Gazali

Gazali

29-10-2022

21:30

Machiavelli, Batı’da siyaset biliminin kurucularından birisi olarak kabul edilmektedir. Uluslararası ilişkilerde ise realist paradigmaya önemli katkı yapmış bir devlet adamı, diplomat ve stratejist olarak görülmektedir.

Machiavelli’nin uluslararası ilişkilere olan etkisini “devlet” kavramıyla başlatmak mümkündür. Batı dillerindeki stato (devlet) sözcüğünü ilk kez kullanan yazarın Machiavelli olduğu, bir başka deyişle, devlet fikrinin Machiavelli ile doğduğu bilinmektedir.

Günümüzde küresel iktidar sahiplerinin davranışlarında, özellikle son dönemde Ortadoğu’da yaşanan çatışmalarda uluslararası aktörler tarafından sergilenen diplomasinin “realpolitik” ağırlıkta olması, Machiavelli’nin düşüncelerinin geçerliliğini koruduğunun göstergesidir.

Machiavelli; devlet yöneticisinin bireysel ahlak ve devlet çıkarları arasında bir çatışma yaşaması durumunda, devlet çıkarlarından yana tercihte bulunması gerektiğini söyler. Ona göre devlet yöneticisi iyi yürekli, insancıl olabilir ancak tam tersini de yapmaya hazır olmalıdır.

Machiavelli, devlet yöneticisinin esas görevi ve sorumluluğu devlet erkini elinde bulundurmak ve devletini tehditlere karşı korumaktır der ve ekler; “Devletin ilk görevi ayakta durma ve varlığını kim tehdit etmeye cesaret ederse onu yok etmektir.”

Binaenaleyh; Küresel iktidarın uluslararası ilişkiler arenasında ilk ve belki en önemsediği kural; devletler arası ilişkilerin “çıkar” üzerine kurulduğu ve bu ilişkilerde (yerel veya küresel ) ahlaki norm olarak kabul edilmiş hususların kesinlikle aranmaması gerektiğidir.

2011 yılından beridir süregelen Suriye iç savaşına doğrudan veya dolaylı yollardan etki eden küresel iktidar sahibi devletlerin hedeflerine de bu felsefeyle bakıldığında amaçların daha iyi anlaşılacağını düşünmekteyim.

Eylül ayında ABD’de yayın yapan “Arab Center Washington DC” de çıkan “Biden’ın Suriye Politikası” adlı köşe yazısında şöyle bir anekdot bulunmaktadır:

“Biden yönetimi göreve geldiği tarihten itibaren, Suriye cephesinde hem Suriye’ye yönelik yaptırımları ile hem de Suriye içerisinde bulundurduğu birlikleri ile kendisine çok sınırlı hedefler belirledi.+

ABD yönetimi, Esad ile kopma noktasına gelen ilişkilerine karşın, (ABD’nin) bölgesel ortaklarının Esad'ı Arap birliğine geri getirme girişimlerine karşı çıkmadı. Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün, Cezayir ve Mısır; Esad rejimiyle ilişkileri normalleştirmeye yönelik adımlar attı.”

Yani özetle 2011 yılında “Dünya insanlarının en büyük düşmanı” olan Esad, 2022 yılında “Arap Birliği’nin yeni güzide üyesi”.

“Amaca ulaştıran her şey meşru kabul edilir.” Machiavelli

bitti.


Follow us on Twitter

to be informed of the latest developments and updates!


You can easily use to @tivitikothread bot for create more readable thread!
Donate 💲

You can keep this app free of charge by supporting 😊

for server charges...