Celal Eren Çelik

Celal Eren Çelik

21-05-2020

20:36

KOMBASSAN'A KİM KONDU? 1-Evet sevgili dostlar dün Yeniden Refah Partisi'nin Genel Başkanı ve eski başbakanlardan Necmettin Erbakan'ın oğlu Fatih Erbakan'ın"15 yaşındaki bir kız cinsel olgunluğa erişmiştir"şeklindeki sözlerini her "aklı başında" kişi gibi biz de eleştirdik.

2-Ve dedik ki "Günlerdir DM kutumuza mesaj atıp,Youtube kanalımıza yorum yazarak Fatih Erbakan'ı görmezden gelmeyin diyen Yeniden Refah Parti'li arkadaşlar,Fatih Bey'in buna verecek bir cevabı olur mu?"

3-İşte o andan itibaren işler enteresan bir hal almaya başladı.Fatih Erbakan'ın herleye cevabı olduğundan bizim kendisinden korktuğumuzdan falan bahsedenler olduğu gibi en enteresan yorumlar organize şekilde akşam yapılmaya başlandı...

4-Ne deniliyordu o yorumlarda "Siz iftiralarınızda boğulacaksınız ama Fatih Erbakan Hakk'ı haykırmaya devam edecek"

5-Biz de bir soru soru sorduk bunu söyleyenlere ve dedik ki "O Hakk'ı haykırmaya Bosna ve Kombassan paralarından başlayalım mı?" Defalarca tekrar ettik sorumuzu:"Bosna ve Kombassan paraları nerede?"diye

6-Şu ana kadar verilen bir tutarlı cevap yok her kişi farklı bir savunma yapıyor ve güya cevap veriyor.Tabii bu da enteresan her biri başka masallara kanmış demek ki...

7-O zaman bize mesela Kombassan'ı yazarak başlamak farz oldu...Hadi o zaman peşrevi daha fazla uzatmayalım ve yazımıza geçelim.Sizler hazırsanız biz de hazırız.Çayı kahveyi kapan gelsin...

8-Tarih yaprakları 1986’yı gösterirken Konya’da tarım dışında bir yatırımla da çok büyük paralar kazanılabileceğini düşünen bir isim vardır. Bu isim genç yaşta yüksek kimya mühendisi olan Haşim Bayram’dır…

9-Konya’da özellikle muhafazakar çevreler tarafından sevilen ve saygı duyulan bir isim olan Haşim Bayram, 1986 yılından beri kafasında kurguladığı yeni “sistemini” 1989 yılına gelindiğinde artık tam olarak uygulamaya sokabilecek hale getirmiştir.

10-Sistemin temeli “ÇOK ORTAKLI” bir yapının var olmasına dayanacaktır. Ana söylem ise “FAİZSİZ KAZANÇ” şeklinde belirlenmişti. Hedef kitle ise muhafazakar, yastık altı tasarruflarını faiz korkusu nedeni ile bankalara yatırmayan ve özellikle de cami cemaati olan vatandaşlardı…

11-Haşim Bayram 1989 yılında resmen düğmeye basarak ilk şirketini kurdu. ”Büyük macera” başlıyordu… Çok iyi bir hatip olan ve ikna kabiliyeti üst seviyedeki Haşim Bayram ilk iş olarak cami cemaatleri ile temas kurdu.

12-Bu temaslarında faizin ne kadar büyük bir günah olduğunu, faiz yemek ile zina arasında fark olmadığını anlatıyordu.Kendi modeline katılanlara kesinlikle “faiz vermeyecekti

13-Kendi yaptığı işe para yatıran herkese ortaklık payı %1’i geçmeyecek şekilde “kar payı” verecekti. () Aslında verilen ortaklık payı binde 1 olacaktı) Evet ortaklık payı %1’i geçemeyecek ama sisteme ne kadar çok para yatırırsan o kadar fazla da kar payı alacaktın…

14- Haşim Bayram broşür ve kataloglar bastırıyor ve insanlara yapılacak tesisleri gösteriyordu. Tabii sisteme dahil olunursa bu tesislerden elde edilecek gelirden bir kısmının Dünya’nın dört bir yanındaki mazlum Müslüman din kardeşlerine gönderileceğini eklemeyi de unutmuyordu…

15-Sistem herkese açıktı. Sisteme göre herkes kara da zarara da ortak olacak bu arada tesislere,tesislerdeki üretim araçlarına ve hatta üretim teknolojisine de ortak olacaktı.

16-Maya tutmakla kalmamış, büyük de rağbet görmüştü. İnsanlar değişik meblağlarda parasını getirerek Haşim Bayram’a yatırıyor, karşılığında“Ortaklık Katılım Belgesi”alıyordu.Bu belge matbaada basılmış sıradan bir belgeden başka bir şey değildi ve hukuki hiçbir anlam taşımıyordu.

