Con Sinov

Con Sinov

20-10-2019

13:27

Atatürk tam iki defa millet için canını vermekten çekinmeyeceğini, gerektiğinde canını vereceğini söylemiştir. Ve 10 Kasım'da Atatürk millet için canını vermiştir. Atatürk'ün son günleri, bu bilgiselde anlatılacaktır.

1* 2 Eylül 1938... Hatay'da Türkiye yanlısı Kemalist rejim kuruldu. Atatürk, bu gelişme üzerine hastalığı nedeniyle karnında biriken sıvının ameliyatla alınması için doktorlara talimat verdi. (Atatürk ameliyat için Hatay sorununun çözülmesini bekliyordu)

2* 5 Eylül 1938... Atatürk'ün karnından alınacak sıvı için ameliyat tarihi 7 Eylül olarak belirlendi. Atatürk, genel sekreteri Hasan Rıza Soyak'ı çağırıp her ihtimale karşı vasiyet düzenlemek için gerekli işlemlerin yapılmasını istedi:

3* 5 Eylül 1938... Atatürk, vasiyetini Dolmabahçe Sarayı'nda hazırladı. Vasiyetnamede başbakanlıktan alınan, sade bir vekil konumunda bulunan ve sağlık sorunları bulunan İsmet İnönü'nün çocuklarının eğitimi için de yardım edilmesi öngörüldü.

4* 7 Eylül 1938... Atatürk ameliyat oldu. Op. Dr. Mim Kemal Öke tarafından gerçekleştirilen ameliyatta Prof. Dr. Fissenger de hazır bulundu. Başarıyla geçen ameliyat ile Atatürk'ün karnında biriken sıvı alındı.

5* 7 Eylül 1938... Atatürk ameliyattan sonra Hatay Millet Meclisi Başkanı Abdülgani Türkmen'in bağlılık bildiren telgrafına cevap verdi: Hatay Millet Meclisi’ne başladığı mühim vazifede başarılar ve Hatay halkına yeni idare altında saadetler dilerim.

6* 8 Eylül 1938... Atatürk, Milletler Cemiyeti toplantısına katılmak üzere Cenevre'ye gidecek olan Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras'la toplantı yaptı. 9 Eylül 1938... Atatürk, Paris Büyükelçisi Suat Davaz'la toplantı yaptı.

7* 10 Eylül 1938... Atatürk, İçişleri Bakanı Şükrü Kaya ve Budapeşte Büyükelçisi Behiç Erkan'la toplantı yaptı.

8* 12 Eylül 1938... Atatürk, İzmir'in kurtuluşunun 15. yıl dönümünde İzmirlilerin kendisine çektiği telgraflara cevap verdi: İzmirlilerin hakkımda belirttiklerini bildirdiğiniz duygulardan çok hislendim. Teşekkür, sevgi ve iyi dileklerimin sayın halkla iletilmesini dilerim.

9* 18 Eylül 1938... Atatürk, hükümet tarafından hazırlanan 4 yıllık programı görüşmek için Başbakan Celal Bayar'la toplantı yaptı. Doktorlar, toplantı için Atatürk'e yarım saat müsaade etse de Atatürk süreyi fazlasıyla aştı.

10* 18 Eylül 1938... Atatürk'ün süreyi aşması üzerine Afet İnan toplantıyı bitirmek için toplantının yapıldığı Atatürk'ün yatak odasına girdi: Çok konuştunuz. Yorulacaksınız. Rahatsız olacaksınız. Yeterli görmez misiniz?

11* 18 Eylül 1938... Atatürk, kendisini ikna etmek isteyen Afet İnan'ın da toplantıya katılmasını istedi: Gel, sen de dinle. Çok mühim şeyler anlatıyor. Bunlar insanı yormaz. İnsana can verir.

12* 18 Eylül 1938... Atatürk, toplantıdan sonra Celal Bayar'a talimat verdi: En çok üç sene süreniz vardır... Ne yapacaksak bu dar zaman içine sıkıştırmalıyız. Bütçe filân düşünmeye gerek yoktur; memleketin bütün kuvvet kaynaklarını seferber ederek bu işleri yapmalıyız.

