Fyodor Mihayloviç Dostoyevski

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski

05-01-2021

19:42

Yeni Sanayi Devrimi ve geleceğin ekonomik trendlerinin büyük güç rekabetine etkileri

Dünya yeni bir güç rekabetine girerken etkileri ve sonuçları tüm insanlığın kaderini belirleyecek. Amerikan Genelkurmay Başkanı Mark Milley'in dediği gibi rekabet doğanın bir parçasıdır. Bu rekabette itici güç şüphesiz ki geleceğin teknolojileri ve ekonomisi olacaktır.

Ekonomik güç beraberinde sosyal gelişmeyi de getirirse gücü getirirse hegemon gücün gelmesi kaçınılmaz olacaktır.

Tam da burada Çin ve Amerika’nın ekonomik yönelim ve son yıllardaki gelişimine bakmadan önce büyük güç rekabetini daha iyi tanımalıyız.

İlk kez 2001’de Pentagon, ABD’yi yerleşik güç (status-quo power) olarak tanımlarken Çin’i meydan okuyan yükselen bir güç (rising challenging power) olarak tanımlıyor.

Bunun sonunca bir güç değişimi savaşı kaçınılmaz olacaktır. Ancak aynı yılda meydana gelen 11 Eylül saldırıları Amerika’nın dikkatini Ortadoğu ve savunmacı politikadan güvenlikçi politikalara geçiş oluyor.

Francis Fukuyama, Afganistan ve Irak’ta ABD’nin devlet inşası ile alakalı acı sonuçlar çıkardığını söyler ki çok yerinde bir değerlendirmedir. Savaşın verdiği istikrarsızlık Amerikan ekonomisine pahalıya patlamış olup ödemeler dengesini hayli bozdu.

Amerika Birleşik Devletleri Obama döneminden başlayarak Akdeniz ve Ortadoğu’da güç azaltması yoluna gitti ve Hillary Clinton’un Pivot Asya stratejisi ile Amerika, Asya Pasifik’te akıllı güç ilan edildi.

Güç kavramı Tukidides’den bu yana tartışılıyor. Akıllı güç, Amerika’nın sert ve yumuşak gücünü en etkili şekilde kullanması öngören bir savdır. Bu savın sonucu Obama, Trans Pasifik Ortaklığını kurmaya çalışsa da pek başarılı olamadı ve Başkan Trump da zaten masayı dağıttı.

Ancak 2018 yılına gelindiğinde Trump Doktrini olarak isimlendirilen Ulusal Güvenlik Raporu, Çin’i revizyonist bir güç olarak tanımladı.

Koronavirüs pandemisinin daha yeni olduğu günlerde Beyaz Saray Çin’i hedef alan bir rapor yaynladı. Rapor, Amerika açısından büyük güç rekabetini tanımlar nitelikte:

1)Amerika için Çin ile diyalog çabasının bir anlamı yok ! Amerika artık Çin’in üzerindeki baskıyı artırmalıdır.

2)İlişkilerin başladığı 1979’dan beri ÇKP rejiminin daha demokratik olmasını bekledik. Ancak Xi yönetimindeki ÇKP, aktivist ve muhalif kanadı susturdu ve hükümet ile parti arasındaki ayrım her geçen gün aşınıyor.

3)Çin, ticari ve finansal sübvansiyonları kullanarak Amerikan refahını tehdit etmektedir. Amerikan yönetiminin bu konuda daha fazla taviz verme şansı yok. 4)Amerika, Asya-Pasifik’te müttefikleriyle birlikte Çin’e karşı realist politika gütmelidir.

Peki, Amerika’yı bu denli kurumsal mücadelen uzak tutan ve daha çok algı üzerinden yürüten etken nedir ? Ekonomik sebepler

Çin büyüyen bir ekonomiye sahipken Amerikan ekonomisi daha kırılgan. Her ne kadar finansal hegemonya ABD’de olsa endüstriyel yoğunluğun Çin’e geçmesi ABD için bir tehdit. Ucuz iş gücünün Amerika’da olmayışı dünyayı farklı bir anlayışa sürükledi o da, endüstri 4.0

Yeni Sanayi Devrimi: Endüstri 4.0 Endüstri 4.0, akılı fabrika, şehir ve lojistiğin olduğu insan kaynaklı maliyet ve verimsizlikleri minimum düzeye indirgemeyi hedefleyen olgu.

