Etnikce

Etnikce

29-06-2020

07:13

Genç Cumhuriyet'in ilk yılları ve bugüne bakarsak o zamanın Abdullah Öcalan'ı sayılabilecek şahsiyeti Şeyh Said. Bugünün Siyasal İslamcılarının bir kesimi ve Kürt Milliyetçilerinin sahip çıktığı Şeyh Said ve İsyanından bahsedelim. Bilgiselimize başlıyoruz.

Şeyh Said 1865 yılında Elazığ’ın Palu ilçesinde doğmuştur. İleriki yaşlarında babasının bazı işlerinden dolayı Hınıs’a yerleşmişlerdir. Burada babası ve dedesinden aldığı eğitimle Kuran-ı Kerim ve birçok dini ilimi de öğrenmiştir.

1923 yıllında Türkiye Cumhuriyeti’nin ilan edilmesi ile beraber getirilen yeni inkılaplar ve özgürlükler Şey Said ve daha birçok kişiyi rahatsız etmişti. İstanbul’da Kürt Teali Cemiyeti, Cibranlı Halit Bey ve T.B.M.M de milletvekili olan Yusuf Ziya Bey büyük planlar hazırlıyordu.

Ancak bu plan için bir şey daha lazım idi. O da isyana liderlik edecek olan kişi. Kendisine önerilen isim Şeyh Sait idi. Çünkü Şeyh Sait tam bir Cumhuriyet düşmanıydı. Bu iş için biçilmiş kaftan.

Yusuf Ziya Bey aklındaki isyanı hayata geçirebilmek için ilk olarak Doğu bölgesindeki Kürt ve Zaza aşiretleriyle irtibata geçti ve işbirliği içerisine girmeye çalıştı. Gönderdiği mektuplara çoğunlukla olumlu cevap aldı.

Şeyh Sait'in İnkılaplar ve Cumhuriyet düşmanı görüşleri üst düzeydeydi. Hırsıyla ve düşmanlığıyla isyanı Doğu da üst düzeye çıkarmıştı. Şeyh Sait aşiretlerle görüşüp onaylarını almıştı.

Fakat bu gizli görüşmelerden çok fazla gizlenememişti ve Ankara hükümetinin adamları olaylardan haberdar olup Mustafa Kemal Atatürk'e durumu bildirmişlerdi.

Yusuf Ziya Bey ve Cibranlı Halit Bey için yakalanma emri çıkarılmıştı. Yakalandıktan sonra cezaevine atılmışlardı. Ancak asıl yakalanması gereken kişi Şeyh Said ise yakalanamamıştı. Foto: Cibranlı

Tam da isyanın patlamış olduğu sıralarda Terakki Perver Cumhuriyet Fırkası kurulmuştu. Bu Fırka içinde muhalif görünüşlü birçok Şeriatçıyı barındırıyordu. İsyanın yayılması için büyük bir çaba içerisine girdi bu Fırka. Bu olaylar neticesinde Başbakan Ali Fethi Bey görevden alındı

Görevden alınan Ali Fethi Bey'in yerine İsmet Paşa'nın kurduğu hükümet başa geçti. İsmet Paşa, hükümetinin ilk adımı olarak “takrir-i sükun kanununu yürürlüğe koydu ve Ankara ve isyan bölgesinde iki tane İstiklal mahkemesi kurdu.

Şeyh Sait isyanının asıl çıkarılma sebebi ise İngilizlerin Musul ve Kerkük bölgesinde Türk tarafının hak iddia etmesini engellemek içindi. Kürtlere ise bağımsız bir Kürt devleti vâdedilmişti.

İsyan ilk olarak 13 Şubat 1925 yılında Ergani ilçesine bağlı Piran köyünde baş gösterdi. İsyancılar ilk olarak Genç İli’nin Darhani’ye bölgesini ele geçirdiler.

İsyan başladıktan sonra isyancıları ilk karşılayan asker grubu isyanı bastırmada başarılı olamadı ve isyancılar'da Elazığ'ı ele geçirdi. Bir sonraki hedefleri daha da büyük bir yeri ele geçirmekti.

Hedefteki il Diyarbakır idi. Ancak isyancılar istediklerini elde edemedi, diyarbakırı ele geçiremediler. İsyanın kısa zamanda bu kadar hızla yayılması hükümetin hızlı refleks göstermemesi ve ciddiye almaması olmuştu.

İsyancılar Elazığ ve Genç bölgelerini ele geçirmesiyle hükümet buralarda sıkıyönetim ilan etti. Kürt isyancıların lideri olan Seyit Abdülkadir isyanın hızla yayılması için silahlı çeteler kurmuştu.

Hükümet yaptığı büyük çaplı temizlik hareketiyle kısa sürede isyancıları bastırdı. Takrir-i Sükun kanun sadece 4 yıl yürürlükte kaldı. Şeyh Said 15 Nisan’da jandarmaya teslim oldu. Teslim olmasındaki sebep artık kaçacak bir yerinin olmaması ve imkanlarının tükenmesiydi.

İstiklal Mahkemesinde alınan kararla birlikte Şeyh Said ve yandaşlarının idamlarına karar verildi. Mahkemede belirtilen bir diğer nokta ise tekke ve zaviyelerin halkı dinle kullanıp iç huzursuzluklara neden oldukları için kapatılması kararıydı.

Bugün bu bölgelerin Türkiye için ne kadar değerli olabileceğini düşünürsek o dönemde bu isyanın ne denli etkili olduğunu anlamış oluruz. Türk ordusu Musul için uğraşamadan Şeriatçı ve ayrılıkçı isyanlarla uğraşmak zorunda kalmıştır.

Şimdinin PKK'sı Sol ve Dinsizlik üzerinden gidiyor, geçmişte ise bölücü isyan din üzerinden yapılmıştı. Unutmayın. Bunlar için din de ideolijiler de amaçlarına giden yolda kullanılacak bir argümandır.

Ülkemizi bölmek için her kılığa girebilirler, her ideolojiden görünebilirler. Bunları sakın kendinizdenmiş gibi savunmayın. Bilgiselimiz burada sona erdi. Bizlere Türkiye Cumhuriyeti Devletini armağan eden Atatürk ve silah arkadaşları özlem ve saygı ile anıyorum.



Follow us on Twitter

to be informed of the latest developments and updates!


You can easily use to @tivitikothread bot for create more readable thread!
Donate 💲

You can keep this app free of charge by supporting 😊

for server charges...