13* 21 Eylül 1938... Atatürk'ün karnı yeniden sıvı toplandı. Ağrıları şiddetlendi. İkinci defa operasyon yapılmasını istedi. Op. Dr. Mim Kemal Öke tarafından ikinci operasyon yapıldı. Operasyonun ardından rahatsızlandı.

14* 26 Eylül 1938... Atatürk akşam üstü rahatsızlandı. Gece hafif bir komaya girdi. Sabaha karşı kendisine geldi. 27 Eylül 1938... Atatürk, Dil Bayramı'nın 7. Yıl dönümü nedeniyle radyolarda okunmak üzere mesaj hazırladı.

15* 28 Eylül 1938... Barbaros'u anma nedeniyle boğazda etkinlik düzenlendi. Atatürk'ün etkinlik için dışarı çıkmasına doktorlarca müsaade edilmedi. Atatürk, kutlamaları Dolmabahçe Sarayı'nda pencere kenarından seyretti.

16* 2 Ekim 1938... Komayı tamamen atlatan Atatürk, işlere koyuldu. Cenevre'den dönen Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras'la toplantı yaptı. 3 Ekim 1938... Atatürk, Başbakan Celal Bayar ve Atina Elçisi Ruşen Eşref Ünaydın'la toplantı yaptı.

17* 5 Ekim 1938... İsmet İnönü, kendisine Celal Bayar'la selam gönderen Atatürk'e mektup yazdı:

18* 6 Ekim 1938... Atatürk, 5 Eylül'de hazırladığı vasiyetnamesini İstanbul 6. Noteri İsmail Kunter'e teslim etti: Bu benim vasiyetimdir. Gerektiği zaman kanuni muamelesini yaparsınız.

19* 6 Ekim 1938... İstanbul'un kurtuluşunun 15. yıl dönümü nedeniyle gece fener alayı düzenlendi. Fener alayı, Tophane Caddesi'ni geçerek Dolmabahçe önüne geldi ve Atatürk'e tezahüratlarda bulundu. Atatürk yerinden kalkamayacak kadar rahatsızdı.

20* 7 Ekim 1938... Durumu iyileşen Atatürk, önceki gece kendisi için yapılanları işitince çok mutlu oldu ve İstanbul halkı için bir mesaj hazırladı:

21* 7 Ekim 1938... Kendisini iyi hisseden Atatürk, Mareşal Fevzi Çakmak ve 2. Ordu Müfettişi İzzettin Çalışlar'la toplantı yaptı. 8 Ekim 1938... Atatürk, eski dostu Kılıç Ali'yle görüştü.

22* 9 Ekim 1938... Atatürk, Başbakan Celal Bayar'la toplantı yaptı. Akabinde kız kardeşi Makbule, manevi kızları Afet İnan ve Sabiha Gökçen'le görüştü.

23* 10 Ekim 1938... Atatürk, Celal Bayar, Londra Büyükelçisi Fethi Okyar ve Salih Bozok'la görüştü. 12 Ekim 1938... Atatürk, Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras'la toplantı yaptı.

24* 14 Ekim 1938... Atatürk, Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras'la toplantı yaptı. Akabinde kız kardeşi Makbule, manevi kızları Afet İnan ve Sabiha Gökçen'le görüştü.

25* 16 Ekim 1938... Son günlerde çalışmaya yeniden ağırlık veren Atatürk, ağır bir komaya girdi. Tüm günü komada geçirdi. Fransa'da bulunan Prof. Dr. Fissenger'le telefon bağlantısı kurulup tavsiyeleri alındı.

26* 17 Ekim 1938... Atatürk, tüm günü komada geçirdi. Cumhurbaşkanlığı konuya ilişkin resmi açıklamayı "umumi bir halsizlik" olarak ilan etti.

27* 18 Ekim 1938... Atatürk tüm günü komada geçirdi.