İlk olarak 2011 senesinde Almanya’da ortaya çıkan bu kavram Alman hükümetine endüstri 4.0’ın önemi hakkında rapor sunuluyor. Peki endüstri 4.0 nasıl bir ekonomik olanaklar sunacak nerelerde kendini gösterecek ?

Bu sınai devrimi bir siber devrimdir. Evimizden fabrika ürünlerine her şeyin internete bağlandığı ve otomasyona geçtiği bir süreç. Fiziki sanayi ve dijitalleşmenin bir araya geldiği bu ekosistem birçok anlamda maliyeti düşürecektir.

DigitalEurope’un hazırladığı raporda Avrupa ekonomisinin dijitalleşmesi ekonomiye ek %5’lik büyüme getirecek. Milli gelirde de yaklaşık %47 büyüme bekleniyor 2030’da. Bu sadece endüstriyel işte değil, sağlıktan eğitime, lojistiğe her yer etki edecektir.

Örneğin İngiltere’de sağlık sektörünün her %1’lik dijitalleşmesi ekonomiye 200 milyon dolar kazandıracak. Goldman Sachs’ın raporuna göre kronik hastalıkların dijital verilerle izlenmesi dünya ekonomisine ek 200 milyar dolar girdi sağlayacak.

Sağlıktaki bu devrim, endüstri 4.0’ın ne kadar büyük etkilere sahip olacağını gösteriyor. Devrim neyi istiyor ve teknolojileri nedir ?

1)3D yazıcılar 2)Nesnelerin İnterneti, 3)Artırılmış gerçeklik 4)Sanal gerçeklik 5)Yapay zeka ve nanoteknoloji 6)Büyük veri yönetimi ve bulut işletim sistemleri

Gördüğümüz gibi endüstri 4.0 özünde yazılım devrimi. Peki sektörlere göre kurum içi çalışma ve dijital ortamın bütünleştirilmesi nereden nereye gelecek. (2020-2025) Elektronik: %45’ten %77’ye, Savunma Sanayi: %32’den %76’ya Endüstriyel üretim: %35’den %76.

Amerikan ekonomisinde bu dijitalleşme oranları her yıl %3-4 arası bir maliyet azalması bekleniyor.

Endüstri 4.0’ın veri edinme izleme ve bunların analizindeki yeteneği enerji sektörünü de yakından ilgilendiriyor. Petrol ve doğalgaz sondajlarında verilerde kullanılacak araçların akıllı hale getirilmesi verimliliği şüphesiz ki artıracaktır.

ABS, benzin enjektörü gibi ürünler ve elektrik santrali gibi altyapılarda siber ekosistemin geliştirilmesi de aynı şekilde maliyetleri azaltacaktır.

Üretime Katma Değeri 2030’a kadar Almaya iş gücünün önemli ölçüde azalması bekleniyor. Alman federal hükümeti ekonominin güç kaybetmesini engellemek ve hatta daha da ileriye götürülmesi için endüstri 4.0’a ilk etapta 40 milyar dolar yatırım yaptı.

Boston Consulting Group’un raporuna göre endüstri 4.0 sayesinde Alman ekonomisi 90-150 milyar dolar tasarruf edecek. 10 sene boyunca her yıl GSYİH’de ek %1 büyüme sağlayacak.

Bunun sonuncunda 290.000 yeni iş alanı ve 250 milyar Euro üretim yatırımı ekonomiye kazandırılacak.

Bu rapor 2015 yılında yazıldı ve 2021 senesinde olduğumuz için 2025’e kadar Almanya için farklı bir dönem başlayacak. Nitekim bu teknolojilere yatırım yaparak Tesla da Almanya’da fabrika kuracak.

