Kapheros

Kapheros

26-11-2019

18:50

Uruguay da politik tutuklular izin almadan konuşamazlar, ıslık çalamazlar, gülümseyemezler, hızlı yürüyemezler, başka tutuklularla selamlaşamazlar; gebe kadın, yan yana kadınla erkek, kelebek, yıldız ve kuş resmi yapmaları da yasaktır.

Bir pazar günü ideolojik fikirler beslediği için işkenceden geçip hapse atılmış olan öğretmen Didasko Perez i beş yaşındaki kızı Milay ziyaretine geliyor. Milay babasına bir kuş resmi getiriyor. Muhafızlar resmi, cezaevinin kapısında yırtıyorlar.

Ertesi pazar, Milay babasına bir ağaç resmi getiriyor. Ağaçlar yasaklı olmadığından resim içeriye alınıyor. Didasko resmi övüyor, sonra ağaç dallarının arasına serpiştirilmiş, yarı gizlenmiş duran, renkli, küçük beneklerin ne olduğunu soruyor:

Portakal mı bunlar? Yoksa başka meyve mi? Çocuk parmağını babasının dudaklarına bastırıyor: Şşşşşt sonra eğilip babasının kulağına fısıldıyor: Saçma konuşmasana, Görmüyor musun, göz bunlar Senin için gizlice hapishaneye soktuğum kuşların gözleri Eduardo Galeano -- Yasak Kuşlar

Futbolcu olamadığı için yazar olduğunu söyleyen, hızlı ve sabırsız olduğu için yazmaya gazetecilik kulvarından başlayan Eduardo Galeano‘ya dünya “Çağın Vicdanı”, Uruguaylılar “Aziz” diyordu. Dünya onu en son; Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez’in, ABD Başkanı Obama’ya,

Latin Amerika kaynaklarının 15 ila 20’nci yüzyıl arasındaki sömürüsünü anlattığı “Latin Amerika’nın Kesik Damarları (1971)” kitabını hediye etmesiyle konuştu. O aslında bize bilmediğimiz hiçbir şeyden bahsetmedi; bilip de yüzleşmekten korktuğumuz şeyleri reddedemeyeceğimiz,

boş veremeyeceğimiz, görmezden gelemeyeceğimiz bir şekilde önümüze koydu. Latin Amerika üzerinden anlattı bizi bize; “modern zamanlar”ın o gösterişli imgesinin başındaki peruğu çıkardı, emperyalizme “kral çıplak” dedi.

Uruguay’ın başkenti Montevideo’da, II. Dünya Savaşı’nın başladığı yıllarda, 1940’ta doğdu. Gönlündeki aslan futboldu ancak olmadı; kendi deyimiyle bacakları kalas gibiydi. Orta sınıftan Katolik bir ailenin çocuğuydu. Bu nedenle ilk gençlik yıllarından itibaren,

fabrika işçiliğinden banka memurluğuna çok çeşitli işlerde çalıştı. Çizimi iyiydi; on dört yaşında Sosyalist Parti’nin yayın organı “El Sol” (Güneş) dergisi için politik karikatürler çizmeye başladı. Bu, Galeano’nun gazeteciliğe ilk adımıydı.

Çeşitli alanlarda pek çok şey söyleme isteği onu gündelik konular üzerine kısa makaleler yazmaya itti. Yavaş yavaş yazarlığa hazırladı. 60’larda dönemin en etkili haftalık politik gazetesi “Marcha”da editör olarak başladığı gazetecilik kariyeri,

yazarlık yaşamının da dönüm noktasıydı. Yazma sanatında gittikçe ustalaştı. Öyle geniş bir yelpazede yazıyordu ki herkese dokundu; okuyan herkesle yolu mutlaka bir yerde kesişti. Neler yoktu ki literatüründe; futbol, mitoloji, çocukluk, aşk, ekonomi-politik, müzik, savaş, dans,

sinema, iktidar, öfke, devrim, yoksulluk, şiddet, kapitalizm, ırkçılık, habercilik, kölelik, sömürge… Ezilenlerin ve ötekileştirilenlerin safındaydı; yazarak meydan okuyordu adeta. “Ben her zaman boğanın tarafını tuttum, matadorun değil.

Ve hala aynı taraftayım” diyordu 84’te verdiği bir röportajda. 70’lerin başında, bugün dahi bölgenin sosyo-ekonomik tarihi açısından bir referans kitabı niteliğinde olan “Latin Amerika’nın Kesik Damarları”nı yazdı. Kıtanın keşfedilişi ve istilasından başlayarak yüzyıllar boyunca

devam eden sahte “demokratikleştirme” ve “kalkındırma” girişimlerinin altında yatan niyeti anlattı. Emperyalist güçlerin yeraltı ve yerüstü kaynaklarıyla zengin kıtayı nasıl tükettiğini, bütün detaylarıyla sözünü esirgemeden yazdı.

Kitap 1971’de yayımlandı ve dünya solunun kült yapıtlarından biri oldu. Bu kitap onu, dünyaca tanınan bir yazar, Uruguay’ı sarsan 73 askeri darbesinin ardından ise mimlenmiş bir siyasi hükümlü yaptı. Bir süre hapis yattı. Özgürlüğüne yeniden kavuşunca Arjantin’in başkenti

Buenos Aires’e yerleşti ve “Crisis” adıyla kendi dergisini kurdu. 1976’da Videla’nın kanlı darbesiyle ülkede karanlık dönem başlamıştı. 20 dile çevrilen kült kitabı, ünlü yazarın adının, faşist diktatör Videla’nın “Ölüm Mangaları” listesine girmesine sebep oldu.

