İbrahim Balkış

İbrahim Balkış

18-01-2021

18:21

1) Selamlar herkese, bugün sizinle okumayı yeni bitirdiğim Michelle Cagan'ın Yatırım 101 kitabı hakkında bazı şeyler paylaşmak istedim. Çevirisinde bazı sorunlar olsa da bu kitabı yatırıma yeni başlayacaklar için ilk sıraya koyuyorum. Çünkü gerçekten detaylı bir giriş kitabı.

2) Tek handikabı konuları Amerika üzerinden işliyor oluşu. Buna rağmen genel çerçeve çizmesi açısından elzem bir okuma. Kitap tasarruf/birikim hususunu bir miktar kısa geçse de genel anlamda hisse, tahvil, fon, emtia vb. yatırım araçları konusunda yeterince iyi. Kısa süre önce

3) bir başka arkadaş da gayet güzel tanıtmıştı, ben bir miktar daha fazla detay vererek (bilhassa fonlar kısmında), önemli gördüğüm bazı konuların altını çizip geçeceğim. İlk bölümde kısaca temel ekonomi ve bunların yatırım araçlarına genel etkileri konusunda ayrıntılar

4) aktarılmış. TÜFE, GSYH, İşsizlik, Faiz Oranları, Tüketici Güven Endeksi vb. çeşitli göstergeler kısa kısa açıklanmış. Akabinde sektörler ve bunlara bağlı endeksler ve yatırım/iş döngüleri (Investment/Business Cycles) üzerinde durulmuş. Sonrasında yavaş yavaş yatırım

5) araçlarıyla ilgili bilgiler aktarılmaya başlanmış. Burada ilk kısımda Amerikan SPK'sı SEC hakkında kısa bir bölüm var. Hemen ardından şirketlerle ilgili temel bilgilere geçiliyor ve "Aldığınızı Bilin, Bildiğiniz Alın", "Tüyolardan Kaçının.", "Bilanço Okuyun." gibi bazı

6) öneriler veriliyor. Kısaca temel ve teknik analiz nedir ve ne şekilde kullanılır onlar aktarılıyor ve büyük şirketlerle ilgili Sağlam iş modeli, deneyimli ve yenilikçi üst yönetim, önemli piyasa payı, rekabet avantajı ve yeni gelişmelere açıklık ve destek diye detaylandırılan

6) 5 özellikten bahsediliyor. 2. bölüm hisse senedi nedir başlığını taşıyor. Burada güzel bir tavsiye var: Almayı düşündüğünüz şirket ne tür ürün ve hizmetler sunuyor, en yüksek ve düşük hasılat işin hangi bölümlerinde, farklı alana yayılım var mı, rakipleri kim, ürün talepleri

7) ne düzeyde, şirket endüstri lideri mi, birleşme veya devralmaya konu olmuş mu vb. sorulara cevap bulmadan ve bu sayede şirketin neler yaptığını ve bunları ne kadar iyi yaptığını anlamadan hisse senedi alımı yapılmaması gerektiği aktarılmış. Sonrasında hisse senetlerinin işlem

8) gördüğü NASDAQ ve NYSE borsaları ile kârpayı hususuna kısaca değinilmiş. Burada hisse senedi türleri diye ayrı bir başlık var. Bu alt başlıkta değer hisseleri, büyüme hisseleri, küçük/orta/büyük piyasa değerine sahip hisseler, döngüsel hisseler hangileri vb. detayları var. 3.

9) ve en kapsamlı bölüm tahvil, yatırım fonları ve BYF'lere (ETF) ayrılmış durumda. Tahvillerde devlet, belediye, özel şirket tahvilleri, tahvillerin genel özellikleri, piyasadaki faizlerle tahvilin ilişkisi, tahvil derecelendirme, maruz kalınan riskler vb. muhtelif konular var.

10) Sonrasında ülkemizde de şu sıralar trend haline gelmiş yatırım fonları üzerine eğilmiş. Tanım olarak 'Bir grup yatırımcının daha iyi sonuçlar elde etmek amacıyla paralarını birleştirerek, ortak bir yatırım hedefine doğru daha etkili bir biçimde çalışmaları için sunulan

11) fırsat.' denilmiş. Fonların en büyük avantajlarından birinin çeşitlendirme olduğu vurgulanmış, yani fonlarda tekil hisselere göre maruz kalınan riskte önemli ölçüde azalma olduğu belirtilmiş. (Bu konu aslında çok tartışmalı, 5-7 hisse önerenlerden tutun asgari 50 hisse diyen

12) çok farklı görüş var.) Tabi şunu da aktarmak lazım: Endeksin uzun/kısa süreli düşüşünde mutlaka fonlarda düşüş gösterecektir. Ancak ortalamada endeksin bir miktar üzerinde bile kazanç elde eden bir fona yatırım yaparsak, uzun vadede (10 yıl+) çok ciddi reel getiriler elde