Üretim sahalarının –fabrika ve tesislerin- endüstriyel robotlar ile güçlendirilmesi ve insan-robot arayüzlerinin bir araya getirilmesiyle bu devrim daha da hızlanacaktır.

Endüstriyel internetin en güçlü şekilde yapılandırılması ve akıllı sistemlere kavuşturulması dolayısıyla büyük veri analizlerine olan da talep artacaktır.

Endüstriyel internet, kaynak kullanımında yaklaşık %18’e yakın tasarruf meydana getirmesi bekleniyor. Dünyada bu alanda en büyük istihdam oranı %8’lik oranla Finlandiya.

Yeni sanayi devriminde öncekilere nazaran daha çok yazılım teknolojilerinin ön plana çıkarılacağını söylemiştim. Burada kullanılacak araç ve teknolojilerde siber ekosisteme gömülü.

1)3D Yazıcılar: 3D yazıcılar endüstri 4.0’ın donanımsal ve yazılımsal birimi.3D yazıcılar siber ortamda simüle edilen ve tasarlanan ürünlerin donanımsal olarak meydana getirildiği teknolojidir.

Amerikan devletine ait FDA, ilk defa 3D yazıcılar ile üretilen ilaçlara kullanım onayı vermişti. Bunun yanında 3D yazıcılar ile North Carolina Üniversitesi, kemik ve organ üretimlerini başarıyla gerçekleştirdi.

Amerikan havacılık şirketi Boeing, ‘’Boeing 787 Dreamliner’’ uçağındaki 30 parçanın 3D yazıcılar ile üretildiğini söyledi. Şirket yeni uçakların kanatlarının tamamının bu teknolojiyle daha sonra tüm uçakların bu teknolojiyle üretileceğini belirtti.

2)Büyük Veri Yönetimi ve Bulut İşletim Sistemleri: Bunca sanal işlem akıllı sistemlerle yönetilecek. Yöneten insan olsa da makinelerin verimli analiz yapmasının en önemli anahtarı şüphesiz ki veri analizi ve yönetimi.

Bunun için güçlü internet altyapısı ve teknolojiler gerekmektedir ki tam da burada 5G devreye giriyor.

5G, fabrikalar ve akılı evlerde makine insan uyumunu gerçekleştirmek için itici güç görevini görecek. 635 Mbps hızıyla verilen en hızlı şekilde işlenmesi ve aktarılması görevini görecek 5G sayesinde endüstriyel devrim, hızlanacaktır.

Yazının ilerleyen bölümlerinde siyasi boyutlarına değineceğim.

Morgan Stanley’in raporuna göre Microsoft’un kazançlarından %30’luk kısmı bulut işletim sistemlerinden. Bulut bilişim sistemlerinin 2026 yılında Pazar büyüklüğü 226 milyar dolar olacak.

Amerikan federal hükümetinin yenilenmesi için Apple, Amazon ve Microsoft’un yatırımları ile fedeal hükümetin bu yıl ki maliyetleri 5.5 milyar dolar azaldı. Avrupa’daki bulut bilişim sistemini kuracak olan Microsoft, merkezini Yunanistan olarak belirledi.

Microsoft’un misyonu en minimum alana em hızlı ve en büyük hacimde işletim sistemini koymak. Aynı şekilde Apple, 3 nanaometrelik çipler için TSMC ile anlaştı. 5G ve 6G’nin çipleri de muhtemelen böyle olacak.

3)Nesnelerin İnterneti: IoT yeni bir kavram değil ilk olarak 1999’da tanımlanıyor. Hatta bugün nesnelerin interneti dediğimiz pazar 19 trilyon dolar büyüklüğünde

Yeni çıkan arabalar ve uçaklar –ki ilerleyen bölümde F-35’lere değineceğiz- birçok akıllı sistemi barındırıyor. Nesnelerin interneti fiziksel ortamdaki makine ve insanlar arasındaki entegrasyon ve iletişimi sağlayacak.

