, bizatihi kendisi bir Derin Teşekkül. Baştan ayağa, İngiltere'nin, Derin Yapısı. Esasında İngiltere'nin de değil… Ya?

50. "Galler Masası" tezimizde, sık sık sözünü ettiğimiz 12 Britanik Hanedanlığın ortak oluşumu olarak şekillenmiş bir “Derin Ortaklık” hattı zatında Amerika denilen şirket. (Kaç Amerika Var?" ve "Kaç Trump Var?" video kayıtlarına bir göz atmalısınız!)

51. Malum, Anglosaksonların Amerika Kıtasına göçleri, Kolombus Keşfinden, tam yüz sene sonra, 1600’ün başında başladı. Neden mi?

52. Çünkü 1600’le beraber, İngiltere’deki hakim, Tudor Hanedanlığı çöktü. Yerine Stuartlar geldi. Ülkeden çıkartılan Tudor Sülalesi ve onların geriye doğru akrabaları olan Normandiyalılar Grubu Hanedanlarının kalıntıları, Fransa'ya çekilmişlerdi zati.

53. Tudorlar da tahtı terk edince, onların da göçecekleri tek adres Fransa'ydı. (Daha sonra, Sabık Stuartların da göçeceği gibi...) Ama o esnada, Bourbonların, Capet Hanedanı yönetimindeki Fransa, bunca Soylu Aileyi kaldıracak durumda değildi.

54. Bu nedenle başta Tudorlar olmak üzere, eski Britanya Soylularına, yol göründü. Onlar için en uygun yer Amerika; Amerika'nın da Kuzeyiydi. Bu sebeple Yeni Kıtada; 1600’den itibaren ilk “New England Kolonileri” kurulmaya başladı.

55. Fakat aynı anda Londra İktidarındaki Stuartlar da Kuzey Amerika'ya, bigane kalmadılar. Ve onlar eliyle “Majestenin Görevli Kolonyalleri” beratıyla İngiltere'nin Resmi Kolonileri de bayrak dikti ülkeye.

56. Bu Hanedan mensubu bolluğunda; Kuzey Amerika toprakları, Aristokrat Prensler tarafından parsellenmeye başlandı. Rençber Prensler Dönemi... Böylece ortaya çıkan, Coe-Siyasal yapılanmaya göre; yaklaşık 50 Prens, 50 küçük bölgenin patronu/sahibi oldular.

57. Aslında; sahibi değil, Derin Dükler”iydi mevzubahis Britanik Prensler. Etrafları dikenli tellerle çevrilen bölgeler de bu itibarla birer küçük “Kantonal Devlet”çik olarak şekillendi.

58. Sınırları tel örgülü, bayrakları başka başka, hukukları ayrı ayrı olan yapılardan söz ediyoruz. Lakin Kıtanın asıl Egemeni, İngiltere'nin fiili Hanedanı olan Stuartlardı tabiyatiylen. Fakat bu durumun tescili de şarttı.

59. Bunun için İngiltere'de bir darbe yapıldı. Böylece Stuart Devleti, tahttan el çektirildi. Ve Büyük Britanya, 8 Yıl süren Cumhuriyet Dönemine geçti. Yani Commonwealth İngilteresi Devresi ya da Restorasyon Dönemine...

60. Bu Yönetim Molası sırasında; Amerika'da Bağımsız ve başıbozuk olarak Eyaletleşmiş olan Hanedanlar; “Yuvarlak Masa”da ve eşit şekilde toplaşıp bir, “Derin Ortaklık Mukavelesi” imzalayarak, “Birleşik Eyaletler” şeklinde Hukuki bir alt yapıya kavuştu.

61. Ve Çiftçi Prenslerin Çiftlikleri, “Devletler Atlası”na girmiş oldular. "Birleşik Eyaletler," İngiliz Hanedanlarının ortak yapılanmasıydı. Ve “Birleşik İdare” de, sözü edilen “Yuvarlak Masa” etrafında ve Konsey yetkisiyle şekillendi.