28* 19 Ekim 1938.. Atatürk, öğleden sonra tepki vermeye başladı. Bir süre sayıkladı. Dr. Neşet İrdelp, Hasan Rıza'dan Atatürk'e seslenmesini istedi. Hasan Rıza "Atatürk" diyerek seslendi. Atatürk "Efendim" diyerek cevapladı. "Nasılsınız" sorusuna "İyiyim" diyerek cevap verdi.

29* 20 Ekim 1938... Atatürk dört günlük komadan tamamen çıktı ve kendine gelir gelmez ilk iş olarak Celal Bayar'la toplantı yaptı.

30* 21 Ekim 1938... Dört günlük komanın ardından Atatürk geceyi ilk defa iyi geçirdi. Dr. Nihat Reşat Belger Atatürk'ü muayene ettikten sonra Hasan Rıza Soyak'a acı gerçeği söyledi: Ancak 20 gün kadar daha yaşayabilir.

31* 21 Ekim 1938... Doktorlardan oluşan heyet Atatürk'ün durumunu değerlendirdi ve Prof. Akil Muhtar Özden heyet adına durumu açıkladı: Açık söyleyeceğim. Aziz hastamız çok zayıf ve ümitsiz bir haldedir. Ömrü artık günlerle sayılacak kadar azalmıştır.

32* 22 Ekim 1938... Geceyi rahat bir uykuyla geçirdi. Sabah normal olarak uyanıp Hasan Rıza Soyak'ı çağırdı ve sohbet etti: - Gel bakalım. Ne dersin? Biz gittik, geldik. Bu doktorlar insana adeta can veriyor. Bana ne oldu? + Biraz fazla ve derin uyudunuz efendim.

33* 22 Ekim 1938... Atatürk komadayken doktor müdahalesini kolaylaştırmak için geniş yatağı dar bir yatakla değiştirilmişti. Atatürk değişimi fark etti: - Bu karyola neden değiştirildi? * Temizlik yapmak lazımdı. Değişiklik olur diye düşündük. - Neyse, gerisini sormayacağım.

34* 22 Ekim 1938... Atatürk, küçük Ülkü ile kısa bir görüşme yaptı. Daha sonra 29 Ekim törenlerinde giymek için kıyafet siparişi verildi. Niyetinde Ankara'ya gitmek vardı.

35* 23 Ekim 1938... Atatürk’te müdavi ve müşavir hekimler tarafından muayene ve konsültasyon yapıldı....

36* 24 Ekim 1938... Atatürk manevi kızı Ülkü ve annesiyle görüştü. Atatürk'ün 29 Ekim'de yapacağı ziyaret için Ankara hipodromuna asansör yerleştirildi.

37* 25 Ekim 1938... Atatürk, Cumhuriyet bayramında orduya göndereceği mesajı hazırlamak için Hasan Rıza Soyak'la 3 saat çalıştı. Akşamüstü kardeşi Makbule, manevi kızları Afet İnan ve Sabiha Gökçen'i kabul etti ve onlara şöyle söyledi: "Doktorlar beni yeniden canlandırdılar"

38* 26 Ekim 1938... Atatürk, 1 Kasım'da yapılacak TBMM açılış toplantısında yapmayı planladığı söylev üzerine Celal Bayar'la 40 dakika çalıştı.

39* 27 Ekim 1938... Ağrılarının artması ve karnında yeniden sıvı birikmeye başlaması üzerine Atatürk'e müdavi ve müşavir hekimler tarafından muayene ve konstültasyon yapıldı. Atatürk, Cumhuriyet Bayramı'nda Ankara'ya gidemeyeceğini kabul etti.

40* 28 Ekim 1938... Atatürk'ün, akşam Sabiha Gökçen'i kabulü ve söyledikleri: Yarın bayram, değil mi Gökçen? Bu günü halkımla, halkımın içinde kutlamak isterdim. Beni Cumhuriyet Bayramı'nda halkımdan uzak tutan bu hastalığa lanet ediyorum.

