Barış Evren Erdoğan

Barış Evren Erdoğan

06-02-2020

23:13

#Pegasus uçağının #SabihaGökçen'de pistten çıktığı #kaza hakkında, Sabiha'da üst düzey yönetici olarak çalışan, konunun gerçek anlamda uzmanı, çok yakın bir arkadaşımdan olayı dinledim. Anladığım kadarı ile aktarmak ve sosyal medyada gördüğüm bazı yanlışları düzeltmek isterim 👇🏻

Uçak iniş için piste yaklaşırken kule tarafından 38-40 knot'luk (çok kuvvetli) bir kuyruk rüzgarı olduğu ve kendisinden önceki iki uçağın pisti pas geçtikleri uçağa telsiz ile bildiriliyor. Pilot(lar) inişe devam etmeyi tercih ediyorlar.

Arkadaşımla konuşurken, dün gördüğüm bir tweet'ten 'öğrendiğim' bir bilgiden yola çıkarak "Peki kule neden uçağı rüzgarı karşıdan alması için ters yönden inmeye yönlendirmedi? Böyle bir görevi, yükümlülüğü yok mu?" diye sordum.

Cevaben "Kule ile pilot arasında böyle uzun uzun konuşmalar yapılmıyor. Kule, standart bilgilerin yanında kuyruk rüzgarını şiddeti ile birlikte uçağa belirtmiş, önceki iki uçağın inmediğini de eklemiş. Pilotlar inişe devam etmiş" dedi. Bu şiddetli kuyruk rüzgarının etkisi şöyle:

Uçak hem olması gerekenden daha hızlı teker koyuyor (bu durumda yaklaşık 115 km/s - referans olması açısından: uçaklar 140 km/s ile kalkarmış) hem de 'long' iniş yapıyor, yani tekerin piste değdiği yer -uçak arkadan rüzgar aldığı için- olması gerekenden çok daha içeride.

Kısaca uçak, normalden çok daha hızlı bir şekilde, normalden çok çok daha kısa mesafede durmak zorunda kalıyor, haliyle duramıyor ve pistin sonundaki güvenlik alanına (RESA - runway end safety area) çok yüksek bir hızla giriyor.

Bir başka yanlış bilgiyi daha düzeltelim: RESA, Amerikan standartlarında yaklaşık 240m olması gereken bir alanken Sabiha Gökçen'de 300m'den daha uzun (sayıları net hatırlamıyorum). Yani şu tweet'te bahsedildiği gibi bir durum kesinlikle söz konusu değil.

Ayrıca uçak, pistin zemini bozuk ve/veya ıslak ve/veya gevşek olduğu için değil, kuyruk rüzgarı nedeniyle çok ileriye çok hızlı teker koyduğundan, ıslak zeminin ve rüzgarın da etkisi ile duramayıp pistin sonundaki RESA alanına geçiyor.

Pistten çıkmasının sebebi olarak dile getirilen 'pist yorgunluğu' havacılık jargonunda bulunmayan, hatta hiç olmayan, uydurma bir terim. Zihinlerde metal yorgunluğu ile ilintilendirilmeye çalışılıyor sanırım ama pistin durumu gayet normal.

Uçak RESA'ya geçtiğinde bir anda yavaşlıyor, fakat içerideki eşyalar, yolcular, uçağın koltukları vs. bu yüksek hız sonrası ani yavaşlama dolayısıyla büyük bir G etkisi ile öne doğru savruluyorlar. Ölen 3 kişiden ikisi önlerde oturuyor ve ezilerek yaşamlarını kaybediyorlar.

Uçak bu esnada yalpalayarak RESA'nın solundan tellerin olduğu alana doğru çıkıyor ve oradaki dere yatağına düşerken üç parçaya ayrılıyor

Vefat eden üçüncü kişi de bu esnada uçağın arka bölümünde, kuyruk önünde kırıldığı yerde oturuyor ve açılan yerden düşerek uçağın altında kalıp can veriyor.

Arkadaşıma yaralıların otobüsle taşınması konusunu da sordum. Bu arada üniversite zamanında ikimiz profesyonel bir arama kurtarma ekibinin üyeleriydik, triaj'ı biliriz. Bunun dışında kendisi, işi gereği güvenlik önlem ve uygulamalarına yaklaşık 15 yıldır hakim bir insan.

Olay yerine gelen ve triaj eğitimli ekipler tedavi önceliği (hayati tehlikesi) olan yaralıları ambulanslara alarak çevre hastanelere götürüyorlar. Ayrıca uçağın sürüklendiği son nokta çevre yoluna o kadar yakın ki yola çıkıp, araç çevirip hastaneye kendi gidenler bile varmış.

Onca kazazedenin her biri için ambulans gelmesi mümkün değil. Civardaki yaklaşık 40 ambulans (bu sayıyı teyit etmem gerek, emin değilim) alana intikal etmiş ve öncelikli, kritik durumdaki yaralıları almış. (bkz: triaj)

Acil yaralılar hastanelere taşınırken 'nispeten' daha iyi durumda olan, konuşabilen, uçağın düştüğü dere yatağından kendi kendine veya hafif yardımla çıkabilen kazazedeler de otobüsle terminal içine kurulan 'kazazede alanı'na götürülmüşler

Otobüsle taşıma işlemi prosedürlere, yönetmeliklere ve triaj şartlarına uygun şekilde gerçekleştirilmiş. Hatta otobüsle terminale götürülenlerden birkaçı, yakınları ile buluştukları gibi havaalanından ayrılmışlar. Diğerlerine nasıl müdahale edildiğini ise sormayı unuttum maalesef

Aktaracaklarım bu kadar. Umarım akıllardaki sorulara ve ortalıkta dolanan yanlış bilgilere birinci ağızdan cevapları aktarabilmişimdir. Kazazedelere, kazazede yakınlarına, Pegasus ve Sabiha Gökçen çalışanlarına "geçmiş olsun" diyor, vefat edenlerin yakınlarına sabır diliyorum.



Follow us on Twitter

to be informed of the latest developments and updates!


You can easily use to @tivitikothread bot for create more readable thread!
Donate 💲

You can keep this app free of charge by supporting 😊

for server charges...