62. Masadaki paydaşlar eşittiler. İngiltere Tahtında oturan Hanedan ise eşitler içerisinde, birinci olan sayılmaktaydı. Yani bir nevi, “Keltik Kral Arthur Devleti” oluşturulmuştu kıtada.

63. Galiba, bu durumdan, Stuartlar pek hoşnut olmamışlardı ki “Restorasyon Molası”nın peşi sıra başlayan “2. Stuart Dönemi” fazla sürmedi. Bir “Lortlar Kamarası Darbesi” daha yaşandı Londra Tahtında. Ve Böylece Stuartlar da temelli gitti; önce Fransa’ya ve ardından Amerika’ya…

64. Taht, Almo Sakson Kökenli Hannoverlilere (Proto-Windsorlara) verildi. Böylece “Birleşik Eyaletler Masası”nın birincil unsuru, artık Hannoverlilerdi. Bu Yapı, 1776’ya kadar devam etti.

65. Britanik Hanedanların paydaşlığındaki İngiltere Amerika'sı; Binyılcıların, yapıya sızdıklarını ve Devleti ele geçirecek bir seviyeye ulaştıklarını fark ettiğinde, iş işten geçmişti. Bu nedenle Bağımsızlık Savaşı başladı/başlatıldı.

66. 1776 Yılında, artık adı Saksoburglar olan Proto-Windsor Hanedanı; Binyılcıların ayarttığı diğer Hanedan Prenslerinin, karşısında masaya oturmak zorunda kaldı. Ve Masonik Amerika'nın bağımsızlığını kabul etti.

67. Bu çerçevede, “Birleşik Eyaletler” oldu “Birleşik Devletler.” İşte, böylece Amerika'da, İki Partili Başkanlık Sistemi doğmuş oluyordu. Bu kapsamda ülke; Masonların, Federal Resmiyetine bağlanarak, “Washington Devleti”ne dönüşmüştü bir bakıma.

68. “Yeni ABD Federal Sistemi”nde etkin olan Masonik Erk; İngiliz Hanedanlığının, ülkedeki derin haklarını, gide gide törpülemeye başladı. Londra, bu durumdan hiç hoşnut olmadı tabiyatiylen!

69. Yaklaşık, 100 yıllık bir devrin akabinde, 1860 Yılında iç savaş başladı yani “Güneş Batmayan İmparatorluk”un kuruluş kararıyla birlikte ilk atak, ABD Federalizminin hizaya getirilmesi işlemi şeklinde start aldı...

70. Dört yıl süren İç Savaştan, Windsor Hanedanlığının müttefik olduğu, Kuzeyliler, zaferle çıktılar. Bu Muzafferiyet sebebiyle Amerika, 3. Dönemine girdi.

71. Bu dönemde; İktidar, iki parti sistematiğine bağlanmaktaydı. Yani sekizer yıllık Cumhuriyetçiler ve Demokratlar ortaklığından söz ediyoruz.

72. “Anlaşmalı İktidar Standardı”na rağmen; bu ortaklıkta, birincil seviye Windsorların Cumhuriyetçilerine aitti. Türkiye’deki “Kurucu Atatürk’ün Partisi CHP” misali...

73. Bir bakıma; Galip Windsorlar, cömert davranmış; Mağlup Masonlar ve onların ayarttığı Prenslere, “İdare Payı”nı lütfen vermişlerdi. Yani Cumhuriyetçilerin karşısına konuşlandırdıkları Demokrat Siyasetine, Demokrasi işlesin diye lütufta bulunmuşlardı Windsorlular.

74. Bu dönem de bir yüz yıl kadar sürdü. Ve arkasında, Binyılcıların ana unsurlarından olan Seferadlı Kripto Unsurları, Mısır Kökenli Avrupa Hanedanlarının, Derin Yapısını tetikleyerek 2. Dünya Savaşını başlattı.