13) etme ihtimalimiz var. Cumartesi günü attığım ve çok ilgi çeken tweette belirttiğim üzere kitabın yazıldığı tarih olan Amerika'da 2014 yılında ailelerin %43'ünde bir yatırım fonu mevcutmuş. 2019 itibariyle bu oran %46.4'e çıkmış durumda. Fonların güzel yanı oldukça likit

14) olmaları. Satım emri verildikten sonra çoğu fon yönetimi en geç 3 iş gününde paranızı hesabınıza yatırır. Benim burada sizleri uyarmak istediğim bir konu yıllık yönetim ücretleri hususu. Bunlar %1.75-3.5 arası değişmekte. Görece küçük görünse de uzun vadede çok ciddi kar

15) marjı aşındırmasına sebep olabilir. Bu sebeple fon izahnamelerini ve detaylarını çok çok çok iyi okumak gerek. Bir de ülkemiz için güzel bir konu Hisse Senedi Yoğun Fonlarda stopaj ve komisyon yok. Yani 'vergisiz.' Bir diğer güzel haber Amerika'da 1940'dan 2014'e kadar iflas

16) etmiş tek bir yatırım fonu dahi yokmuş. Şimdi izahnameler, fon amaçları, stratejileri vb. detaylıca okuduk ve kendi risk profilimiz ile beklentilerimize göre seçimi yaptık, sıra geldi kontrole, ki bu en önemli kısım. Burada fonlar tarafından kendi web sitelerinde ya da KAP'ta

17) portföyle ilgili açıklamalar yapılıyor. Bunları derinlemesine inceleyerek; fon benim risk seviyemi tatmin ediyor mu? Beklentime göre çok mu muhafazakar ya da agresif? Fon aynı sektöre fazla odaklanarak çeşitlemeyi gereğinden fazla mı azaltıyor? Portföy dağılımları kendi

18) portföyümü negatif mi etkiliyor? Naçizane tavsiyem eğer açıklanırsa portföy dağılım raporlarına mutlaka bakılmalı, içinde bilindik şirketler olacağı gibi mutlaka yeni duyduklarınız da olacaktır. Bunların da göz atmaya değer olduğunu düşünüyorum. E tabi performans incelemesi

19) de önemli. Tabi her ay yerine senelik, hatta 3 senelik mukayese daha yerinde olacaktır. Burada Cagan'ın da söylediği ortalama dolar (TL) maliyeti denen her ay endeksin seviyesine bakmaksızın düzenli alım yapmanın uzun vadede maliyetleri aşağı çekip, getirileri iyileştireceği

20) vurgusu var. Burada ayrı başlık açılması gereken bir fon grubu var: Endeks fonları. Bunlar belirli bir endekste bulunan hisseleri birebir kopyalayarak, yönetim açısından ucuz ve piyasanın gerisinde kalmadan getiri sağlamayı amaçlayan fonlar. Türkiye'den BIST100 endeks fonu,

21) BIST30 endeks fonu, Katılım Endeksi fonu örnek olarak verilebilir. Burada değer yatırımcılığı odaklı fonlar, bölgesel fonlar, ülke fonları, uluslararası ve küresel yatırım fonları gibi çeşitli alt kalemlere dair de güzel açıklamalar var. En sonda da Amerika'da ETF (Exchange

22) Traded Fund) olarak bilinen borsada işlem gören fonlardan bahsedilmiş. Bunları Borsa Yatırım Fonu olarak çevirmişler. Bunların yatırım fonlarından en temel farkı gün içinde alım satıma olanak vermesi. Yani hisse senetlere benzer şekilde alım satım yapılabiliyor. Bunların

23) mutlaka belirli bir endeksi takip ettiği hususu da bir diğer özelliği (Amerika'da Dow Jones Sanayi Endeksi, Russell 2000 vb.). Sonrasında fon yönetimi bölümü geliyor. Bu kısım bence oldukça önemli bir cümleyle başlıyor: 'Yatırım ufkunuz daraldıkça yatırım fonu piyasasındaki

24) nihai hedeflerinizi başarmak için seçenekleriniz azalır.' Yani uzun vade her şey. Yatırımcılıkta belirli ilkelerinizin olması sizi uzun vadede başarıya ulaştıracak hususlardan biri: Öneri olarak net yatırım hedeflerinin belirlenmesi, nicelikten ziyade niteliğe odaklanmak,

25) fon kategorisi yerine fon tarzını incelemek, benzer fonları azaltmak ve mümkün olduğunca az sayıda fonla ilerlemek gerektiği konuları işlenmiş. Fon yönetiminin son kısmı 6 önemli öğütle bitiyor: Birikime şimdi başlayın, maksimuma çıkmak için çok tasarruf etmeye çalışın,

26) öğrenmek için çabalayın, yaşınıza bağlı olarak agresif olun, paranızı mutlaka çalışır vaziyette tutun ve piyasaya dikkat edin. 4. bölüm yatırım türleri üzerine odaklanmış. Burada değer yatırımcılığı, büyüme amaçlı hisse yatırımcılığı temel ve teknik analiz konuları işleniyor.

