Cem Türktekin

Cem Türktekin

29-11-2019

14:35

1990’lı yıllarda Galatasaray’daki Alman akımı herkesçe bilinir. Alman futbolcu ve teknik adamlar futbol dışında; sosyal hayatta da birlikte zaman geçirirken, Falko Götz ve Torsten Gütschow’un içgüdüsel olarak fotoğraflarda bile pek yan yana gelmemelerinin sebebi ise pek bilinmez.

Falko ve Stumpf’un birbirlerine karşı sergiledikleri samimi tavra karşılık Gütschow’un diğer Almanlardan daha izole ve kendi içine kapanık bir dönem geçirmiş olmasının sebebi sadece takımdaki kısa oyunculuk safahatından ibaret değildir.

Aslında Falko ve Gütschow’un hayat hikayelerinin başlangıç serüvenleri birbirlerine son derece benzer. Her iki futbolcu da 1962 yılında sosyalist yönetim altındaki Doğu Almanya Cumhuriyeti’nde dünyaya gelir ve aynı disiplin içinde yetişirler.

Futbolculuk kariyerleri de Doğu Almaya Cumhuriyeti’nin tarihine damga vuran iki kulüpten geçer. Falko rejim destekli Dynamo Berlin’in oyuncusudur, Gütschow ise kendi imkanları ile Dynamo Berlin’e karşı mücadele etmeye çalışan Dynamo Dresden’in.

Falko, rejimin takımında boy göstermesine karşın ülkedeki totaliter sistemin muhaliflerindendir. Bu nedenle 1983 yılında bütün ülkeyi şok eden bir eylemin altına imza atar.

Yugoslavya’nın başkenti Belgrad’da, Partizan’a karşı oynanan Avrupa kupası maçı öncesi kafileden ayrılarak Batı Almanya büyükelçiliğine doğru çok tehlikeli bir yola çıkar Falko. Zira Belgrad’da cirit atan D.Alman ajanlardan sıyrılıp B.Alman elçiliğine gitmesi hiç de kolay değldir

Kaçma eylemini birlikte gerçekleştirdiği Dynamo Berlin’den takım arkadaşı Dirk Schlegel’le birlikte eşofmanlarla bindiği ilk takside durumları anlaşılır ve her ikisi de taksici tarafından araçtan indirilirler.

Bindikleri ikinci taksi ise birkaç yüz metre ilerledikten sonra Doğu Alman gizli servisi tarafından icra edilecek olası bir operasyon çekincesiyle ikiliyi yol kenarında bıkakır.

Buna karşın üzerlerinde eşofmanlarla, bilmedikleri bir şehirde Batı Alman büyükelçiliğine bir şekilde ulaşmayı başarır ikili. O dönem Doğu Almanya’dan Batı’ya kaçma eylemleri Doğu için itibar kaybı, Batı için ise prestij kaynağı olduğu için büyükelçilikte çok sıcak karşılanırlar.

Ancak bir sorun vardır; Falko ve beraberindeki takım arkadaşı Dirk’in bulunduğu büyükelçiliğin etrafı hem Yugoslav polisi, hem de Doğu Alman ajanlar tarafından sarılmış vaziyettedir.

İkili, Batı Alman büyükelçiliğine ulaşarak canlarını kurtarsa da sonsuza kadar elçilik binasında yaşamaları mümkün değildir. Bu nedenle Batı Alman elçiliği ile Bonn arasında süren 3 günlük görüşme trafiği sonucu sahte pasaportlarla Batı Almanya’ya kaçırılmalarına karar verilir.

Batı Alman büyükelçiliği kaçmaları için Falko ve Dirk’e birer sivil kıyafet ve sahte pasaport verdikten sonrasına ise karışmaz. Zira Doğu Alman vatandaşlarının Batı Alman devleti tarafından alenen kaçırılması savaş sebebi dahi sayılabilecek bir durumdur.

Batı Alman büyükelçiliğinin bodrum katında bulunan bir araç içinde gizlice elçilik binasından çıkarılan ikili, birkaç kilometre ötede bir otobüse bindirilerek Zagreb’e doğru yola çıkarılır.

Bir sonraki istasyon olan Zagreb’deki Batı Alman konsolosluğunda tekrar kimlik ve kıyafet değiştirerek trenle Ljubljana’ya gitmeleri planlanmıştır.

Yakalanmaları halinde öldürüleceklerini ya da ömür boyu hapse gireceklerini bildikleri bu yolculuk Falko’nun “hayatta hiçbir zaman o günkü kadar korkmadım” sözüyle tarif edeceği bir gerilime sahne olur.