75. Bu savaş, Viyanalı Habsburglar ve Windsor Hanedanlıklarını karşı karşıya getirdi. Henüz savaşın başındayken; Koskoca İngiltere, Yahudi kökenli Hitler eli ile bir haftada yıkıldı. Londra Hanedanı kayboldu; daha doğrusu, “Derin Devletleri”ne yani Amerika’ya kaçtılar.

76. Sahipsiz kalan İngiliz Ülkesi, NAZİ’ler tarafından işgal edildi. Savaş, 6 yıl sürdü. 6. Yılda, Amerikan Binyılcılığı, tam anlamıyla şekillenmişti ya da şöyle diyelim; Hanedanlar, kıvama gelmişti.

77. Bu arada Binyılcıların ellerinde de “Atom Gücü” vardı. Ve savaşın kaderini değiştirecek, herkesi hizaya sokacak seviyedeydiler.

78. Bu sebeple Sürgündeki Windsor Sülalesine yaptıkları teklif, çarnaçar kabul edildi. Buna göre; Binyılcılar, Normandiya Çıkarması ile savaşı bitirecek ve Windsorlar, tekrar tahta geçecekti. Binyılcı Akıl; bu iyiliğin ederi olarak; 75 Yıllık Taşeronluk istediler Windsorlardan.

79. Bu süre zarfında; Amerika'nın yarısına ortak oldukları gibi Amerikan Siyasetinin işletim hakkını ve dünya üzerindeki Windsor Hakimiyetine vekalet yetkisini de ellerine aldılar.Böylece Binyılcılar, dolayısıyla “Sızıntı Amerika” 50 yıl içerisinde, bir Dünya İmparatorluğu kurdu.

80. Bu arada; Seferadlardan alınan 11. ve 12. Bilgiler yani Nükleer Bilgisi ve Dijitalizm Şifreleri sebebiyle önlenemez bir güç haline geldi Binyılcılar.

81. Ve 2020 Yılı itibariyle “Binyıl Aklı” Windsor Kralı ile yaptığı “75 Yıl Antlaşması”nı yırtıp tek başına, dünyaya hakim olma ve bir Kıyamet İmparatorluğu kurmaya soyunma kararı verdi. Bu kararı da İkiz Kuleleri patlatarak, dünyaya ilan etti. ***

82. Şimdi gelelim, Sevgili Recep'in mesajındaki “Derin Amerika” mevzuuna... Yukarıdaki anlatımdan hareketle “Görünür Amerikan Devleti” aslında, görünmez bir şekilde, Britanik Hanedanlarının, Windsor İngiliz Hanedanının ve Binyılcıların derin yapılanmasından başka bir şey değil.

83. 2001 ile 2020 arasındaki “Binyıl Yüzyıl Savaşı”nın değişik merhalelerinde, Windsorlu Kraliçe, (hem Türkiye’i kullandı, hem de) Britanik Hanedanları, Binyılcıların elinden çekip kendi yanına aldı.

84. Ve onlara, son önerisini yaptı: Dünyayı, birlikte yönetmeyi teklif etti “Hanedan Kıtaları” formatlamasıyla. Bu teklifin somut hali, “Galler Masası” olarak halen faal! Belki de birkaç ay önce ortaya attıkları, “Dünya Hükümeti”ni dahi kurmuş olmalılar...

85. Masaya; en son olarak, Kıta Cermenlerin temsilcisi sayılabilecek Habsburg Sülalesini de dahil ettiklerini biliyorsunuz. Hülasa; Kraliçe, Derin Planının son şıkkına gelmiş durumda.

86. İlmik ilmik ördüğü “Neo Birleşik Hanedanlar” ve “Kadim Ekoller İttifakı”nın karşısında, Binyılcılar yenilmiş durumda. Bu yenginin safhalarını, Sevgili Recep; yukarıdaki mesajında özetlemişti zaten. Tekrara girmeyelim.

