Kutsi Akıllı

Kutsi Akıllı

12-04-2021

19:03

Konu domatesten açılmışken biraz hakkında konuşalım. Domatesin orijinali Peru ve Şili'de bulunuyormuş. Kiraz domatese benzer büyüklükte ve küçük salkımlar halinde yetişiyormuş. Üretiminin ne zaman başladığı bilinmiyor ama oraya gidildiğinde Azteklerin tarımını yaptığı gözlenmiş

Salgınlardan kırılan eski kıta, hasta olmamak için yiyeceklerde son derece temkinli davranıyordu. Bu yüzden yeni yiyeceklerden uzak kalınması o günün şartlarında herkesçe kabul edilen bir davranıştı. Sonra bu vahşilerle tanrı nezdinde kardeş de olunsa, bir noktada durmak lazımdı.

Evelyne Bloch-Dano'nun deyişiyle "İsa'nın askerleri bu endişe verici hatta bazen yamyamlık yapan yerlilerle aynı yiyeceği yemeyi kendilerine nasıl yakıştırabilirdi?" Bunun yanında bu ürünleri Avrupa'ya getirerek kendileri destekleyen hükümdar ve kişilere sunmayı ihmal etmediler.

Domates İspanya'ya, oradan Napoli'ye oradan da İtalya ve Provence'a ulaşmış. Zehirlenme korkusu yüksek olduğu için pek dokunan olmamış. Genelde renginden dolayı süs için dikilmiş ve sonunda Louis Eugenio Melendez'in "Hıyar ve domatesli natürmort"unda ortaya çıkmış (1772)

İşin ilginç tarafı domates değişmiş, vardığı bu farklı toprakta irileşmiş ve rengi de, ilk geldiğinde kendisine verilen "altın elma" adından da anlaşılacağı gibi, sarıdan kırmızıya dönmüş. Yani yenilmeden önce bile tohum için bayağı seçim yapılmış yetişenler arasında.

İlk olarak tuz biberle kızartma olarak İtalyan mutfağına girmiş. Hatta salata olarak da ilk olarak İtalyanlar kullanmış domatesi. Yani bu kadar sahip çıkmalarında haklı bir taraf var. Derken domates, Fransız İhtilalinden sonra Paris'e geçiyor. Bundan sonraki yolculuğu ise geriye.

Thomas Jefferson 1781'de bu meyveyle ilgilense de yaygınlaşıp sofraların tacı olması 19. yy'ı bulmuş ve Louisiana'da ketçabın keşfedilmesiyle masaların vazgeçilmezi haline gelmiştir. Domatesin sebze kabul edilmesi de Amerikalıların icadı.

(Genel kural: Klavyeye kahve döküldüğünde ara verilir) Sebzelerden alınan bir gümrük vergisinden dolayı domates mahkemelik olunca savcı onun yemekten sonra değil ana yemekte, çiğ ya da pişmiş olarak yendiğini söyleyip olayı sonlandırdığında domatesin de kimliği netleşti

Bugün dünyada domatesin yaklaşık 2000 çeşidi olduğu düşünülüyor. Oldukça melezlendi ve farklılaştırıldı. %94'ü sudan oluşan bu antioksidanı yüksek "sebze", glutamat deposu olması nedeniyle, lezzete dev bir katkı sunarak damağımızda çok farklı bir yere oturuyor

Türkiye'ye gelişi hakkında çok soru soruldu. Net olarak tarih verilemiyor ama 18. yy sonlarında ilk olarak İstanbul mutfağında görülüyor. Adı da (yoksa lakabı mı desek) "Frenk patlıcanı". 19, yy'da "domates" ve "tomato" olarak da anılmaya başlanmış

Burada sıkça yanlış kullanılan bir bilgiye dair bir açıklama da yapalım. Kavata adıyla belgelere dahi geçmiş olsa da bahsedilen domates değil, biberdir. Şekli tıpatıp domates gibi olduğundan karıştırılmıştır Bu konuda @maryisin5 ın "Kavatanın peşinde" makalesine başvurulabilir

Domates çok seviliyor ama kavatanın değeri henüz anlaşılamamış durumda. Oysa Dürrizade Nurullah Mehmed Efendi’nin de dediği gibi; “Men lem yezuk lem ya’rif” yani “Tatmayan bilmez” türünde. Lezzetperverlerin hayranı, lezzetkeşlerin tutkunu olacağı bir tat



Follow us on Twitter

to be informed of the latest developments and updates!


You can easily use to @tivitikothread bot for create more readable thread!
Donate 💲

You can keep this app free of charge by supporting 😊

for server charges...