Karaçar Menteş

Karaçar Menteş

02-08-2022

15:58

Ne yazık ki Türkiye'de Türklük (Turkic) bilincinin ne kadar eski olduğu ve Türk - İslam medeniyetini birbirini besleyen bir organizma olduğu bilinmiyor. Bu da bazıların kimliğimiz hakkında yanlış çıkarımlar yapmasına yol açıyor.

15. yüzyılın başlarında Türkistan’da “Timur Rönesansı” denen bir ilmî patlama meydana geldi. Semerkand ve Herat; bilim adamları, öğrenciler ve sanatçılar için cazibe merkezi olmuştu. Bu altın çağ çevresini de etkiledi.

Osmanlı’nın felsefe ve pozitif bilimler konusunda takip ettiği ekol Timur Rönesansı alimleri tarafından şekillendirildi. Özellikle Taftazani, Cürcani ve Kadızade-i Rumi (Anadolu'dan Türkistan'a eğitim almak için gitmiştir) çok etkili oldular.

Bir süre sonra kötüleşen siyasi vaziyet alimlerin oradan göç etmesine yol açtı. Osmanlı da bu göçten faydalandı. Anadolu’da astronomi, matematik, coğrafya öğretimi Semerkand’tan gelen Ali Kuşçu ve Fethullah Şirvani tarafından başlatılmıştır.

Abdülali Bircendi, Alaeddin Tusi, Haydar Herevi, Seyyid Ali Acemi gibi kimi astronom kimi fıkıhçı olan daha birçok alim Osmanlı topraklarına geldi. Bunun dışında Azerbaycan, İran ve Hindistan da Türkistan’ın ilim ve sanatından etkilendiler.

Sadece ilmî - felsefî değil, edebî olarak da Türk dünyası birbirine bağlıydı. Divan edebiyatı gayri-milli görülse de Müslüman Türk elitleri arasında köprü vazifesi görmüştür. Osmanlı, Azerbaycan ve Çağatay edebiyatçıları birbirlerini okurlar, eserlerine nazire yaparlardı.

En iyi örnek bana göre Türk dünyasının Shakespeare’i olan Nevai’dir. Osmanlı edebiyatçılarının da üstat saydığı Nevai, Türklük şuuruna sahipti. Türkçenin Farsçadan üstünlüğü iddiasının yanısıra Türkleri dilce birleştirme fikri de vardı.

Dönemin birçok kitabında “Türk”, çeşitli Türk halklarını kapsayan bir çatı terim olarak kullanılmış, ortak soya dayandıkları belirtilmişti. Orta Asya’da yazılan Divan-ı Lügat’it Türk(11.yy), Şeceret’ül Etrak(15.yy), Şecere-i Türki(17.yy) gibi eserlerin adında bile bunu görüyoruz.

Osmanlı da Türklüğünün ve atalarının Orta Asya kökenli olduğunun farkındaydı. Tevarih-i Ali Selçuk, anonim Tevarih-i Ali Osman, Aşıkpaşazade Tarihi, Kitab-ı Cihannüma ve benzeri kitaplarda Türklerin Türkistan’dan Anadolu’ya göç edildiği yazmaktadır.

Bu kitapların bir kısmı Oğuzname niteliği taşımaktadır ki ortak noktalarımızdan biri de budur. Cem Sultan’ın Oğuz Kağan’la ilgili Cam-ı Cam-Ayin kitabını yazdırıp oğluna Oğuzhan adını koyması hanedanın Oğuz Kağan destanına ilgisini göstermektedir.

Karakoyunlu Cihanşah’ın Oğuz Kağan Destanına atıf yaparak Osmanlıların kendi hanedanından soylu olduğunu söylemesi veya Hive Hanı Ebulgazi’nin Şecere-i Terakime’yi yazmasından anlıyoruz ki Oğuznamelere ilgi duyan ve içeriğine hakim olan tek hanedan Osmanoğulları değildi.

Aynı şekilde Dede Korkut’tan Köroğlu’na kadar bazıları sözlü bazıları yazılı olarak Türk dünyasına yayılmış olan birçok destan ve hikaye mevcuttur. Celalzade, Mohaç Meydan Muharebesi öncesi Osmanlıların kopuz eşliğinde Oğuz hikayeleri okuduğunu yazar.

Bunlar dışında birçok ortak nokta sayılabilir. Minyatür, çini, ebru gibi sanat türleri, kangal, akbaş gibi köpek türleri veya tarikatlar gibi birbiri ile alakasız birçok şey Anadolu’ya Türkistan ve Horasan’dan taşınmıştır. Türklerin kendisi de öyle.

Hülasa, Orta Asya’yı vurgulayan tarih anlayışı Cumhuriyetin uydurması değildir. Öyle Macar Turancılığı gibi modern milliyetçilerin kimlik arayışından doğmamıştır. Türkçülük, Türk dünyasının ortak ürünüdür ve bu dünyanın ortak kimliği muasır Türkçülerin “keşfi” değildir.

Bunları “Hazar’ın doğusu Moğol gibi ilkel Tengrici biz ise Romalıyız” gibi aptalca çıkarımlar yapmayın diye anlatıyorum. Kaldı ki bu seride değinmedim ama Tengrici/Şamanist Türkler de sandığınız kadar iptidai veya bizden kopuk değillerdi.

Kimlik ve medeniyet kaynağımızın Türkistan kökenli olduğunu reddetmek ve Orta Asya’da ilkel avcı toplayıcı olduğumuzu burada medeniyet kurduğumuzu zannetmek, Türklük ile uygarlığı ters orantılı gören öz nefretçi ucube olmanız ile sonuçlanabilir. Burada suç tarih müfredatımızda.

Çoğunlukla Türk-İslam medeniyetine değindim çünkü odağım Osmanlı’ydı. Mamafih, İsveç’e bile ticaret kolonisi kuran ekonomi devi Hazarları ya da entelektüel zirvelerimizden olan Uygurları “din değiştirdiler” diyip geçen müfredatın pre-İslamik tarih konusunda da değişmesi elzem.

Ne kadar yazarsam yazayım hep eksik olacak. Osmanlı’nın Türk dünyası ile siyasi ilişkileri, Türk-İslam eserlerinde eski Türk tarihi, Türkiye dışındaki Türkçüler gibi konulardan söz etmedim. Genetik bağlarımız konusuna daha önce değindiğim tweetler burada



Follow us on Twitter

to be informed of the latest developments and updates!


You can easily use to @tivitikothread bot for create more readable thread!
Donate 💲

You can keep this app free of charge by supporting 😊

for server charges...