87. Ama şunu söylemeden de geçmeyelim: Aslında, bir anlam ifade etmeyen “Görünen Amerika”nın arkasındaki “İki Derin Yapı”dan söz ettik ya… Yüzyılcı Hanedanların Cumhuriyetçi Parti Siyaseti ve Binyılcıların Demokrat Parti Siyaseti…

88. Bu iki partinin arkasındaki, iki derinlik, 2020’nin Yaz ve Güz Aylarında tam bir, “Seçim Savaşı” arifesindeler. Görüldüğü gibi birbirlerine “Virüs Bio Silahı” ve “Siyahi Silah” kullanarak saldırıyorlar da saldırıyorlar.

89. Ancak bunu, “Görünen Amerika”nın sınırları içinde tutmak niyetinde de değiller. Tüm dünyaya yaymak istiyorlar. Bu istek; baskın ölçekte Binyılcıların isteği olarak şekilleniyor tabii.

90. Kısa bir süre önce söylediğimiz gibi… Kamuoyu Yoklamaları, ne gösterirse göstersin; Amerikan Seçimlerinde, sonucu belirleyecek olan, Binyılcı ve Yüzyılcı Akıldan birinin gizli eli olacaktır. Geldiğimiz an itibariyle Yüzyılcıların önde olduğu belli.

91. Dolayısıyla Cumhuriyetçilerin, bir dört yıl daha iktidarda kalma ihtimalleri, hemen hemen kesin gibi. Elbette; bunu, Binyılcılar da biliyorlar. Ve bildikleri bir başka şey ise Seçimlerin arkasından, “Yorgun Şövalyeler” olarak yok edilecekler...

92. Ya da dünyanın en uzak coğrafyalarına “Fizan Sürgünü”ne yollanacaklar. Fakat öyle bir sona yakalanmak istemedikleri de aşikar.

93. Bu nedenle kaybettikleri “Ulusüstü Binyılcı Şirketler”de saklı/uyuyan unsurlar üzerinden, Yüzyılcıların işini zorlaştırmak niyetindeler. (Burada girizgahta; bugün, İnternet Platformlarına yapılan saldırıyı hatırlayın.)

94. Pandeminin başlangıcında, “PentaNATO” Darbesiyle Yüzyılcıların eline geçmiş olan Ulusüstü Şirketlerin, içini boşaltıp işleyişi felç ederek; ....................

95. Batıdaki merkezlerden uzakta; gözden ırak, alt sınıftaki ülkelerde, eski acentaları üzerinden parsel parsel ve bağımsız gibi görünen ama “Binyıl Aklı”n kontrolünde, “Yeni Ulusüstü Şirketler” formatında “Neo Binyılcılar” bina etmek üzere faaliyetteler.

96. Yoklayın hatırınızı; birkaç ay evvelki, “Kripto Finansal Toplantıları” hatırlıyor olmalısınız. Nevyork ve Washington'da, "Binyıl Kralları"nın şatolarında ve "Karıları"nın başkanlığında mı toplanmışlardı ne?!

97. Yani şöyle söyleyelim; Rothschildler ve Rockefellerler başta olmak üzere, Dünyanın Para Baronları, şirket merkezlerini terk edip uzaklardaki acentaları üzerinden, Yeni Ulusüstü Merkezler kurmanın telaşesi içerisindeler. (Türk Binyıl Patronlarının da rol aldıkları fısıldandı.)

98. Ve bu anlamda, eski adamlarına görevler vererek, yeni düzenlemeler yapmaktalar. İşte; bu minvalde, Sevgili Recep'in “Derin Amerika” dediği yapının hamleleri; aslında, “Galler Masası”nın birer operasyonu şeklinde kendini gösteriyor.

99. Bu anlamda; MI6 ve CIA üzerinden salınan “Tetikçi Ajanlar” eliyle Rothschild, Rockefeller ve diğer Para Hanedanları adına, Yeni Ulusüstü Şirket yapılanmalarını bina eden Finansal Mühendislere ve aracılara karşı ...............