İki futbolcu tüm Yugoslavya’da aranırken, Ljubljana’dan Avusturya’ya giden trende yapılan kimlik kontrolünde zaman adeta durmuş, ancak tren görevlisinin durumu fark etmemesi üzerine Batı Almanya’ya ulaşmıştır Falko ve Dirk.

Batı Almanya’ya ulaşmalarının ardından Dynamo Berlin’in fifa’ya şikayeti üzerine 1’er yıl oynamama cezası alır her iki oyuncu da. Ancak ertesi yıl Bayer Leverkusen’de forma giymeye başlar ve kendilerine yepyeni bir hayat kurmayı başarırlar.

Falko, yıllardır kurduğu hayali gerçekleştirirken ardındaki Doğu Almanya’da adeta bir barut fıçısı bırakır. Federasyon başkanı ve teknik direktör görevden alınır, birçok yetkili de bu skandaldan ötürü ceza alır. Ailesi ise uzun süre sorgulanır,hatta yargılanan yakınları bile olur

Bu şok ve travma altında futbolcularının batıya kaçmasına engel olmaya çalışan Doğu Alman Futbol Federasyonu’nun aradığı fırsat ise ertesi yıl oynanan Kupa Galipleri Kupası’nda bulunur.

Dynamo Dresden ile İsveç takımı Malmö arasında oynanan Kupa Galipleri Kupası maçı öncesi otelden ayrılan Gütschow, spor bir araba ile aşırı sürat yaptığı sırada alkollü olarak İsveç polisi tarafından yakalanır ve durum Doğu Alman yetkililere bildirilir.

Doğu Alman yasalarına göre futbol lisansının iptal edilmesine ve hapis cezası almasına sebep olacak bu eylemi sebebiyle Doğu Alman gizli servisi Stasi tarafından Gütschow’a bir teklifte bulunulur; “bunu görmezden gelmemiz karşılığında bizimle çalışmak ister misin?”

Falko’nun Batı’ya kaçmasının ardından tüm futbol takımlarında birer casus görevlendiren rejim, bu casusların bağlı bulunduğu üst bir ağ kurar. Gütschow’a verilen görev de Dynamo Dresden’deki arkadaşları hakkında Stasi’ye rapor hazırlamaktır.

Doğu Almanya’da her vatandaş gibi futbolcular için de oluşturulan fişleme dosyalarının bir kısmı Gütschow tarafından imzalanır. Gütschow’un aldığı rol, birleşmenin ardından Dresden’deki arşivlerin açıldığı 1992 yılında ortaya çıkar.

Oynadığı dönem itibariyle kalbur üstü bir santrafor olan Gütschow, sırf bu geçmişinden dolayıAlmanya’da tutunamaz.

Az sayıda forma giydiği Federal Almanya milli takımında kendisi için yapılan “Stasi domuzu” tezahüratları üzerine ülkeden ayrılma kararı alır ve 1992 yılının sonunda Galatasaray’a transfer olur.

Kazanılan şampiyonlukta önemli pay sahibi olduktan sonra ise Türkiye’de de kalıcı olmaz ve ülkesine dönerek Dynamo Dresden’de futbolu bırakır.

Sahip olduğu yetenek ve golcülük vasfına rağmen hak ettiği kariyere ulaşamayan Gütschow’un geçmişi kendisi için ayak bağı olurken, hayata benzer bir hikayeyle başlayan ancak bambaşka bir maceraya yelken açan Falko ile ilişkileri de asla diğer Alman futbolcular gibi olmaz.

Falko, Berlin Duvarı’nın yıkılışının 25. yoldönümü sebebiyle Berlin’de verdiği röportajda Gütschow’la yaşadığı örtülü gerilime isim vermeden değinir. Röportaj sırasında yanında bulunan kişi ise Belgrad’daki Batı Alman büyükelçiliğine birlikte sığındığı Dirk Schlegel’dir.

Ek: Bahsetmeyi unuttuğum bir not. Gütschow’un, Dynamo Dresden’de Stasi’ye çalışan halefinin yine tanıdık bir isim olan eski Fenerbahçeli Wagenhaus olduğu söylenmişti.



Follow us on Twitter

to be informed of the latest developments and updates!


You can easily use to @tivitikothread bot for create more readable thread!
Donate 💲

You can keep this app free of charge by supporting 😊

for server charges...