41* 29 Ekim 1938... Atatürk, rahatsızlığı nedeniyle tüm günü odasında geçirdi. Mareşal Fevzi Çakmak'la üzerinde çalıştığı "orduya mesaj" metni Celal Bayar tarafından Ankara Hipodromu'nda okundu:

42* 29 Ekim 1938... Kuleli Askerî Lisesi öğrencileri, 29 Ekim töreni dönüşü, vapurla Dolmabahçe Sarayı önünden geçerken İstiklâl Marşı'nı söyleyerek Atatürk'ü selâmladı ve sevgi gösterilerinde bulundu. Atatürk hasta yatağından kalkamayacak durumdaydı.

43* 29 Ekim 1938... Askeri lise öğrencilerinin tezahüratları hasta yatağındaki Atatürk'ün heyecanını en yüksek haddine çıkardı. İlerleyen saatlerde sarayın önünden geçen bir vapurdakiler de Atatürk'e sevgi gösterilerinde bulundu.

44* 29 Ekim 1938... Tezahüratlar nedeniyle Atatürk'ün heyecanlanması, yanındakileri endişelendirdi. Sağlığı için olumsuz bir durum oluşmaması adına Kılıç Ali, tezahüratların durmasını rica etti.

45* 29 Ekim 1938... Gece saatlerinde Üsküdar tarafından atışan havai fişeklerin yarattığı gürültü ve ışık Atatürk'ün rahatsızlığın artmasına neden oldu. Bu nedenle gösteriler vaktinden erken sona erdirildi.

46* 1 Kasım 1938... Atatürk, sağlığı nedeniyle TBMM açılış toplantısına katılamadı. Açılış konuşmasını Atatürk adına Celal Bayar okudu. Bayar'ın okuduğu metin, Atatürk tarafından hazırlanmıştı.

47* 2 Kasım 1938... Atatürk'ün rahatsızlıkları arttı. Karnındaki sıvı miktarı çoğaldı ve göğsü ile kalbine tazyik yapmaya başladı. Nefes darlığı baş gösterdi.

48* 3 Kasım 1938... Atatürk, yarattığı acı nedeniyle karnındaki sıvının alınmasını istedi. Doktorlar, ölüm riski bulunması nedeniyle bu talebi reddetti.

49* 4 Kasım 1938... Atatürk, Ankara'dan dönen Celal Bayar ile çeşitli konular üzerinde görüştü.

50* 5 Kasım 1938... Atatürk'ün ağrılarının artması üzerine müdavi ve müşavir hekimler tarafından konsültasyon yapıldı. Karnındaki sıvının alınmasının riskli olacağı kanaatine varıldı.

51* 5 Kasım 1938... Atatürk öğleden sonra Kardeşi Makbule, manevi kızları Afet İnan ve Sabiha Gökçen'le görüştü.

52* 6 Kasım 1938... Atatürk'ün rahatsızlığı aşırı boyutlara ulaştı. Müdavi ve müşavir hekimler tarafından yeniden konsültasyon yapıldı. Karındaki sıvının alınması uygun görülmedi.

53* 6 Kasım 1938.. Manevi kızı Afet ile görüştü. Bitkin görünüyordu. Yalnız gözlerindeki canlılık hiç değişmemişti. Görüşme esnasında yataktan kalkıp doğrulmak istedi ama yardım almaksızın kalkamayacak haldeydi: - Daha iyisiniz değil mi? + Evet, daha iyiyim ve iyi olacağım.

54* 7 Kasım 1938.. Sabah uyandığında canı enginar çekti. Hasan Rıza Soyak, enginar siparişi verdiyse de mevsimi olmadığından temin edilemedi. Bunun üzerine enginar getirilmesi için Hatay'a sipariş verildi.

55* 7 Kasım 1938.. Öğlene doğru rahatsızlandı. Tükrüğünde kan tespit edildi. Doktorlar acil olarak odaya çağrıldı. Dr. Nihat Reşat Belger'e "Daha fazla dayanamayacağım. Bu sıvı nefesime dokunuyor. Bunu çekip alın" diyerek talimat verdi.