17-Kısa zaman içerisinde sisteme düzenli ve sürekli artan sayıda katılımcı girişi sağlamaya başladı Haşim Bayram… Sistemin yaşaması için ilk yılın sonu hayati önem taşıyordu. O nedenle sisteme giren ilk paralar ile ufak tefek yatırımlar da yapılmaya başlandı.

18-İlk yılın sonu geldiğinde ise para yatıran kişilere Haşim Bayram’ın bir sürprizi vardı… Her kes %5-10 KAR PAYI BEKLERKEN, Haşim Bayram “Çok kar ettik” diyerek insanlara %40 kar payı dağıtıyordu…

19-İlk yıl olduğundan sistemde görece olarak az kişi olması ve sisteme giriş akışı da sağlandığı için yatırımlardan gelen paranın da bir kısmı ile bu yüksek kar payı finanse edilmişti.

20-Modelin adına “KAR ZARAR ORTAKLIĞI” denmişti ama yatırdığı 10 bin Mark’ın 1 sene içerisinde %40 değerlenip 14 bin Mark oluşunu gören muhafazakar yatırımcı kitle “karın” büyüsüne kapılmıştı.

21-Çoğu ya karı hiç almayıp sistemde bulunan ana parasının üzerine ekledi… Böylece sonraki sene kazancı katlanarak artacaktı

22-Bir de bu kazancı duyanlar sisteme akın akın gelmeye başlayınca kar topu bir çığa dönüşmek üzere yuvarlanmaya başlamıştı…

23-Öte yandan Konya merkezli pek çok firma ofisler tutarak isimlerinin sonuna da “Holding” ibaresini ekleyerek aynı yöntemi izlemeye başladı. Konya’da resmen “KAR PAYI SAVAŞI” yaşanıyordu… %60-70 HATTA %80 kar payı vaad eden “holdingler” türemişti…

24-KOMBASSAN kendi rakiplerini yaratmıştı… Ama KO0MBASSAN’ı diğer “muadili” holdinglerden ayıran 2 temel özellik vardı: 1. si KOMBASSAN belirli yatırımları gerçekten yapıyor ve tesisler kuruyordu.

25-Ama 2. Kısım daha da önemliydi. Hatta "stratejik"bir "Olmazsa olmazdı"... KOMBASSAN’ın başta Necmettin Erbakan olmak üzere Refah Partisi ile yakın ilişkileri mevcuttu…

26-Takvim yaprakları 1991’i gösterdiğinde Refah Partisi yapılan genel seçimlerde ittifak ile Meclis’e girerken Türkiye için de Siyasal İslam’ın önlenemez yükselişi başlıyordu…

27-1980’lerin sonu 1990’ların başı itibariyle adeta ilmek ilmek dokunan siyasal İslam’ın önü artık açıktı. Ve siyasal İslam yurtdışında da özellikle Almanya-Avusturya-Hollanda hattında çok etkindi.

28-Refah Partisinin yan kuruluşu olan Milli Görüş Vakfı kendisine Köln’ü merkez olarak almıştı ve bu ülkelerde büyük bir nüfuz alanı kurmuştu. Özellikle bu ülkelerdeki camiler ve bu camilerin cemaati tamamen Milli Görüş Vakfı etkisindeydi.

29-Ve tabii bu camilerde Refah Partisi’nin izni olmadan tek bir propaganda konuşması yapmak hele hele yardım toplamak mümkün değildi

30-Camilerde toplanan yardımlar, kurban derileri, yapılan keres v.b organizasyonlar, kitap satışları ile camiler adeta büyük bir rant alanına çevrilmişti.

31-Ancak Haşim Bayram gözüne yurtdışındaki dindar gurbetçilere diktiği için Ankara’nın yolunu tuttu… Yurtdışı için “sistem” şöyle işleyecekti Önce Refah Partisi Genel Merkezi’nden “bedeli karşılığında” onay alınacaktı…

32-Sonra Milli Görüş Vakfı’nın “girilmek istenen” camisinin bulunduğu bölge temsilcisine gerekli “izin bedeli” ödenecek, son olarak bir izin bedeli de “cami” için veriliyordu.

33-Ama öyle cami ve cami cemaatlerine ulaşılıyordu ki, örneğin harcanılan 100 bin mark 10 milyon Mark olarak geri dönüyordu. Yani Haşim Bayram kaz gelecek yerden tavuğu esirgemiyordu!

34-Artık Haşim Bayram sık sık Almanya’ya gidiyor, başta Köln olmak üzere cami cemaatlerine “Faizsiz yüksek kar payını” anlatıyordu. Faizin günahına özellikle vurgu yapıyordu konuşmalarında.

