Hüseyin N. Karaaslan

Hüseyin N. Karaaslan

29-11-2019

07:55

1) "Elektriksiz kalacaksınız" diye korkutarak hep yeni enerji yatırımları gerekçelendirildi. Şimdi daha da ileri gidiliyor ve elektriksizlik korkusuyla çevreyi kirletme rızası alınmak isteniyor. Kanmayalım. Çünkü enerji talep tahminleri hep abartılı. İnceleyelim.

2) 2010 ve 2015 için gelişmekte olan ülkeler arasında Çin, Hindistan, Brezilya, Rusya gibi ülkelerin gerçek enerji talebi tahmin edilenden çok daha fazlayken aynı kategoride sayılan Türkiye enerji tahminini iki ayrı senaryoda %65 ve %24 abartılı sunmuş.

3) Tahminlerdeki sapmanın arkasındaki nedense, abartılı ekonomik büyüme varsayımı. Ekonomik büyümenin enerji ihtiyacı doğuracağı varsayımıyla, özellikle sanayinin büyüyeceği tahminiyle bu sektörde %127'ye varan sapmalar meydana gelmiş.

4) Tüm bu hatalı planlamanın yanında, ülkemizde üretimi çok sınırlı olan petrol ve doğalgazın enerji kullanımındaki payı %59 düzeyinde seyrederken kömürün de hatırı sayılır bir kısmı ithal kaynaklardan sağlanıyor.

5) Kömür ithalatı çok ciddi şekilde artarken, taşkömürü üretimi sürekli gerilemiş, linyit üretimi ise 90'lı yıllara göre yalnızca bir miktar artmıştır. Bunun sonucunda; büyük ölçüde hem ithal hem de fosil yakıtların (petrol-doğalgaz-kömür) kullanımının oranı %87'ye erişmiştir.

6) Fosil yakıtlar çevreye zarar verirken, enerji ticareti de aleyhimize işletiyor. Enerji üretimimiz 35 milyon ton eşdeğer petrolken toplam enerji arzı 136 milyon. Yaptığımız ihracatı da düşersek aradaki fark ithalatla karşılanıyor. Bu da cari açığın en önemli sebeplerinden.

7) Yani abartılı tahminlere rağmen dışarıya bağımlı hareket edip çevreyi kirletmeye devam ediyoruz. Bu arada; Akkuyu'da yapımı süren nükleer santralin çözüm olacağını düşünüyorsak yanılıyoruz. Ruslar 15 yıl boyunca santrali işletip 27 milyar $'ı cebe atacak.

8) Dışa bağımlılığımız ortadan kalkmayacağı gibi nükleer santralin olası olumsuz sonuçlarıyla da karşılaşmak durumunda kalabiliriz. Detayını merak edenler @bahadir_ozgr'ün bu yazısını okuyabilirler.

9) Pahalı ve kirli yatırımlar yapılacağına mevcut kaynakların kapasitesini doğru kullanmak, yapılması gereken. Makine Mühendisleri Odası'nın raporuna göre 2026 yılı ihtiyacı 2017 kapasitesi ile karşılanabiliyor.

10) Öte yandan faturalarımıza yansıyan kayıp-kaçak bedellerinin kayıpları azaltma yönünde yeterli düzeyde kullanılıp kullanılmadığını sorgulamalıyız. Zira üretilen elektriğin %11'i kayıp ve kaçak durumunda. Gelişmiş ülkelerde bu oran %5 seviyelerinde.

11) Ekonomik kriz koşullarında canımızın yandığı bu günlerde; "elektriksiz kalacaksınız" söylemi halkı korkutup cep doldurma aracına dönüşmüştür. Onlar için karlı, halk için pahalı yatırımların sonucunda kirlenmiş bir çevre ve cebimizden çıkan dövizlerle karşılaşıyoruz.

12) Detayları merak edenler; MMO'nun hazırladığı "Türkiye'nin Enerji Görünümü raporuna bakabilir. 2018"



Follow us on Twitter

to be informed of the latest developments and updates!


You can easily use to @tivitikothread bot for create more readable thread!
Donate 💲

You can keep this app free of charge by supporting 😊

for server charges...