Ekonomi Dünyası

Ekonomi Dünyası

06-04-2022

22:46

Bugün Cumhuriyet tarihinde yaşanan tüm ekonomik krizleri anlatacağım. Herkes burda mı?

1-) Türkiye Cumhuriyeti, 98 yıllık köklü bir tarihe sahiptir. Yaşantısı boyunca 15 kriz görmüş, kimi zaman bu krizler kendi iç dinamiklerinden kaynaklansa da kimi zaman dış etkilerden ve dünyada görülen krizlerden etkilendi..

2-) 1929 Büyük Buhran 1929 yılında başlayan ve etkisini 1930’larda da gösteren kriz, Kuzey Amerika ve Avrupa merkezli olmasına rağmen tüm dünya ülkelerinde iz bıraktı. Büyük Buhran adını almasının sebebi, yaşanmış en yıkıcı ve geniş sınırlara ulaşan ekonomik kriz olmasıdır.

3-) Dünyada 50 milyon kişinin işsiz kalmasına, yeryüzündeki toplam üretimin yüzde 42 oranında azalmasına ve dünya ticaretinin de yüzde 65 oranında düşmesine neden olmuştur.

4-) Yapılan araştırmalar sonucunda krizin sebepleri için uzlaşılan dört sebep şöyle sıralanabilir: Amerikan ekonomisinde söz sahibi birden fazla holdingin olması ve bu holdinglerin birinde meydana gelecek bir iflasın tüm ekonomiyi etkilemesi++

++bankalardaki kötü yapılanma, dönemin ekonomi yönetiminin tecrübesiz ve kötü yönetimi ve Amerika’nın kreditörlüğü elinde bulundurarak vermiş olduğu kredileri geri toparlayamaması..

5-) New York borsasının dibe vurmasıyla binlerce insanın mal varlığı yok oldu. Kriz maddi zararının yanında manevi olarak da insanlardan çok şey alıp götürdü. Likidite dolaşımının sekteye uğramasıyla bir nevi takas ekonomisine geri dönüldü.

6-) İhtiyaçlar ilkel yollarla sağlanmaya çalışıldı. Kriz yerel sınırları aşıp diğer sanayi ülkelerine de oldukça zarar verdi. Hammadde fiyatları yüzde 50 oranında dibe vurdu dünya sanayi üretimi yüzde 35-45 bandında düştü ve ticaretin aldığı ağır darbe ile iflasların sonu gelmedi

7-) Türkiye; ekonomisi tarıma dayalı sanayileşmesini tamamlayamamış özel sektör yatırımlarıyla umduğunu bulamamış, pazar payının çok büyük olmadığı ve kendi kendine yetebilen mikro ölçekli bir halde krize yakalandı. TL, sabit kur rejimine bağlı olduğundan hızla değer kaybı yaşadı

8-) Ekonominin tarıma bağlı oluşu, tarım ürünlerinin fiyatlarındaki düşüşle birlikte ihracat gelirleri azaldı. Ödemeler dengesinde bozulmalar oldu, fiyat düşüşlerinin devam etmesiyle deflasyon yaşandı. Osmanlı’dan devralınan borçlar, krizin yarattığı olumsuzluklara ek yük oldu.

9-) Hükümet, krizle mücadele adına pek çok adım attı; ihracat ve ithalatını artırıcı politikalar izledi. 1933 yılında dış ödemeler dengesinde kliring ve takas sistemi uygulanmaya başlandı. İthalat, ihracata bağlandığından ihracat teşvik edilmiş oldu.

10-) İhraç mallarının standart olmasına önem verildi. Devletçilik ilkesi benimsenerek devlet eliyle sanayileşmeye hız verildi. Türk Lirasında istikrarın sağlanması adına Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kuruldu ve Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanunu çıkartıldı.

11-) 1946 ve 1958 Krizleri İkinci Dünya Savaşı boyunca Türkiye’de tarımsal düşüş yaşandı. Genç nüfusun askere gönderilmesi, tarımsal üretimin azalmasına neden oldu.

