Para ve Finans

Para ve Finans

31-07-2020

20:46

1/24- Türkiye ekonomisi 2017’de %7,5 büyüdükten sonra 2018’de potansiyelinin altında %2,8, 2019’da %0,9 büyüdü.

2/24- GSYH üç çeyrek üst üste daraldıktan sonra parasal ve mali desteklerle 2019 ikinci yarısından itibaren pozitif büyümeye geçti. GSYH üçüncü çeyrekte %1, dördüncü çeyrekte %6 arttı. 2020 yılı ilk çeyreğinde büyüme %4,5 gerçekleşti.

3/24- Ocak ve Şubat aylarında canlı iktisadi faaliyet Mart’ta salgınla beraber yavaşladı, Nisan’da dip yaptı, Mayıs’ta dipten dönüş başladı, Haziran ile birlikte toparlanma hız kazandı.

4/24- Sanayi üretimi Mart’ta yıllık %1, Nisan’da %31,2, Mayıs’ta %30,6 azaldı. Otomobil ve hafif ticari araç satışları Mart’ta %1,6 artış ile hız kesti, Nisan’da %14,6, Mayıs’ta %2,4 düştü, Haziran’da ise %66,3 arttı.

5/24- Konut satışları Mart’ta yıllık %3,5 artış ile hız kesti, Nisan’da %55,5, Mayıs’ta %44,6 düştükten sonra Haziran’da %209,7 arttı. İhracat Mart’ta yıllık %18,3, Nisan’da %41,5, Mayıs’ta %40,9 azaldıktan sonra Haziran’da %15,7 arttı.

6/24- Turizmde ise görünüm çok parlak değil. Yabancı ziyaretçi sayısı Mart’ta yıllık %67,8, Nisan’da %99,3, Mayıs’ta %99,3, Haziran’da %96 azaldı.

7/24- Kapasite kullanım oranı ve güven endeksleri toparlanmanın Temmuz’da da devam ettiğini gösteriyor. KKO Şubat’ta %76,6 iken Nisan’da %61,9 seviyesi ile dip yaptı, Temmuz’da ise %70,7’ye yükseldi. KKO salgın öncesi seviyenin altında ama hızlı bir şekilde toparlanıyor.

8/24- Benzer şekilde reel kesim güven endeksi Şubat’ta 106,7 iken Nisan’da 62,3’e geriledi ve Temmuz’da 99,4 seviyesine yükseldi. Sektörel güven endekslerinde inşaat, perakende ticarette hızlı bir toparlanma görülürken, aynı hızdaki toparlanma hizmet sektöründe görülmüyor.

9/24- İstihdam piyasası ise zayıf seyrini sürdürüyor. Ocak’ta %12,7 olan işsizlik oranı Nisan’da %13,8’e çıktı. İşsizlik oranı Temmuz 2019’da %14,1 ile %13,9 olan 2009 kriz seviyesini aştı, sonrasında gerilemeye başladı, salgınla tekrar yükselişe geçti.

10/24- İşgücüne katılım oranındaki düşüş işsizlik oranındaki kötüleşmeyi sınırladı. Temmuz 2019’da %53,5 olan işgücüne katılım oranı Nisan 2020’de %47,5’e geriledi. Temmuz 2019’da %45,5 olan istihdam oranı Nisan 2020’de %41’e geriledi.

11/24- Para, maliye, makroihtiyati politikalar iktisadi faaliyetteki toparlanmayı destekliyor. Esasında salgın öncesinde var olan gevşeme eğilimi salgınla daha da arttı.

12/24- TCMB politika faizi %8,25, ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti %7,76. Enflasyon %12,62, yıl sonu TCMB tahmini %8,9, piyasa beklentisi %10,2. Gerçekleşen enflasyona göre reel politika faizi -4,4 puan.

13/24- TCMB faiz indirimi yanında Hazine tahvil alımlarını artırdı. 29 Temmuz’da TCMB’nin tahvil portföyü 91,9 milyar TL’ye, analitik bilançonun %12,4’üne ulaştı.