56* 7 Kasım 1938.. Doktorlar bunun sağlığı için riskli olduğunu bildiğinden, Atatürk'ten hiç değilse 24 saat istediler. Bahane olarak Dr. Mim Kemal Öke'nin üniversitede ders vermekte olduğunu, onun beklenmesi gerektiğini belirttiler. Atatürk dinlemedi. Çok kötü durumdaydı.

57* 7 Kasım 1938.. Atatürk, Dr. Mehmet Kamil'i işaret ederek "İşte, o var. Zaten bu işi en iyi beceren de o imiş. O yapsın." diyerek emir verdi. Doktorlar ne yapacaklarını bilemeyince odadan çıktı. Atatürk sinirlendi: "Niçin tereddüt ediyorlar. Olacak olur." diyerek bağırdı.

58* 7 Kasım 1938.. Atatürk'ün karnı sıvıyla dolmuş, akciğere baskı yapmaya başlamış, nefesini etkiler hale gelmişti. Sıvının verdiği acı durumu çekilmez hale getiriyordu. Karnını işaret edip, "Bu, insuportable'dır (dayanılmaz)" dedi. Doktorlar mecburen emri yerine getirecekti.

59* 7 Kasım 1938.. Saat 12:20 gibi operasyon başladı. Operasyonu Dr. Mehmet Kamil yönetiyordu. Atatürk, tüm sıvının alınmasını istiyordu fakat bu son derece riskliydi. Atatürk sık sık kaç litre alındığını soruyordu. Dr. Nihat Reşat, alınan her litre iki için iki litre söyledi.

60* 7 Kasım 1938.. Toplamda 6 litre sıvı alınmıştı fakat Atatürk'e 12 litre alındığı söylendi. Operasyon bittiğinde ateşi biraz yükselmişti ama oldukça rahatlamıştı. Saat 20:00'dan sonra güzel bir uykuya daldı.

61* 8 Kasım 1938.. Gece yarısı 02:10 gibi uyandı. Etrafındakileri tanıyamadı. Görevliyi çağırdı. Uyuyamadığından şikâyet etti. "Hayret Monşer" dedi. Bir sigara istedi, içti. Bitmeden ikinci sigarayı istedi. Onun da yarısını içti.

62* 8 Kasım 1938.. Görevliye "Beni gezdir" dedi. Sonra "Sağ yanıma yatır" diye ekledi. "Ört, ört" diye emir verdi. Odadan ayrılan görevliye "Nereye gidiyorsun" diye sordu. "Beni kaldır, belki bir şey olur" diye devam etti. Sonra yattı. Uykuya daldı.

63* 8 Kasım 1938.. Saat 6'da uyandı. Süt içti. "Denizde bir motor sesi var, nedir bu" diye sordu. Tekrar uyudu. 7:40 gibi yeniden uyandı. Görevliyi çağırdı. Bir şeyler istemeye çalıştı ama kendisini ifade edemedi.

64* 8 Kasım 1938.. Bir süre sonra çay istedi. Yemek için ördek getirildi. "Beni kaldır" diye talimat verdi. Ördek getirildiği söylendi. "Off off" dedi. Bir şeyler söylemek istedi ama kelime bulamadı. Gözleri açık. Ama dalgın.

65* 8 Kasım 1938.. 08:20'de sütlü çay verildi. İstemediğini anlatmak istedi ama sözleri söylemedi. Başka bir şey istedi ama ifade edemedi. Görevliler isimleri saymaya başladı. Poriç ismi geçince durdu. Saat 10:00'da verileceği söylendi. 5 kaşık sütlü çay içti.

66* 8 Kasım 1938.. Durumu gün boyunca düzelmedi. Saat 11:00'da bir miktar yulaf unundan poriç, 13.00'te altı kaşık süt, 15.10'da biraz çorba ve 17.15'te dört kaşık elma suyu yiyebildi.

67* 8 Kasım 1938.. Akşam üzeri durumu daha da fenalaştı. Durum genel sekreter Hasan Rıza Soyak'a bildirildi. Soyak telaşla 18:35 gibi yatak odasına koştu. Odanın kapısında çaresizce bekleyen Kılıç Ali ile karşılaştı.