35-Zaten dini inançları gereği faize parayı yatırmayan cami cemaatlerinin yastık altı birikimleri adeta oluk oluk Haşim Bayram’a akıyordu.

36-Bu toplanan paralar aynı Türkiye’de olduğu gibi “Ortaklık Katılım Payı” adı altında düzenlenen belgeler ile veriliyordu. Ve ilk yıl sonu da yurtdışında da %40’tan naz olmamak kaydıyla kar payı dağıtıldı. Sistemin “cazibesi” ve devam edebilmesi için bu hayati önem taşıyordu.

37-Bu arada sessiz sedasız Lüksemburg’da bir şirket kuruluyordu: KOMBASSAN HOLDİNG S.A 1929’du… Sessiz sedasız kurulan bu şirket aslında “BÜYÜK OYUNUN” bundan sonraki “kilit taşı” olacaktı…

38- Lüksemburg’da kurulan bu şirket“kar-zarar ortaklığı”modeline göre pek çok kişiden para toplayarak şirkete ortak etmesine,kasasına milyonlarca Euro girmiş gözükse de 2007 yılının Ekim ayında iflasını açıkladı. Şirket iflası ile birlikte 25 bin mağduru da arkasında bırakıyordu.

39-Almanya’da toplanan paralar ile KOMBASSAN’a ortak olduğunu sanan gurbetçiler aslında Lüksemburg’ta kurulan paravan KOMBASSAN HOLDİNG S.A 1929’a ortak ediliyorlar paraları da vergi cenneti Lüksemburg’a akıyordu…

40-Tabii Lüksemburg üzerinden de Türkiye’de bulunan ana firma KOMBASSAN İNŞAAT TARIM VE TURİZM İŞLETMELERİ A.Ş hesabına… Bu Lüksemburg ayağına geri dönmek üzere bir virgül kopyuyoruz…

41-Tarih yaprakları 1993’ü göstermekteyken 1 yıl sonra yapılacak yerel seçim öncesinde basının gücünü çok iyi bilen Erbakan geniş kitlelere ulaşmak için bir kanal kurma fikrini kafasına koyar.

42-Erbakan Altınoluk’taki meşhur yazlığında KOMBASSAN A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Haşim Bayram,Azmi Ateş,Zekeriya Kahraman ve kara kutusu Recai Kutan ile “özel” bir toplantı gerçekleştirir.

43-Kanal projesi enine boyuna bu toplantıda masaya yatırılır ve kanal kurulması kararı alınır.Kanal için gerekli teknik alt yapı konusunda TRT ile görüşülür.

44- 3 Şubat 1993 tarihinde ise kanal için n8 ortaklı Yeni Dünya İletişim A.Ş kurulur.Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Recai Kutan,,Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Haşim Bayram olurken, muhasip üye ise Zekeriya Kahraman’dır.

45-Vakit kaybetmeden Almanya seferine çıkılır, Haşim Bayram cami cemaatlerine İslami kanal için vaaz vermekte ve para toplamaktadır artık. Ve KANAL 7 işte Almanya’da camilerde toplanan bu paralar ile kurulur.

46-Partiye zarar gelmesin diye ise bir süre sonra Recai Kutan hisselerini Zekeriya Karaman ve Mustafa Çelik’e devreder.

47-Haşim Bayram bir camide bu konuda vaaz verirken ezan okununca “Bu kanal işi ezandan önemlidir” diyor,kanal için en az 200, en fazla 5000 karışık “Ortaklık” hissesi satıyordu…

48-Ancak KANAL 7 için para toplarken de “Kanalın gayrimenkulleri,teknik cihazlar gibi her şeye ortaksınız” deyince bir daha vaaz veremez pasifize edilir.

49-Artık kanal için para toplama görevini aktif şekilde Zekeriya Karaman yapacaktır. 1994 seçimlerinde Refah Partisi başta İstanbul ve Ankara olmak üzere pek çok büyükşehir belediyesini kazanır…

50-Ardından ise DYP ile koalisyon hükümeti kurarak Erbakan’ın başbakan olacağı RP-DYP koalisyonu ile iktidar… Ancak Refah Partisi iktidarda fazla uzun tutulmayacaktır ve “ilahlar” kurban istemektedirler.

51-Dönemin medya devleri Bilgin ve Doğan Grubu Refah Partisi’ne savaş açmışlardır ve KOMBASSAN’ı da es geçmezler.

