Cem Türktekin

Cem Türktekin

12-12-2019

15:18

12 Aralık 1969. Bundan 50 yıl önce İtalyan Gladyosu ülkedeki sol grupların üzerinden silindir gibi geçecek bir kontrgerilla eyleminin altına imza attı. Milano’da bulunan bir bankada gerçekleşen patlamada 16 kişi yaşamını yitirirken, çoğu sakat kalmak üzere 90 kişi yaralandı.

Açılan soruşturmada Piazza Fontana patlaması olarak bilinen olayın servet düşmanlarınca gerçekleştirildiği öne sürülerek seri operasyonlar başlatıldı.

Gözaltına alınan anarşist lider Guiseppe Pinelli, 3 gün süren işkencenin ardından kendisinden istenen ifadeyi imzaladıktan sonra Milano’daki emniyet müdürlüğünün 4. katından düşerek öldü.

Resmî kayıtlara ‘intihar’ olarak geçen ve herhangi bir soruşturma açılmayan bu olay sonrası Pinelli’nin ifadesinden yola çıkılarak ülkedeki tüm sendika ve sol eksenli gruplara baskınlar düzenlendi, binlerce kişi tutuklandı ve yargılandı.

Yargılama sonucu 1970’lerin ortasında anarşist lider Mario Michelle Merlino ile birlikte onlarca kişi müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Bu yargılamaya dayanılarak ülkedeki sendika ve öğrenci topluluklarının çoğu feshedildi, sol gruplara ait tüm yayınevlerine el konuldu.

Yaşananlar, NATO ülkeleri arasında sol’un en fazla tabana sahip olduğu İtalya’da adeta ideolojik bir kırım olarak isimlendirildi.

1990’larda başlatılan Temiz Eller operasyonunda Piazza Fontana patlamasının Gladyo destekli aşırı sağcı Ordine Nuovo milislerine yaptırıldığı ortaya çıktı.

Ordine Nuovo adı verilen ve simgesi çift başlı bir balta olan örgüt, 1960’lardan itibaren ‘komando kampı’ adı verilen alanlarda CIA tarafından eğitilen milislerden oluşuyordu.

Gerçeklerin günyüzüne çıkmasının ardından, 25 yıl cezaevinde kaldıktan sonra tahliye olan sol gruplar büyük adalet yürüşlerine sebep olsalar da eskiye oranla büyük ölçüde pasifize olmuş kitleler buldular.

2001, 2004 ve 2015 Yıllarında neticelenen yargılamalarda Ordine Nuovo üyelerinden bazılarına göstermelik cezalar verildi.

Örgütün liderliğini üstlenen Carlo Maria Maggi isimli doktor, 2001 yılında verdiği son ifadede “bu patlamayı gerçekleştirmeseydik İtalya’daki sosyalist devrimi kimse önleyemezdi, hepiniz bize minnet borçlusunuz” cümlelerini kullandı.

1969 Sonrası İtalya’da sendika, dernek ve benzeri legal oluşumlara yönelik baskının artmasıyla sol gruplar kendilerini ifade şansı elde etmek için stadyumlara inme kararı aldı. Her hafta binlerce kişinin toplandığı tribünler kendilerini ifade etmek için aradıkları alanlardı.

Avrupa’daki en politik ultra grupların İtalya’da bulunma sebebi de kökleri 1970’lere dayanan bu durumdur(Burada konuya yüzeysel olarak değinmiştim, yanlışlıkla Nisan yazmışım ama 1969/Aralık olacak).

Büyük kentlerde Milan ve Roma tribünlerinde belirginleşen sol reflekse karşı aşırı sağcı grupların tribünlere inmesi de gecikmez.

Ordine Nuovo isimli aşırı sağcı grubun simgesi olan çift başlı baltayı sembol olarak kullanan birçok grup solculara karşı devlet desteğiyle stadlardaki yerini alır.

Çift başlı balta sembolü Lazio tribünlerinde onyıllardır kullanılırken, Roma tribünlerinde de faşizmi desteklediği bilinen Boys tarafından 1980’lerin sonundan itibaren tribündeki sol gürültülere karşı bir tepki olarak olarak açılmaya başlar.

İtalyan devleti, 1970’lerdeki anti komünist paranoya yüzünden sağcı gruplara örtülü destek verirken, diğer Avrupa ülkelerinde kullanımı suç olan bu simgelerin stadyumlara rahatlıkla giriş yapabilme sebebi de geçmişten gelen bu devlet teşvikidir.

İtalya’da sol tüm dünyada olduğu gibi güç kaybetmesine rağmen, halen tribünlerde hakim olan faşizme direnen grupların varlığından söz etmek mümkün.



Follow us on Twitter

to be informed of the latest developments and updates!


You can easily use to @tivitikothread bot for create more readable thread!
Donate 💲

You can keep this app free of charge by supporting 😊

for server charges...