68* 8 Kasım 1938.. Odaya girdiğinde Atatürk yatağın ortasında oturmuş vaziyette gördü. Atatürk, iki elini yanlarına dayamış mütemadiyen öğürüyor ve "Allah kahretsin" diye söyleniyordu. Ara sıra da hizmetçilerin tuttukları tasa koyu kahverengi pıhtılaşmış kan çıkarıyordu.

69* 8 Kasım 1938.. Gidişat hiç iyi değildi. Nöbeçi doktor Abrayava ve Prof. Dr. Neşet Ömer İrdelp kısa sürede yetişti. Derhal Atatürk'e iğne yaptılar. Sonra da buz parçaları yutturmaya başladılar.

70* 8 Kasım 1938.. Bu esnada sağında bulunan masa üzerindeki saate dikkatle baktı. Ama seçemiyordu. "Saat kaç" diye sordu. - 7, efendim. Aynı soruyu iki defa daha tekrar etti. Aynı cevap verildi. Bir süre sessizce bekledi.

71* 8 Kasım 1938.. Yavaşça yatağına yatırıldı. Hasan Rıza Soyak yanına yanaşıp "Biraz rahat ettiniz değil mi efendim" diye sordu. Atatürk "Evet" diye cevapladı.

72* 8 Kasım 1938.. Peşinden Dr. Neşet Ömer yanaştı. "Dilinizi çıkarır mısınız efendim" diye sordu. Atatürk dilini ancak yarısına kadar çıkarabildi. Dr. Neşet Ömer "Lütfen biraz daha uzatınız" dedi. Nafile. Artık söyleneni anlamıyordu. Diliniz uzatacağı yerde tamamen çekti.

73* 8 Kasım 1938.. Dr. Neşet Ömer yeniden sorduysa da fayda vermedi. Anlamıyordu. Atatürk bir süre sonra başını sağa çevirdi, dikkatle baktı ve "aleyküm selam" dedi. Kısa süre sonra gözleri kapandı ve komaya girdi.

74* 9 Kasım 1938.. Bu seferki koma devresi sakin geçmekteydi. Atatürk, yatağında adeta uyur gibi yatıyordu. Ara ara yatağında hareket ediyor, bu asabi haller birkaç saniye sürüyordu. Saatler ilerledikçe gırtlağında hırıltılar başladı. Doktorlar ilaç verdiyse de fayda etmedi.

75* 9 Kasım 1938.. Sabah saatlerinde adale kasılmalarıyla istenç dışı hareketler ve inlemeler görüldü. Bunun üzerine bromürlü lavman yapıldı. Bu hareketler azaldı. Bir ara sık sık öksürdü. Terledi. Öğle üzeri saat 11.00'den sonra 3 dakika süreyle oksijen verildi.

76* 9 Kasım 1938.. 11.00'den sonra 3 dakika süreyle oksijen verildi. 13.10'da bu, tekrarlandı. Doktorlar, her iki saatte bir değişmek üzere ikişer ikişer nöbet bekliyordu. Durumun ciddiyeti üzerine Celal Bayar ve Dr. Asım İsmail Arar Dolmabahçe Sarayı'na geldi.

77* 9 Kasım 1938.. Dr. Asım İsmail Arar, Atatürk'ü kontrol etti. Kalbi sükun ve intizam içinde çalışıyordu. Fakat hali kötüydü. Dr. Arar yıllar sonra o anı şöyle anlattı: Hastanın halini görünce her şeyin bitmiş olduğuna kani oldum.

78* 9 Kasım 1938.. Atatürk, akşama doğru komada iken fenalaştı. Göz bebekleri ışığa cevap verse de tabandan artık refleks alınamıyordu. Nefes borusundan hırıltılar işitilmeye başlandı. Doktorlar Müşahade Defteri'ne 'Agoni' diye not düştü. "Agoni", "can çekişme" demekti.