100. ........ suikastler tertip ediyor, “inlerine giriyor” ve Seçimlerden önce “Finansal Fitne”yi ortadan kaldırıyorlar. Durum bundan ibaret! Allahualem... ***

101. Burada duralım. Konu, toparlanmış oldu fakat “2 Yahudi Kavmi” ve Amerikan ilişkisine ışık tutmadan geçmek olmaz.Zira Amerikan Tarihi; Britanik Hanedanlar ve Anglosakson Uzantı ve de Masonlar ise bir o kadar da “2 Yahudi”nin Tarihinin önemli ikiparçası olarak işaretlenebilir.

102. Malum; Amerika'yı keşfedenler Endülüslü Seferatlardı. 1453 sonrasının dünyasını kurgulamak için devrin Papa’sının yaptığı “Vatikan Planları”ndan birisi; Roma’yı ve Latinleri, Osmanlı'nın hedef tahtasından çıkartarak yerine, Gerrmanları oturtmaktı.

103. Bu itibarla bir “Büyük Cermen İmparatorluğu” tasarladı Papa. Bu tasarı Tarihe; “Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu” olarak geçti. Bu imparatorluk; Habsburg Arşidükleri ve Katalon Hanedanlarının akrabalığı üzerine bina edildi.

104. Planın ilk adımında, Katalanlar eliyle Endülüs kalıntıları, İber Yarımadası'nda temizlendi ve İspanya Birliği sağlandı. Kastilya Hanedanlığı egemenliğinde bir İspanya...

105. Malum; Endülüs Uygarlığına, Müslümanlarla Seferad Yahudileri ortaktı. 750 yıl süren Endülüs Döneminde, Seferadlar “Kabala Kültü”nde çok ilerlediler. Bu manada, İslam Mistizminin temelinde de belirgin bir iz oldular.

106. İçinde Simyayı ve Majiyi de barındıran, “Yahudi Tasavvufu” diye tarif edebileceğimiz “Kabala” ile birlikte, Seferadların elinde ciddi bir bilgi birikimi de vardı. Mesela, coğrafyaya dair…

107. Yani o yıllarda; Yahudi Bilgeleri, Amerika Kıtasından haberdardı diyoruz. Hatta bu nedenle “Müslüman denizcilerle irtibatlıylılar.” da diyelim, siz de buraya, kanıt olsun anlamında, “Piri Reis'in Dünya Haritasını” ekleyin. Her neyse!

108. Devam edelim… Endülüs'ün yıkılmasından sonra; Katolik Katalon Hanedanlığının ortağı olan Kraliçe İsabel, Fanatik bir Hristiyandı. Bu nedenle ülkesinde, Dindaşlarından başka kimsenin yaşamasına izin vermeyeceğini gösterdi.

109. Bu sebeple ülkenin yerlileri olan, Müslümanlar ve Yahudiler, ciddi bir sıkıntıya düştüler. Tarihte “Müdeccenler” olarak geçen Müslümanların, epey bir kısmı, Kuzey Afrika'ya göç etti ama fakir fukarası da “Morisko” adıyla din değiştirmek zorunda kaldı.

110. Ancak Yahudilerin durumu, fecaattı. Gidecek yerleri yoktu çünkü. Bu nedenle ölümle burun buruna ve ortalık yerde kala kaldılar. Bunların bir kısmını; Osmanlı Devleti, mülteci olarak topladı Akdeniz'den. Fakat arkada kalanlar, “Morrano/Konverseler” adıyla Kriptolaştılar.

111. Kripto da olsalar, hayatları yine sıkıntılıydı. Ve yeni bir yurda, ihtiyaçları vardı. O yurt, beyinlerinde gizli olan, Batıdaki Saklı Kıta olabilirdi pekala…

112. Bu nedenle bir Kripto Yahudi olan Denizci Kristof Kolomb; Atlantik’in ötesindeki uçsuz bucaksız toprakları, Hanedanlık adına fethetmek üzere, Katalon Krala başvurdu. Ve onun sponsorluğunda denize açıldı: Yıl 1492…

113. Malum olduğu üzre; Amerika'nın keşfi, böylece gerçekleşti. İlerleyen yıllarda; İberya da kalan bir kısım Seferadlar, Yeni Kıtaya göç ederek, oradaki toplumun içinde yaşantılarına devam ettiler. Ama Yahudi olarak, ama Kripto olarak...

