Yiğitcan Erdoğan

Yiğitcan Erdoğan

02-07-2020

07:54

Memleketimden İnsan Manzaraları kitabında Kartallı Kâzım diye bir karakter vardır. Şair, Kâzım'ı Kuvay-ı Milliye Destanı'nda şöyle anlatır: "Ve kavga bittiği zaman ne çiftlik sahibi oldu, ne apartıman. Kavgadan önce Kartal'da bahçıvandı, kavgadan sonra Kartal'da bahçıvan."

Kartallı Kâzım kitapta bir başka yerde karşınıza çıkar. Köprünün oradaki bir ağacı gösterir Tatar yüzlü bir adama. "Şu köprünün dibindeki ağaç yok mu? Şu, soldaki, koskocaman. Bak. Dalları köprüyü asan. O dallara astılar ölüsünü Ali Kemal'in."

Kavgadan önce Kartal'da bahçıvan olan, kavgadan sonra da Kartal'da bahçıvan olmaya devam eden Kâzım anlatmaya devam eder: "İstanbul'dan kaldırıldı herif güpegündüz berberden, Beyoğlu'nda tıraş olurken, 338'de...." Tatar sorar: "Kim bu Ali Kemal?"

Kâzım kendi cevabını veriyor da, ben de anlatayım. Ali Kemal 7 Eylül 1869 İstanbul doğumlu bir muharrir. Dönemin gazetecilik lisanında -bugün sanırım olmayan- bir muhabir / muharrir ayrımı var. Muhabir haberi toplayan, muharrir de yazan gazeteci.

Ali Kemal Osmanlı'nın liberal demokrat bir ülke olması gerektiğini düşünüyor. Hürriyet ve İtilaf Fırkası'nın önemli bir üyesi, İkdam gazetesi yazarı. 31 Mart Olayları sonrası İngiltere'ye kaçıyor.

Ali Kemal daha önceden, 1903'te Londra'da Winifred Brun isimli bir kadınla evlilik yapmış. Sürgündeyken Winifred ile Osman Wilfred Kemal adında bir çocukları oluyor. Winifred doğumdan çok kısa bir süre ölüyor. Ali Kemal 1912'de çocuğu kaynanaya bırakıp Osmanlı'ya dönüyor.

Ali Kemal'in '12 sonrası kariyerini iki şey belirliyor gibi gözükmekte, bir: Osmanlı'nın son döneminde kontrolü eline almış "Üç Paşa" yönetimine gerçekten çok gıcık. İki: Ali Kemal epey büyük bir İngiliz hayranı. Mesela bakalım Atatürk Nutuk'unda ne demiş:

"İstanbul'da önemli sayılabilecek kuruluşlardan biri İngiliz Muhipleri Cemiyeti idi. [...] Bu derneğe girenlerin başında Osmanlı Padişahı ve Halîfe-i Rûy-i Zemîn unvanını taşıyan Vahdettin, Damat Ferit Paşa, Dahiliye Nâzırı olan Ali Kemal [...] bulunuyordu."

Şimdiden uyarayım, eğer bir yerde "Ermeni Soykırımı" denince tetikleniyorsanız; Ali Kemal'in o dönem söyleyip yazdıklarını okursanız da tetikleneceksiniz. Dönemindeki halk da tetiklenmiş. Biz tabi şimdi tetiklenince Twitter'da linç ediyoruz. O dönem gerçekten linç etmişler.

İki şey düşünüyorum: 20. yüzyıl başından buralara yine baya iyi geldik insanlık olarak Sekiz tane negatif menşor alınca "linç" diye ağlamak gerçek linçlerin ışığında biraz ayıp ha

Kartallı Kâzım şöyle anlatıyor linci: "Kaynıyor karınca gibi İzmit halkı. Fakat öfkeli, fakat merhametsiz. Çoğu da gülüyor, bayram yeri gibi İzmit şehri. Hava da sıcak, gök de bulutsuz."

"Birden ahali başladı bağırmağa: 'Kahrol Artin Kemal...' [...] Bir taş geldi arkadan başına çarptı. Bir taş daha bu sefer yüzüne. Kırıldı gözlükleri bıyıklarına doğru kanın aktığını gördüm."

Ali Kemal 1922 yılında böylece İstanbul'dan kaçırılıp İzmit'te öldürülüyor. İngiltere'de bıraktığı çocuğu Osman Wilfred, annesinin kızlık soyadı olan Johnson'ı kullanmaya başlıyor. Irene Williams ile evleniyor. 1940'da çocukları Stanley Johnson dünyaya geliyor.

Stanley Dünya Banka'sında çalışıyor, Avrupa'da saygı duyulan bir çevreci oluyor, politikaya atılıyor. 1963'te sanatçı Charlotte Fawcett ile evleniyor. 1964'te ilk çocukları dünyaya geliyor. Boris adını koyuyorlar.

O Boris de işte büyüyünce önce Londra Belediye Başkanı, sonra da Başbakan oluyor. Hatırlar mısınız Boris'e Londra Belediye Başkanı'yken "Türk Boris" denirdi? Ali Kemal yüzünden.

Sonra tabi sağda solda "Türkiye AB'ye katılacak, çıkalım oğlum buradan" diye pankart basan Brexit hareketinin önderi olduğu için Türk Boris demeyi bıraktılar. Bu pankart baya komik bence bu arada. Parantez içinde "76 milyon nüfus" yazmışlar. Yazık olm baya götleri atmış yani lan.

Konu çok dağıldı bu arada ama hak geçmesin diye söylüyorum, bu pankartı asan, yine şairden alıntılıyorum, "İngiliz'in hepsi değil, domuzu". Düzgün vatandaşlar elbette rahatsız olup "Oğlum n'apıyorsunuz lan" çekmişler.

Bu arada Ali Kemal'in sürgün dönüşü yaptığı başka bir evlilikten başka çocukları da var. Bunlardan Zeki Kuneralp, babasının İngiliz torunları gibi devlet görevine soyunmuş, 64-72 arası beş sene kadar Birleşik Krallık elçiliği yapmış.

Velhasıl bazı ailelerin hayatları bir yerden acayipleşmeye başlıyor sonra nesillerce garip olmayı da bırakmıyor bu hikayenin kıssası da budur. @netflixturkiye bak ben böyle bi sürü cool tarihi hikaye biliyorum, bana ulaş sana iki ay içinde "Ali Kemal ve Oğulları" diye seri hazır.



Follow us on Twitter

to be informed of the latest developments and updates!


You can easily use to @tivitikothread bot for create more readable thread!
Donate 💲

You can keep this app free of charge by supporting 😊

for server charges...