27) 5. bölüm gayrimenkul yatırımcılığını anlatmış. Bu kısım sanırım bizim yatırımcıların en iyi bildiği husus, o yüzden es geçiyorum :) 6. bölüm döviz ve emtia yatırımcılığı üzerine odaklı. Burada kur iniş çıkışlarından para kazanma stratejileri ve kereste, pamuk, buğday, mısır

28) vb. emtia ticaretine konu olan araçlar üzerinde durulmuş. Ayrıca kısaca açığa satış ve opsiyonlardan da bahsedilmiş. 7. bölüm eğitim ve emeklilik planlamasını anlatıyor, eğitim bizim için bir miktar geri planda kalıyor çünkü hala devlet okulları tamamen ücretsiz durumda.

29) Emeklilikle ilgili mümkün olan en erken zamanda tasarrufa başlanması hususu vurgulanıp BES'ler, Amerika'ya özel 401k planları aktarılmış. 8. Bölüm sosyal yönden sorumlu yatırımcılık konusuna değinmiş. Benim de çok bilgim olmayan bir alandı. Bir miktar fikir sahibi oldum.

30) Bunları takip eden özel endeksler olduğu, yeşil hisse senetleri, alternatif enerji fonları, sürdürülebilir yatırımcılık vb. konular var. 9. bölüm yatırım portföyünün geneli ile ilgili konular var. Enflasyon konusu bittabi en önemli konu. Mutlaka reel getirilere odaklanmak ve

31) bunu sağlayacak yatırımlar yapmanın önemi vurgulanmış. Bir de tabi hayatınızda hiç beklemediğiniz ufak aksaklıklar olabilir ve bunlar cebinizden para çıkmasına sebep olabilir bu sebeple ufak bir likit meblağın sürekli kenarda durması gerektiği konusu aktarılmış. Portföy

32) oluşturmak için bono/tahvil gibi sabit getirili yatırımlar, hisse senetleri, gayrimenkuller, kıymetli madenler gibi çeşitli unsurların önemi üzerinde duruluyor. (Ülkemizde de bir miktar eurobond ve bir miktar altının portföylerde olması gerektiğini ben de düşünüyorum.) Şimdi

33) yatırımcı profilinizi ölçen 8 soruluk bir test var: Piyasadaki dalgalanmalar beni tüm gece uyutmuyor mu? Yatırım konusuna yabancı mıyım? Kendimi yatırımcıdan çok birikimci gibi mi görüyorum? Birkaç gün veya haftada varlıklarımın %25'ini kaybetmekten korkuyor muyum? Eğer

34) bunlara cevabınız evetse tutucu yatırımcısınız. Sabit getirili portföylere yatırım yapmak veya alıp çok uzun vade (20+ yıl) elinizde tutmaktan başka çare yok. Menkul kıymetler piyasasındaki iniş ve çıkışlarda rahat mıyım? Yatırımcılık ve menkul kıymet konusunda bilgi miyim?

35) Uzun vadeli bir hedef için mi yatırım yapıyorum? Kısa dönemli büyük kayıpları kaldırabilir miyim? sorularına cevabınız evetse agresif yatırımcısınız. O zaman bir miktar riskli işlerle daha ciddi getiriler beklenebilir. En son bölüm ise kısa kısa Benjamin Graham,

36) Warren Buffett, Peter Lynch ve John Bogle üzerinde durmuş. Önceki akışlarımızda kendilerinden defaatle bahsettiğim için yalnızca Bogle'ye kısaca değinip bitirmek istiyorum. Kendisinin Common Sense on Mutual Funds diye oldukça ünlü bir kitabı var, 1974 yılında Vanguard'ı

37) kuruyor. Genel olarak endeks fonlarına yatırım yapmanın uzun vadede en iyi sonuca ulaştıracağına inanan bir insan. Basitlikten yana olun, ücret, komisyon gibi masrafları en aza indirmek için çabalayın, kısa dönemli kazanca odaklanmak yerine uzun vadeye bakın, yatırım

38) kararları verirken temel analizden yararlanın ve yatırımlarınızı endeks fonlarını yoğunlaştırın tavsiyelerinde bulunuyor. Bir miktar uzun oldu, okuduğunuz için sağolun, herkese iyi akşamlar.



Follow us on Twitter

to be informed of the latest developments and updates!


You can easily use to @tivitikothread bot for create more readable thread!
Donate 💲

You can keep this app free of charge by supporting 😊

for server charges...