79* 9 Kasım 1938.. Artık tıbbın yapabileceği bir şey kalmamıştı. Saat 20:00 gibi resmi tebliğ hazırlanırken Dr. Akil Muhtar Özden Atatürk'ün başucunda onun ölüm döşeğinin kara kalem resmini çiziyordu.

80* #10Kasım 1938.. 9 Kasım'ı 10 Kasım'a bağlayan gece oldukça sıkıntılı geçti. Atatürk'e kısa aralıklarla oksijen verildi. Dr. Mehmet Kâmil, Dr. Nihat Reşat, Operatör Mim Kemal Öke, Prof.Dr. Süreyya Hidayet ile Dr. Abravaya geceyi odada hazır şekilde geçirdi.

81* #10Kasım 1938.. Saat 08.00'de Dr. Mehmet Kâmil Berk ve Dr. Nihat Reşat Belger Atatürk'e glikozlu serum verdiler. O sırada yüzünün daha da solduğu ve birden gırtlağından "Hiii... hiii..."diye sesler çıkarmaya başladığı görüldü.

82*#10Kasım1938.. Dr. Mehmet Kâmil Berk, elindeki ıslatılmış pamukla Atatürk'ün ağzına su vermeye çalışıyordu. Bu arada akan gözyaşları, ak bıyıklarını ıslatıyordu. Prof.Dr. Süreyya Hidayet Serter ile Dr. Abravaya Marmaralı taban reflekslerini kontrol ediyorlardı.

83* #10Kasım1938.. Prof. Dr. Akil Muhtar Özden kendinden geçmiş, odanın içinde telaşlı adımlarla durmadan dolaşıyor; hem ağlıyor, hem de mütmadiyen: "Aman yarabbi...." diye mırıldanıyordu.

84* #10Kasım 1938.. Muhafız Komutanı İsmail Hakkı Tekçe ve Genel Sekreteri Hasan Rıza Soyak da yatağın sol tarafında ayakta bekleşiyorlardı. Hizmetlilerden Mehmet Mete, Rıdvan Gurari ve Rıza Tığlı ile Binbir Hanım bir kenara büzüşmüşlerdi.

85* #10Kasım 1938.. Kılıç Ali ellerini kavuşturmuş, son saygı duruşundaydı. Yıllardır yanından ayrılmadığı Atatürk, gözlerinin önünde fani hayata veda edip gidiyordu. Kimsenin elinden bir şey yapmak gelmiyordu. Hasan Rıza yanına geldi: "Kılıç bak, koca bir tarih göçüyor" dedi.

86* #10Kasım 1938, saat 09:05.. Birdenbire gözleri açıldı ve sert bir hareketle başını sağa çevirdi. Büyük adam, bir kaç saniye sonra insanlık tarihindeki ölümsüz hayatına göçmüş bulunuyordu.

87* #10Kasım 1938.. Hasan Rıza hıçkırıklarını zapt edemedi. Diz çöktü. Sağ elini ellerinin içine aldı. Öptü ve yüzüne sürdü. Prof. Dr. Mim Kemal Öke Atatürk'ün açık gözlerini kapattı. Dr. Kâmil Berk de "G.M.K." (Gazi Mustafa Kemal) markalı beyaz bir mendille çenesini bağladı.

“Benim naçiz vücudum, bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti, ilelebet payidar kalacaktır.” #MustafaKemalATATURK #10Kasım

Kaynaklar: 1. Atatürk'ün Bütün Eserleri C.30 2. Sami Çelik - Atatürk'ün Son 100 Günü 3. Hasan Rıza Soyak - Atatürk'ten Hatıralar 4. Hulusi Turgut - Atatürk'ün Sırdaşı Kılıç Ali'nin Anıları 5. Afet İnan - Atatürk Hakkında Hatıralar 6. Kaynakçalı Atatürk Günlüğü

20 gündür sürdürdüğüm bilgisel sona ermiştir. Okuyan, paylaşan herkese teşekkür ederim.



Follow us on Twitter

to be informed of the latest developments and updates!


You can easily use to @tivitikothread bot for create more readable thread!
Donate 💲

You can keep this app free of charge by supporting 😊

for server charges...