⚓Jxlhš☪️🇹🇷 Dr. Yüksel Hoš

⚓Jxlhš☪️🇹🇷 Dr. Yüksel Hoš

03-12-2019

07:29

📢Tek bir şehirde nüfusunun 3'te biri toplanmış bir ülkeyi vurmak için hedef, hem coğrafi olarak dar bir alandadır hem de burayı vurarak o ülkenin moral ve nüfus gücünü kırarsınız. Savunma politikası, kalabalık şehri en önemli önceliğe almak değil,nüfusunu ülkeye yaymak olmalı 🔻

Coğrafi olarak İstanbul gibi bir şehri besleyecek su kaynaklarına göre, sahip olacağı nüfus 5 ila 7 milyonu geçemez. Bu bile fazladır. Bizler İstanbul'u imar ederek önemini artırıyoruz. Bir diğer deyişle evin tüm ahalisini tek odada toplamak için odayı dayayıp döşüyoruz. Niye? 🔻

Mısır'ın İsrail'i en ciddi hırpaladığı 1974 Yok Kippur savaşı dahil sonraki tüm gerilimlerde İsrail'in en ciddi tehdidi neydi? Barajlarınızı bombalarız! Bu olursa ne olacaktı? Mısır Nüfusunun %80'inin yaşadığı ufacık bir alan su altında kalacaktı. Çünkü Mısır bu açıdan çaresiz 🔻

Aşağıda Mısır'ın uzaydan ve nüfus yoğunluğu ile renklendirmesini görüyorsunuz. Yani ülke çaresiz. Alternatifi yok.Eğer NİL nehrinin suladığı delta kısmında yaşamazlarsa çölde ölmek zorundalar. Dolayısı ile Mısır'ın alternatifi yok. Peki ya bizim? Neden yükleniyoruz İstanbul'a? 🔻

Peki ya Endonezya? Türkiye'nin 2 katından büyük olan bu ülke de aynı hatayı yapmaktadır. 270 milyonluk ülke nüfusunun yarıdan fazlası sadece tek bir ada olan Java adasında toplanmış. Adada 150 milyon insan yaşıyor. Ülkenin diğer kısımları ise maymunlara terk edilmiş adeta. 🔻

Endonezya kendisinden ayrılan ufak Doğu Timor'u bile tutamadı biliyor musunuz? 270 milyonluk ülke,topraklarından ayrılan bir adayı elinde tutamadı. Çünkü nüfusunu ve gücünü dengeli dağıtmamıştı.Peki günahı nedir bu tür bölgelerin? Neden nüfuslanırlar? Neden artı nüfus ekleriz? 🔻

Çünkü şehirleri nüfuslandıran 3 temel etken vardır. Konum, Ulaşım kolaylığı, sermaye birikimi, iş imkanı, kültürel ve görsel çekicilik. Bu dördünden ilk ikisi belirleyicidir. Sonraki üçüncüsü sonuçtur. En sonuncusu ise sosudur. Hiçbir güzelliği yoksa bile şehir nüfuslanır. 🔻

Kanal, rant için değil, sözde İstanbul'u korumak için inşa ediliyor diyenler var ki doğru ama bu konsept de temelden yanlıştır. İstanbul en önemli şehrimiz öyleyse korumak için Kanal inşa edilmeli mantığı çıkar yol değil. Kanalı inşa ederken de şehri büyütmüş olacağız. 🔻

Akıllı devletler tüm yumurtaları bir sepete koymazlar. Nüfus yükü dağıtılır. İstanbul'da konut ihtiyacı var diye konut yaparsanız nüfus da gelmeye devam eder, konut ihtiyacı hep artar. Konut yapmazsanız şehir bir süre sonra St. Petersburg ve Moskova'daki gelişimi izler. Yani? 🔻

Şehirde imar alanı vermediğiniz vakit, şehir kendi iç gelişimini yaşıyor. Eski yapılar, yerlerini "Gentrification" ile yenilere devrediyor, atıl sanayi mahalleleri ve fabrikalar, kültür merkezlerine dönüşüyor, fabrikalar ülkenin farklı yerlerine gitmek durumunda kalıyor. 🔻