114. Bu sıralarda Aşkenazlar; Ukrayna, Polonya, Almanya hattına sıkışıp kalmışlardı. Britanya’ya 1200’lerden beri giriş yasakları vardı. Uzun uğraşlardan ve Amerika'nın keşfinden yüz küsür sene sonra; İngiltere'ye giriş izni aldılar.

115. Bu izin için İngiltere tahtındaki Stuartlara karşı gizli bir Komplo planladıkları vaki. Evet, yukarıda söylediğimiz “8 Yıllık Restorasyon Cumhuriyeti Darbesi”nden söz ediyoruz.

116. O yıllar; Avrupa’da, Rönesans ve Reform yılları tabii! Bu yüzden; Britanya Cumhuriyet Dönemi Molasının; Papa ve İngiliz Kralları ile arası, Dinsel tercihler sebebiyle iyi olmayan Püritenler ile Aşkenaz Yahudilerinin ortak tasarısı olarak hayata geçirildiği iddiası yaygın.

117. Bu Darbe aralığı Dönemi, sadece Aşkenazları, İngiltere'ye kabul etmek için değil; aynı zamanda Yahudilerin, Anglosakson şemsiyesi altında Amerikan Kıtasına girmesi açısından da önemliydi. Dedik ya İspanyol şemsiyesi altındaki Sefaradlar sızmışlardı Kıtaya.

118. Aşkenazlar sızmasa olmazdı. Onlar da Britanya şemsiyesinin altına girdiler, bir komplo ortaklığı sonunda. Her iki amaç için 8 yıl yetmişi. Bu yıllar içerisinde Aşkenazlar; hem İngiltere'ye, hem de Kuzey Amerika'ya sızmış oldu.

119. Ve yani “Düşman kardeşleri Seferadlara bırakmadılar Yeni Kıtayı.” diyerek bir daha çizelim hususun altını, önemine binaen...

120. Doğal olarak; başlangıçtan itibaren, Aşkenazlarla Püritenler, ;ngiltere’de ortak hareket ettiler; tabii Amerika’da da… Göç ettikleri Yeni Kıtada da “New England ile New Arzı Mevud Kolonilerini kurdular.

121. Bu olaydan; yaklaşık 50 yıl sonra, İngiltere Tahtındaki Hanedanlık, bir daha değişti. Stuartların yerini Windsorlar aldı. Bu Hanedanın, Kuzey Almanya Düklerinin devamı olduğunu; bu itibarla Kuzey Almanya’nın da bir bakıma, Aşkenazların bölgesi sayıldığını da söyleyelim.

122. Ve ekleyelim: Saksonyalı Aşkenazların, Britanyalı Püritenlerle ortak olarak, İngiltere idaresinde yaptıkları “Restorasyon Operasyonu” aynı zamanda, Winsorların da yolunu mu açmış oldu acaba? “Evet” diyelim.

123. O halde, “Bu, bir danışıklı bir dövüş olabilir mi?” sualinin karşılığı olarak denilebilir ki: “Galiba!”

124. Bu nedenle Aşkenazlarla Windsorlar; hem İngiltere'de, hem Amerika'da ve hatta tüm dünyada 300 Yıl sürecek bir ortaklığın da iki parçası oldular; Sanayi Devrimi ve devamında “Batı Medeniyeti” bu ortaklığın eseri olarak kuruldu.

125. “Binyılcı Organizasyon” da bu Koalisyonun Tufeylisi/asalağı olarak bina etti kendisini.

126. 2. Binyılın Binyılcıları dediğimiz Yapınakçılae’ın; Molay Operasyonundan sonra “Mason/duvarcı Loncaları”na sızarak saklandığını hatırlatarak sözü, şöyle bağlayalım: O yıllarda, ilk Resmi Locasını Londra’da kuran Masonlar da mevzubahis Siyaset Türbülansının içinden doğmuştu.