52-Hüriyet Erdoğan İstanbul Belediye Başkanı iken Levent Büyükdere Caddesi’ndeki 4 dönümlük milyonluk arsayı sadece 305 bin TL’ye KOMBASSAN’a sattığını ortaya çıkartır. Hani bir virgül koymuştuk Lüksemburg ayağına gelin tekrar dönelim Lüksemburg ayağına…

53- Lüksemburg’daki paravan firma paraları Türkiye’deki ana firmaya gönderiyor demiştik.Ancak Türkiye’deki asıl firma olan KOMBASSAN İNŞAAT TARIM,TURİZM İŞLETMELERİ A.Ş 1996-98 arasında sürekli ve çok büyük zarar içerisinde.

54- Ama işin ilginç olanı bu bu kadar zarar ederken %1820 BANDINDA KAR PAYI DAĞITMAYA DEVAM EDİYOR!

55-NOT:Yukarıdaki tweette kar bandı %18-20 bandında şeklinde olacak...Düzelterek devam ediyoruz...

56-İşte Almanya-Lüksemburg hattındaki gurbetçi paraları zarardaki Türkiye’de bulunan ana firmayı finanse etmekte kullanılıyordu.

57-Ana firma 2001 krizi ile adeta felç olmuştu.1996 itibariyle plansız,sıcak paraya dayalı adeta hormonlu büyüyen KOMBASSAN artık kar payı ödeyecek durumda değildi ve sistem tıkanmıştı.

58- 2001 krizi ile çöküş başladı…Hacizler,ard arda açılan davalar,parasını isteyen ortaklar…KOMBASSAN iflasın eşiğindeydi…

59-Ama 2002’de AKP’nin iktidara gelmesi ile KOMBASSAN’a adeta bir piyango vurdu. Önce muktedir olduktan sonra kendi sermayesini yaratma çalışmasına hız veren AKP,KOMBASSAN’ı korumaya aldı.

60-Açılan davalar rafa kaldırıldı ve zaman aşımına uğratıldı, sonrasında ise yeniden hayata döndürmek için KOMBASSAN’a verilen krediler ve toplu satın almalar geldi.

61-Ancak 2002-2012 arasında AKP’nin uzattığı bu “yardım elinin” bir bedeli vardır ve KOMBASSAN AKP tarafından,AKP’ye göre yeniden “dizayn” edilmiştir.

62-Artık çok yıpranan Haşim Bayram taammen tasfiye edilirt ve kendi kurduğu holdinge girişi dahi yasaklanır. KOMBASSAN’da Ali Rıza Alaboyun önce Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı yapılarak etkinleştirilir, sonrasında ise Yönetim Kurulu Başkanı yapılır

63-Bu arada Ali Rıza Alaboyun 2002 itibariyle 3 dönem AKP MİLLETVEKİLİ BİR KEZ DE ENERJİ BAKANIDIR! Alaboyun ile yeniden büyüyen şirket son olarak savunma sanayiine de girer…

64- Bu arada KOMBASSAN geçmişinden de kurtulunması gerekmektedir ufak bir değişiklik ile KOMBASSAN’ın adı BERA HOLDİNG olarak değişir…

65-Ha parasını alamayan binlerci gurbetçi mi? Onların mağduriyetleri ise halen giderilmiş değil. Önemli de değiller birilerinin umurunda da değiller....

66-"Bugün mü geldi aklına bunu yazmak" demeyin zira biz bu floodu ilk yaptığımızda tarih yaprakları 14 Mart 2018'i gösteriyordu...Konuyu daha da detaylandırıp KRİPTEKS E-DERGİ abonelerine dergimizin 1.sayısında dosya haber olarak sunmamızın üzerinden ise 15 ay geçti :))

67-Hani soruyorduk ya Bosna ve Kombassan paraları ne oldu? diye...İşte işin Kombassan ayağı budur...

68-Ve ben verdiğim sözü tutarım bu akşam bu flood sonrasında Fatih Erbakan'ı da davet edeceğimi Bosna Paraları başta olmak üzere başka konuları da onun cevaplamasını isteyeceğimi söylemiştim...

69-Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan'ı @ErbakanFatih Celal Eren Çelik ile 30 DAKİKA programına çağırıyorum,DM kutum açık bana ulaşabilirler...İstedikleri zaman programda soru sormak için ben hazır olacağım...Ve emin olun sorulacak çook soru var....

70-Bu saate kadar bizi okuyan veya daha sonra okuyacak tüm dostlarımıza bin selam olsun diyor ve klasikleştiği şekli ile bitiriyoruz floodumuzu:"Takdirleriniz beğenilere,beğenileriniz RT'lere yolculuk etsin"


Follow us on Twitter

to be informed of the latest developments and updates!


You can easily use to @tivitikothread bot for create more readable thread!
Donate 💲

You can keep this app free of charge by supporting 😊

for server charges...