12-) 1945 yılı tarımsal hasılası; 1939 yılı seviyesinin yüzde 59’una, GSYİH’ da aynı dönemde yüzde 71’ine geriledi. Savaş bitiminde yaşanan gelişmeler ise tarımın tekrar canlanmasına ve milli geliri önemli ölçüde artırmasına sebep oldu.

13-) 1946 krizi sonrası Türkiye’de ilk kez devalüasyon yapıldı. Türk lirası, dolar karşısında yüzde 117 dolaylarında bir düşüş yaşadı. Uygulamadaki temel sebep ihracatı artırmak olsa da bu hedefe ulaşılamadı.

14-) Krizin sebep olduğu ekonomik bozulmalar ve ülkede yapılan uygulamaların tepki çekmesi, hükümet değişikliğine yol açmış, 1950 yılında Demokrat Parti dönemini başlamıştır. Bu dönemde, içe dönük iktisat politikaları terkedilmiş ve serbest dış ticaret rejimi benimsenmiştir.

15-) Ancak ithalat artışları, dış açığın giderek büyümesine yol açarak ülkenin ekonomik açıdan yabancı yatırımcı ve kredi yardımlarına bağlı kalmasına sebep olmuştur.  Yaşanan bu süreçler, döviz kıtlığının görülmesine de zemin hazırlamıştır.

16-) 1954 yılından itibaren hem tarım hem de dış ticarette tıkanıklıkların başlaması, tarıma ve dış ticarete yönelik sanayileşme politikasından vazgeçilmiştir. İç pazara yönelik, tüketim mallarının üretiminin öne çıktığı, ithal ikameci sanayileşme politikası benimsenmiştir.

17-) 1958 yılında Türkiye, dış borç anapara ve faiz ödemelerinde zorlanmaya başlamış ve beraberinde borç erteleme (moratoryum) yoluna başvurulmasına sebep olmuştur.

18-) Ekonomik dinamiklerde görülen bozulmalar, döviz krizi, enflasyonun yüksek oluşu, sabit kur politikası uygulamalarının başarısızlıkla sonuçlanması vb. pek çok faktörle ilk kez ve en kapsamlı istikrar kararları yürürlüğe girmiştir.

19-) Programla tekrar devalüasyon uygulamasına gidilmiş, para arzı kontrol altına alınmış, KİT ürünlerinin fiyatları artırılmış, kamu harcamaları kısılarak bütçe açıkları daraltılmıştır.

20-) 1974 ve 1980 Krizleri (Petrol) Arap Birliği ülkeleri ile İsrail Devleti arasında başlayan savaşlar, petrol fiyatlarının 4 kat artmasına neden olmuş ve bu durum, ekonomileri alt üst etmiştir.

21-) Türkiye, Kıbrıs Barış Harekâtı sebebiyle uygulanan ambargo sürecinde bu krize yakalandığından zor bir dönem yaşamış işsizlik artışı ve yüksek enflasyon ilk kez birlikte görülmüştür Uygulanan ithal ikameci politikalar bekleneni vermemiş, ödemeler dengesi ve dış açık artmıştır

22-) 1980 yılında petrol krizinde ikinci dalganın görülmesiyle fiyatlar tekrar artmış, hali hazırda yüksek olan işsizlik ve enflasyon verileri tırmanmıştır.

23-) Yaşanan olumsuzluklara önlem olarak 24 Ocak Kararları yürürlüğe konmuş ve devalüasyon uygulaması yinelenmiştir. Ayrıca sabit kur politikası terk edilerek kontrollü dalgalı kur rejimine geçilmiş, yabancı sermaye girişine yönelik teşvik çalışmaları yapılmıştır.

24-) 1984- Banker Krizi Serbest piyasa ekonomisine geçilmesiyle faizler bir hayli artmış, büyük şirket ve işletmeler bankalardan kredi alamayacak hale gelmiştir. Bu durum, işletmeleri ve tasarruf sahiplerini bankerlere yönelmiştir.

25-) Ayrıca o dönem bazı büyük bankalar, bankerlerle işbirliği yaparak bankerlere bono sattırmış ve tasarruf sahiplerinden mevduat toplamaya çalışmıştır.