Böylece şehrin içindeki konutlar daha da değerlendikçe, şehirde sadece şehirlilerin kalmasına olanak veren bir yaşam standardı oluşuyor. Kötü görünen neresi varsa değere biniyor. Şehirde kalmaya gücü yetmeyen kimseler ise şehrin dışındaki şehirleri dolduruyor. Nüfus dağılıyor. 🔻

Şehir kendi içine yöneliyor ve standardı da şehir yaşamı da artıyor. Bir kaba sürekli su ekleyerek kabı ısıtamazsınız arkadaşlar. Şehirleşme de böyledir. Su akışını durdurmak zorundasınızdır.Şehirlerde konut ihtiyacını karşılamak, ihtiyaca cevap vermek değil onu körüklemektir. 🔻

Bir şehir ancak uzun süre göç almadan korunursa bu şehirleşme başarılır. Mimari estetik, sanat estetiği, görsel estetik meydana gelir. Aksi halde varoş her yanımızı kaplar. Estetiği bilmeyen ve aramayan kişiler doğar, büyür, yönetir. Havadan Bağcılar ve Brno şehirlerine bakın. 🔻

Milletlerin geçmişlerine dair "ÜST KÜLTÜR" denen övünülen her şey, onların şehirli elitleri tarafından meydana getirilen eserlerdir. Musiki nasıl gelişti sanıyorsunuz ki? Saray için ve toplumun üst tabakası için yapılıyordu Türk Sanat Musikisi. Tüm bu enstrümanlar onlar içindi 🔻

Lale devrinde yok edilen saraylar ve köşklerden dolayı açıkta kalan ve arpalıkları kesilen sanatkarlar halk içine çıktıklarında ya da çıkmak zorunda kaldıklarında ekmek yemeleri için halka açılmasalardı bilmeyecektik bu müziği dostlar. Bir kısmı kahvehanelerde icra etti bunu. 🔻

Lale devrine dek müzik yanı musiki sadece Osmanlı sarayında ve bu gördüğünüz yalılarda söz konusuydu. Lale devrini bitiren isyanda zevk-ü sefa memurları olarak görülen musikişinaslar bu isyanın ardından işsiz kalınca çoğu sanatçı halka indi ve Türk Sanat Müziği halkla tanıştı 🔻

Sadece İstanbul'da değil, tüm Balkanlarda bu böyleydi. Bölgelerin feodal beyleri, ağaları ve saygın, hatırlı kimselerinin konaklarında bir "müzik, şiir"ve"ilim" heyeti mutlak olurdu ve toplanırdı. Üst kültür, bundan zevk alıyordu. Avamın derdi karnını doyurmaktı. Hala da odur. 🔻

Bu yarı feodal / asillere ait evlerin iç teyzinatı bile günümüzde "Türk evi" ya da "Türk yerleşmeleri" dendiğinde sanatta en ileri örnekleri ile gurur duyduğumuz yapılardır.Bu şehirleşme ve bu asiller sınıfı olmasa, bu sanatın sanatçısı hiç kimse için zahmet etmez bunu yapmaya 🔻

Sanat kendisini şehir asaleti ile birlikte gösterdiğinde zirveleşir. Türk kültürü dediğiniz vakit aklınızda sıralayacağınız şeylerin estetik değer taşıyan hepsi şehirli elitlerce meydana getirilmiştir. Çünkü şehir, MEDENİYET'tir. Arapçadaki MEDENİ kelimesi de ŞEHİRLİ demektir. 🔻

Yoksa köylünün derdi değildir camilerin, su kemerlerinin kenarına kuş evleri yapmak.Üst Kültürün alanıdır bu. Şehirli adamın derdidir bunlar. Şehirlilik için de şehre akışı kesmelisiniz 🔻

