Sanatın Tarihi

Sanatın Tarihi

02-07-2020

11:32

İsa yakalandıktan sonra Yahudi yaşlılar ve başkahinler, İsa'yı ölüme mahkum etmek için bir araya geldiler. Onu bağladılar ve Romalı vali Pilatus'a teslim ettiler. Pilatus, İsa'ya şöyle sordu; "Yahudilerin kralı sen misin?"

İsa bu soruyu ve başka soruları cevaplamadı. Pilatus, bayram dönemlerinde halkın istediği bir mahkumu serbest bırakmayı gelenek haline getirmişti. İsa'nın yakalandığı dönemde ise hapiste Barabbas adında azılı ve ünlü bir suçlu vardı.

Pilatus, İsa’nın ciddi bir suçunun olmadığını, yaşlı Yahudilerin kıskançlık yaptığını düşünüyordu. Mahkeme başlad ve duruşma devam ederken, Pilatus'un karısı bir haber gönderdi. İsa'yı rüyasında gördüğünü söyleyen bir haberdi bu.

İsa'nın işine karışmamasını, onun zaten yeterince acı çektiğini söyledi. Bu haberi alan Pilatus yargılanma sürecini hızlandırdı. Teklif şuydu. Ya azılı katil Barabbas ya da İsa serbest kalacaktı. Halkın seçmesi gerekiyordu.

Başkahinler ve yaşlılar halka konuşma yapıp İsa'nın dine küfrettiğini söylediler. Pilatus halka hangisini serbest bırakacağını sorduğunda herkes Barabbas dedi. Pilatus bu sefer İsa'ya ne yapmak istediklerini sordu. "Çarmıha gerelim!" diye bağırmaya başladılar.

Pilatus tüm bu olana anlam veremiyordu. Yeniden sordu; "Bu adam size ne yaptı?! " ancak kalabalık Pilatus'u duymuyordu bile... Hepsi sadece tek bir şekilde haykırıyorlardı. "Çarmıha gerelim! "

Karar verilmişti artık. İsa çarmıh yoluna gidecek, Barabbas ise serbest kalacaktı. Pilatus bir tas su istedi ve ellerini yıkadı. Sonra şöyle söyledi kalabalığa; "Bu temiz adamın kanında benim suçum yok. Gerisini siz bilirsiniz."

Kalabalığın cevabı ise nefret dolu ve alaycıydı; "Onun kanı, biz ve çocuklarımızın üzerine düşsün!" İncil yazarı Matta anlatıyor tüm bu olayları.

Batı Resim Sanatı tarihi boyunca yüzlerce ressam özellikle sizlere az önce aktardığım, Pilatus'un ellerini yıkamasını veya yargı sürecini gösteren sahneler yaptılar.

Ancak Fransız baskı resminin ustası, illüstratör ve ressam Gustave Dore, yargılanma sürecinin bittiği ana odaklanıyor. Hem de oldukça görkemli bir şekilde yapıyor bunu. 1867-72 yılları arasında yaptığı Tuval Üzerine Yağlı Boya olan bu eser, 6 x 9 m ölçülerinde...

Günümüzde ise Strazburg Modern ve Çağdaş Sanat Müzesinde sergileniyor. Kararın verildiği ve yargılanma sürecinin bittiği o an, çok çarpıcı ve duygusal bir şekilde sahneleniyor.

İsa, beyaz kıyafetler içerisinde, kendisi için hazırlanan çarmıha doğru korkusuz ancak kırılgan bir şekilde ilerliyor. Çarmıha germe işlemi ise henüz gerçekleşmeyecek.

Önce, masumiyeti ve saflığı sembolize eden o güzel, beyaz kıyafetlerinden soyulacak ve kanlar içinde kalıncaya dek kamçılanacak. Ardından "Yahudilerin Kralı" diye dalga geçmek için başına dikenli bir taç yerleştirilecek.

Beyaz kıyafeti, emin adımları, sakin bakışları ve başındaki ışık hüzmesi ile son derece güzel ve çarpıcı resmedilmiş. Ayrıca yalnız bırakılmış. Kalabalığın gürültüsünden ve hareketinden uzak bir şekilde, oradaki harekete zıtlık oluşturarak ilerliyor.

İnsanlıktan, insanlığın curcunası ve günahlarından uzak, yalnız, uhrevi bir güç olarak, sanki kimse ona zarar veremeyecekmiş gibi yürüyor. Yüzünde üzgün bir ifade var. Annesi ve havarileri onu izliyorlar ve o da onların olduğu yöne doğru bakıyor.

Halk bu idamı izlemek için son derece hevesli görünüyor ve ifadeler son derece başarılı resmedilmiş. Kompozisyonun bize göre sağ tarafında ise mavi elbisesi ve beyaz baş örtüsü ile Meryem’i görüyoruz. Hemen solunda kızıl saçlarıyla Mecdelli Meryem yer alıyor.

Diğer yanında ise Klopas'ın karısı Meryem duruyor. Onların arkasında yaşanan arbede ise diğer figürlerin kim olduğunu seçmemizi zorlaştırıyor. Meryem'in başındaki örtü, onun yüzünü kalabalığın karanlığı içinden çıkarıyor ve yüzündeki duyguya odaklanmamızı sağlıyor.

Birazdan oğlunun başına gelecekleri izlemekle kalmayıp çarmıhın hemen dibinde, son nefesine kadar İsa'nın yanında duracak. Ona iki yanındaki Meryem’ler ve bir de Yuhanna eşlik edecek.

Dikenli tacı başına geçirildikten sonra, Çarmıhını Golgotha yani Kuru kafa tepesine kadar sırtında taşıyacak. Bütün bunları bilen Hristiyanlar için bu sahnede İsa'nın özellikle beyazlar içinde, tertemiz ve sakin resmedilmesi, eseri çok daha etkileyici bir hale getiriyor.

Tuvalin anıtsal boyutlarını da eklediğimizde karşısında çok uzun süre kalacağımız muhteşem bir başyapıt doğmuş oluyor. Söyleyeceklerim bu kadar, okuduğunuz için teşekkür ederim. Sanatla kalın. 🖤



Follow us on Twitter

to be informed of the latest developments and updates!


You can easily use to @tivitikothread bot for create more readable thread!
Donate 💲

You can keep this app free of charge by supporting 😊

for server charges...