14/24- Hem iktisadi faaliyette yavaşlama hem de desteklerle bütçe açığı ilk 6 ayda %39,3 artarak 109,5 milyar TL’ye yükseldi. Bütçe dengesi 2016’dan sonra bozulmaya başlamıştı. Bütçe açığının GSYH’ye oranı 2016’da %1,1, 2017’de %1,5, 2018’de %2, 2019’da %2,9’a yükseldi.

15/24- Haziran itibarıyla 12 aylık birikimli açık 154,6 milyar TL’ye, GSYH’nin %3,7’sine yükseldi. Sadece bütçe değil kamu bankaları aracılığıyla da iktisadi faaliyet destekleniyor. Kamu bankaların sektör kredileri içindeki payı %47,8’e çıktı.

16/24- İlk 6 ayda Hazine 128,5 milyar TL iç borç servisine karşılık 252,4 milyar TL iç borçlanma gerçekleştirdi. İç borçlanmanın %24,7’si ise döviz cinsinden gerçekleştirildi.

17/24- Düşük faizle birlikte zorunlu karşılık ve aktif rasyosu düzenlemeleriyle de kredi artışı teşvik ediliyor. Yılbaşından bu yana kredilerdeki artış %25,3, geçen yıl sonu $/tl kuru ile kur etkisinden arındırıldığında artış %19,7’ye ulaştı. Bireysel kredilerdeki artış %28.

18/24- Düşük faiz, gevşeyen bütçe, hızlı kredi artışı iktisadi faaliyeti desteklemekle birlikte bunların yan etkileri de ortaya çıkıyor. Enflasyon %12,6 seviyesinde. Yılsonu beklentisi çift hanede, TCMB yıl sonu tahminini yükseltti.

19/24- TCMB enflasyondaki yükselişi salgınla birlikte düşük kapasite ve birim maliyetlerdeki artışa bağlıyor. Bunu geçici görüyor. Enflasyonun negatif çıktı açığı ile düşeceğini öngörüyor.

20/24- Yüksek seyreden enflasyonun yanında dış açık da artıyor. İlk 6 ayda dış ticaret açığı geçen yıla göre %73,2 artarak 23,9 milyar$’a çıktı. TCMB ise normalleşme ile ihracat ve turizmin toparlanacağını bekliyor. Yan etkilerden birisi de portföy çıkışı ve dolarizasyon.

21/24- Yılbaşından itibaren yabancıların TL portföy çıkışı 11,8 milyar$. Yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatı ise 204 milyar$ ile rekor seviyede. Hızlı kredi artışının yaratacağı sorunlu krediler ise ileride daha iyi görülecek.

22/24- Yan etkilere karşı verilen politika tepkisi ise rezervlerin harcanması, rezerv harcamadan vadeli döviz satışı, kamu bankalarının pozisyonunu açması ve harcanan rezervlerin swaplar veya Hazine döviz/altın borçlanması ile yerine konulmaya çalışılması.

23/24- TCMB’nin brüt rezervi 93 milyar$ iken net uluslararası rezervi 28,7 milyar$. 58,9 milyar$ swap yükümlülüğü sonrası net rezervler -30,2 milyar$ tutarına kadar geriledi. Buna karşılık kısa vadeli dış borç miktarı ise 169,5 milyar$.

24/24- Sonuç olarak, hızlı büyüme ya da ne olursa olsun büyüme değil dengeli büyüme tercih edilmelidir. Başarı sürdürülebilir büyümedir. Bunun da ön koşulu yan etkiler ortaya çıktığında gecikmeden frene basabilecek miyop politikalardan uzak bağımsız kurumların varlığıdır.


Follow us on Twitter

to be informed of the latest developments and updates!


You can easily use to @tivitikothread bot for create more readable thread!
Donate 💲

You can keep this app free of charge by supporting 😊

for server charges...