Bunu öğrenen Galeano, Arjantin’i terk edip İspanya’ya yerleşti. Bölge halkının içinde bulunduğu durumu, “Gerçeğin ne olduğuna bakmadan onu değiştirmenin sihirli bir yolu yok. Bir şeyi değiştirmek içinse önce ne olduğuna bakmak gerekiyor. Latin Amerika’daki sorun bu.

Onu göremiyoruz, körüz çünkü kendimize başkalarının gözüyle bakmaya şartlandırılmışız” satırlarıyla anlattığı “Latin Amerika’nın Kesik Damarları” kitabı onu bir gölge gibi takip ediyordu. Kitap yalnızca Uruguay’da değil, Arjantin ve Şili’de de yasaklanmıştı.

“Ben okumayanlar için yazıyorum, ezilmişler için, yüzyıllardır tarihe geçebilmek umuduyla kuyrukta bekleyenler, kitap okuyamayanlar ve kitap alacak parası olmayanlar için” demişti bir röportajında. Karl Marx’ın “Çürüme, doğada olduğu gibi tarihte de yaşamın laboratuvarıdır”

sözüyle başlayan “Aşkın ve Savaşın Gündüz ve Geceleri” kitabıyla, kimin için yazdığını bir kez daha ortaya koydu. Birkaç yıl sonra, 1982’de, yazarın ünlü üçlemesi olan ve Amerika kıtasının sömürge tarihini anlatan “Ateş Anıları” geldi. Üçlemenin ilk kitabı “Yaratılış”,

Kolomb ve Kolomb öncesi dönemi anlatıyordu. Ardından “Yüzler ve Maskeler” ile “Rüzgârın Yüzyılı” yayımlandı. Latin Amerika’nın yalnızca altın ve gümüşünün, nitrat ve kauçuğunun, bakır ve petrolünün değil; belleğinin de çalınmış olduğuna inanan Galeano,

bu üçlemeyle Latin Amerika’ya sömürgecilerin bilinçli bir şekilde sildiği belleğini yeniden kazandırıyordu. 1984’te Uruguay’da sivil yönetime geçilmiş, parlamento açılmıştı. 85’te, yeniden doğduğu şehirdeydi. Küba’nın, Latin Amerika kültür, sanat ve bilimine önemli katkılar

sağlayan kişi ve kurumlara verdiği Casa de la Americas Ödülü‘nü iki kez kazandı. “Ateş Anıları” üçlemesi, bir zamanlar yasaklandığı ülkede, vatanında kültür bakanlığı ödülüne layık görüldü. 1989’da Washington Üniversitesi’nden American Book Award Ödülü‘nü kazandı.

Usta yazar kendisiyle aynı kaderi paylaşan Nazım için, 2012 yılında yayımladığı günlük türündeki kitabı “Günlerin Çocukları”nda bir sayfa ayırdı. Nazım’ın “Giderayak” şiirine yer verdiği 6 Ocak tarihli sayfaya şu notu düşmüştü:

“Türkiye, 2009 yılında Nazım Hikmet’in reddedilen vatandaşlık hakkını iade etti. Ülkenin en sevilen, en nefret edilen şairinin Türkiyeli olduğu sonunda resmen kabul edildi. Kendisinin bu iyi haberden haberi olmadı, +++ 👉👉

yarım yüzyıl önce hayatının büyük kısmını geçirdiği sürgünde ölmüştü. Ülkesi onu bekliyordu ama kitapları yasaktı, kendisi de tabii…” Galeano pek çok kaynaktan beslendi, en fazla da kendi coğrafyasından: Saygıda kusur etmediği iki isim Juan Carlos Onetti ve Juan Rulfo'ydu.

Onlar, Galeano'nun yazarlığının kilometre taşıydı. Diktatörlük sona erdiğinde küfretmekten vazgeçmeyen, az konuşan ve yatağının dibindeki mekanizmadan hortumla şarap içip Uruguay'a dönmeyi reddeden Onetti'yle büyük romancı Rulfo, onun yolunu açan isimlerdi.

Topraklarının hikaye anlatıcılığını Onetti ve Rulfo'ya borçlu olduğunu söyler Galeano. Kitaplarından alıntılar ; "1492’de Amerikalılar yerli olduklarını keşfettiler, Amerika’da yaşadıklarını keşfettiler, çıplak olduklarını keşfettiler, günah diye bir şeyin olduğunu keşfettiler"

"Barış ve adalet haykırarak doğan yirminci yüzyıl kanın içinde boğulmuş olarak öldü ve bulduğundan çok daha adaletsiz bir dünya bıraktı arkasında…" "Kilise der ki, beden bir günahtır. Bilim der ki, beden bir makinedir. Reklamlar der ki, beden bir işletmedir.

Beden der ki, ben tam bir şenlik yeriyim!" "İnsanlığın muhteşem gökkuşağı maçoizm, rasizim, militarizm, elitizm ve diğer izm’ler tarafından orası burası kesilerek parçalanıyor, insanlık bunlardan fazlasıdır" "Hayır işlerine inanmıyorum. Dayanışmaya inanıyorum.

Hayırseverlik çok dikey. Yukarıdan aşağı iniyor. Dayanışma yataydır. Ötekine saygı duyar…" "Dünya zengin çocuklara para muamelesi yapıyor, paranın davrandığı gibi davranmayı öğrensinler diye. Dünya, yoksul çocuklara çöp muamelesi yapıyor, çöpe dönüşsünler diye…"

"Yoksullara yiyecek verirseniz ‘aziz’, neden yiyecekleri olmadığını sorarsanız ‘komünist’ olursunuz"

Kaynaklar;



Follow us on Twitter

to be informed of the latest developments and updates!


You can easily use to @tivitikothread bot for create more readable thread!
Donate 💲

You can keep this app free of charge by supporting 😊

for server charges...