Derdi değildir duvarlara "cennet tasfirleri"veya"İstanbul camilerini nakşettirmek", tavan göbeği yaptırmak. Karnını doyurduktan sonraki öncelikleri düşünen, mekanını cennete çevirmek isteyen adamın aklına gelecek şeylerdir bunlar. Onlardır bu tür şeylerin müşterisi ve isteyeni 🔻

3 tür bitiş vardır. Düşmek, takla atmak ve kafasına sıkmak! Bizler de Balkanları kaybederek kafamıza sıktık. Beynimizde estetiğin, sanatın, 500 yılda inşa edilen en güzel mekanlarda bıraktığımız tüm hafızanın olduğu kısmı yok ettik. Yarım hafızayla da TOKİ üretiyoruz haliyle. 🔻

Şehirli, elit kişi zevkleri ve çevresi ile rafinedir.Oturup kalktığı kişiler de yaşadığı ortam da kendini belli eder.Ölür gider, sonraki kuşaklara miras bırakır o estetiği. En güzel tombaklar, en güzel beşikler kime yapılırdı? Demirin, metalin,eşyanın en güzeli, müşterisinedir 🔻

Fakir üşümemek,orta halli çevreye benzemek,elit kişi ise kendisini temsil edecek şekilde giyinir ve çevredekiler ona benzemeye çalışır. Aşağıda geçmişte yapılan bazı kadın portreleri bulunuyor. Üzerlerindeki giysiler, tamamen bir ÜST KÜLTÜR ürünüdür. Kültürümüzü bu oluşturuyor 🔻

Bizler bunu 17.yy'da Türkler gibi giyinmeye çalışan Sırp ve Yunanlıları okuduğumuzda da görürüz medeniyetimiz ve estetiğimizin boyutunu.Van Mour'un Boğazda düğün alayı adlı eserindeki yaşmak ve baş bağlamada bile bir estetik var.Şu Türk kadınlarındaki renkliliğe bakar mısınız? 🔻

Şimdi vermemiz gereken karar: Medeni mi olacağız? DENİ mi? (Aşağılık). Şehirleri büyüttükçe pişmiş aşa malzeme eklersiniz. İçeri attıklarınız bırakın pişmeyi, yemeğin tadını bozar, mahfedersiniz. Dolayısı ile imar durursa şehirleşme başlar. Fabrikalar da başka yerlere gider. 🔻

Çünkü imara arazi açmazsan bir süre sonra fabrika, değerlenen ve talep gören arazisi için Anadolu'da bir yer seçecektir. Bu şekilde tersine göç başlar ve en azından MISIR gibi rezalet bir ülke ya da ENDONEZYA gibi 150 milyon kişinin tek adada yaşadığı ülkelerden farkımız olur 🔻

İstediğimiz hava savunma sistemini alıp,istediğimiz yerleri uçaksavar "flakturn" ile donatalım,yapabileceğimiz şey, düşmanı şehrin merkezine çekmek olur. Ülkeyi ANCAK VE ANCAK eşit dağıtılmış bir nüfus ve organize bir sanayi bir eşit ve dengeli bir şekilde savunabilirsiniz. 🔻

Maksadını tam olarak bilemediğim bir kanala ne karşı ne de destekçisi olabilirim. Ama kanalın yapım maksadı nedir? Yok savunma maksatlı ise çevresine neden yerleşim yeri kuruyoruz? Şehir savaşında milyonlar ölsün diye mi? Yok çevresine şehir kuruyorsak savunma bahanesi ne? 🔻

Soruyorsun hemen bir "derin abi" sana diyor ki "girme bu konulara bilmediğin şeyler var" E iyi öyleyse anlatın herkes bilsin. Madem milli meseledir, milletin bilmesi ve topyekun desteği en iyisi değil midir? Şahsen ben bu kanalın gerekliliğine dair ikna olmak istiyorum dostlar.



Follow us on Twitter

to be informed of the latest developments and updates!


You can easily use to @tivitikothread bot for create more readable thread!
Donate 💲

You can keep this app free of charge by supporting 😊

for server charges...