127. Locaların Amerika şubeleri de Türbülansın Aktörleri aracılığıyla açıldı. Böylece Amerika'ya; Seferadlardan sonra Aşkenazlar ve onlarla beraber Masonlar da girmiş oldular: 1735...

128. Aşkenazlar ve Püritenlerle Amerika'ya taşınan ve büyük Londra Locasının arkasından Yeni Kıtada, Farmason Localarını çoğaltan bu anlayış; aynı zamanda, “Amerikan Binyılcılık”ının da temelini teşkil etti.

129. Bu temel; yeterli güce yaklaşık, 50 yıl sonra erişti ve Amerikan Bağımsızlık hareketini tetikledi. 1776 Yılında anlaşmalı olarak, Londra; Amerika'nın kontrollü bağımsızlığını tanıdı. Ancak bir “Masonik Temelli Devlet Formatı” şartıyla.

130. “Amerika'nın Derin'i mi, Derin Amerika mı?” Sualinin karşılıklarından bir de 2 Yahudi üzerinden verilmek durumda. Üstte girdik konuya… Ama yeri gelmişken, Kavim ve İki Unsuruyla ilgili şu küçük malumat parantezini de girelim de yarım kalmasın:

131. Malum, “13 Bilgi” deyip duruyoruz ya... Aslında, artı bir bilgi daha var. Ona, akıllarda kalsın diye “14. Bilgi” diyelim yani Saabilik Bilgisi!

132. Sefarad Yahudileri, Ortadoğu’nun üç üssü/Mısır-Babil-Persiya’dan devşirdikleri bu “Metafizik”i Endülüs'te çalıştı ve ilkeselleştirerek “Kabala” halinde tamamlarken…

133. Aynı kuramı, Müslümanlara da öğrettiler. Böylece “İslam Mistisizmi” de ilkesel leşti yani bir bakma kemale erdi.

134. Sefaradlar bu bilgiyi, Persiya, Babil ve Mısır'dan devşirmişlerdi ya… Yani Manihizm, Merkavacılık ve Hermetik Bilgisi olarak kopya etmişlerdi. Bu tür bilgilerin aslı ise “3. Tanrısal Merkeze aitti, İndüstan’a. “Nirvana Bilgisi” olarak...

135. Yahudiler; gerek Endülüs'e ve gerekse Osmanlı'ya, dağarcıklarından sadece “14. Bilgi”yi bol bol verdiler. Ama 13 Bilgiden zırnık koklatmadılar.

136. Yo, aslında “Hiram Usta”nın Mimari Bilgisini verdiklerini söyleyebiliriz. Zaten, bu nedenle Endülüs ve Osmanlı Medeniyeti, ancak bu konuda örnekledi kendisini.

137. Buna karşın “2 Yahudi” Batıya cömert davrandı. “Dünya Bilimi”ne dair 13 Bilginin, 10'unu İngilizlere Aşkenazlar; kalan ikisini de Amerikan Binyılcılarına, Seferadlar aktardılar. Böylece kendilerine bir şey kalmadı.

138. Günümüzde; Yahudilerin, posa olmuş durumda. O nedenle tüm Devletlerin/Milletlerin, hal diliyle ortak kararı şöyle: Yahudi Kavminin, artık emekliye ayrılması, kabul etmezse yeryüzünden silinmesi…

139. Bu hususda; Kavim, adı konmamış bir mutabakatın nesnesi olarak gün sayıyor. Biz de bekliyoruz, “2023 Yılı, İsrail Siyonistlerine, Aşkenazlar ve Seferadlara ne getirecek?” Diyelim.

140. Deyip konuyu bitirelim. Ve her zaman olduğu gibi diyelim ki… Biz, fakir, yine bir masal anlat tık siz büyüklere. Ancak işin hakikatini Aliym Olan, Şanı Yüce Allah biliyor! Azze ve Celle... ***


Follow us on Twitter

to be informed of the latest developments and updates!


You can easily use to @tivitikothread bot for create more readable thread!
Donate 💲

You can keep this app free of charge by supporting 😊

for server charges...