26-) Bankerlerin, borç aldıkları paraların faiz ödemeleri için daha yüksek faiz oranlarıyla borçlanma durumuna girmesiyle faiz artışları devam etmiş, 1984’de bankerler krizi patlak vererek pek çok tasarruf sahibinin bu durumdan zarar görmesine neden olmuştur.

27-) 1994 Krizi 90’lı yıllarda devlet, harcamaları için ağırlıklı olarak kamu bankalarından borçlanmaya başladı ve zamanla borç yükü ciddi rakamlara geldi O dönemde özel sektörün elindeki bankalar yüksek faizle mevduat topluyordu ve kamu bankalarına yüksek faizle kredi verildi

28-) 1993 yılında Prof. Dr. Tansu Çiller, başbakanlık görevine geldi. Görevi süresince uygulamaya koyduğu bir dizi politikalarla yüksek faiz ve kamu borç yükünün önüne geçmek istedi.

29-) Çiller’in yoğunlaştığı hedef, faizlerin indirilmesiydi. Bu kapsamda; Hazine’nin borçlanma ihaleleri iptal edildi ve tahvil ve bonodan elde edilen faiz gelirlerini artırmak için bu gelirlerden alınan vergi oranları artırıldı.

30-) İptal edilen ihale gelirlerinin kaybının önüne geçilmek için özelleştirme yapılmak istendi. PTT’nin T’sinin (Telekomünikasyon) satışı için hazırlıklara başlandı. Ancak bu özelleştirme süreci Anayasa Mahkemesi’nce iptal edildi.

31-) Para basımıyla da istenen sonuç alınamadı, Türkiye hiperenflasyonu yaşadı. Tüm bunların ışığında ülkeden sermaye çıkışları başladı ve ekonomi daha çetrefilli bir hal aldı.

32-) 5 Nisan 1994’te hükümet önlem paketi açıklamıştır. TL’de devalüasyona gidildi. Tüketim ürünlerine zam yapıldı. Hububat,tütün,şeker hariç tarım ürünlerinde sübvansiyonlar kaldırıldı. Vergi mükelleflerinin matrahlarının üzerinde ek bir verginin alınmasına karar verildi.

33-) 2001 krizi var sırada ama onu kısaca anlatmama gerek yok detaylıca flood yapmıştım burdan okuyabilirsiniz.

34-) 2008 Krizi Amerika Birleşik Devletleri’nde 2007 yılında finansal piyasalarda yaşanan sorunlar 2008 yılına gelindiğinde bir krize dönüşmüş, diğer tüm ülke ekonomilerini olumsuz etkilemiştir.

35-) Düşük gelirlilere yüksek faizle verilen mortgage kredileri, yaşanan bu krizin en büyük unsuru olarak gösterilir. Eylül ayına gelindiğinde dünyanın en büyük yatırım bankalarından olan Lehman Brothers, 613 milyar dolar borcu olduğunu açıklayarak iflas etmiştir.

36-) Türkiye, yaşanan bir dizi olumsuzluktan doğrudan etkilenmese de bozulan dış ticaret hacmi ve yabancı sermaye girişlerinin azalmasıyla dolaylı olarak etkilenmiştir.

37-) İhracat düşmüş, ekonomik daralma sorunu işsizlik artmış, 2008 yılında ekonomik büyüme görülmesine karşın 2009 yılında küçülme yaşanmış ve yabancı sermayenin yetersiz kalmasıyla reel sektörde daralma görülmüştür.

38-) Ve şu an yaşadığımız çarpıcı kriz.. belki de en ağırını yaşıyoruz şartlar elverişli olduğunda bunu da detaylı bir flood yapacağım.

39-) Tabi bununla kalmayıp geçmişten günümüze türk ekonomisinde yapılan yanlışları ve bu yanlışların nasıl düzeltilmesi gerektiğini de bir flood dizisi halinde sizlere sunacağım.

Buraya kadar okuyan herkese teşekkür ederim. @dunyadankripto hesabımı takip edip, telegram kanalıma abone olursanız paranızı enflasyona karşı koruyabilirsiniz 😂



Follow us on Twitter

to be informed of the latest developments and updates!


You can easily use to @tivitikothread bot for create more readable thread!
Donate 💲

You can keep this app free of charge by supporting 😊

for server charges...