Yani makineler arası iletişim derken verilen aktarımlarında ve üretim sürecinde hatta nakliye ve lojistik de hiçbir şekilde insan eli değmeksizin her şeyi bilgisayar halledecek.

Depolama ve lojistik de 5G sayesinde %90’a varan maliyet azalması olacak. Çünkü bu alanlarda en büyük maliyeti insan yapıyor. İnsanın aradan çıkarılması neredeyse hizmetlerin bedava olmasını sağlayacak.

4)Artırılmış Gerçeklik: Endüstri 4.0’da en önemli parçalardan biri simüle edip bunu fiziksel ortama sunmaktır. Yani bir nevi hologram. Intel’in Tokyo’ya kurduğu 5G ağı sayesinde Tokyo Olimpiyatlarında tüm dünyaya 5G ve artırılmış gerçeklik tanıtılacak.

Ürün ve hizmetlerin en karlı şekilde sunulması için veri analist ve yöneticileri sanal ortamdan fiziksel ortama geçişini sağlayacak ve en maliyetsiz şekilde tüketiciye sunulacak.

5)Endüstriyel Robotlar: Aklınıza gelebilecek tüm sektörlerde robotlar kullanılmaya başlanacak. Cambridge Üniversitesi, geliştirdiği robot sayesinde bir ilacı en düşük maliyette üretebilecek. Türkiye dahil dünyanın birçok ülkesi yaşlanıyor.

Yani iş gücü gittikçe azalırken enflasyonun artmaması için mecburen otonom sistemlere ulaşmak gerekiyor. Endüstriyel robotlarda bunlardan birisi. Tahminen en büyük Ar-Ge çalışmasını Amerikalı şirket General Electric yapıyor.

CATA isimli merkeziyle burada 3D yazıcılar ve endüstriyel robotlar üretiyor. Şirket aynı zamanda Türkiye’de rüzgar enerjisinden elektrik enerjisi üretecek teknolojiler geliştiriyor.

Endüstri 4.0 kendi arasında birçok dala ayrılsa da genel olarak hedefi fiziki ve sanal ortamı bir araya optimum verimi yakalamak.

İstihdam ve Ekonomiye Etkileri Akıllı fabrikalar ve akıllı şehirler derken her şeyin dijitalleştiği ortamda işçi sınıfı ve banka memurları büyük oranda tasfiye olacak. Çünkü bütün hizmetler dijitalleşecek ve akıllı nesneler en verimli ve ucuz şekilde hizmet verecek.

Talep şüphesiz ki bu teknolojileri üreten ve yöneten iş alanlarına olacaktır. Bu alanda çip üreticileri, moleküler biyoloji teknolojisi ve araştırma geliştiricileri, yazılım mühendisleri ve elektrik-elektronik mühendisliği önem kazanacaktır.

Bunun yanında işleri yürütecek insan ve makine ara yüzlerini yönetecek veri analistleri ve güvenliği sağlayacak siber güvenlik uzmanları da önem kazanacaktır.

Kuka’nın raporuna göre endüstri 4.0 sayesinde üretim aşamaları işçi gücünün ucuz olduğu yerlerden pahalı olduğu yerlere kayacak. Özellikle Avrupa’da Almanya ön plana çıkıyor. Hizmetlerin verimli hale gelmesi dolayısıyla kaynak tüketimi de azalacaktır.

Çin’in Politikaları Çin, ucuz iş gücüyle çıktığı bu yolda kendisini çok geliştirdi. Kurdukları lojistik ve üretim ağları ile birçok ülkenin köle çalıştırsa bile asla önüne geçilemeyecek bir düzeye geldi.

Bir sınai ürününün üretiminde bir sürü fizik bilimi detayı var. ÇKP, 10 km çapında bir üretim tesisinde döngüsel ve çembersel hareketleri öyle verimli kullanıyor ki bu hıza yetişmek imkansız.

30 yıl içinde kaybedeceği iş gücü dolayısıyla otonom sistem ve 5G’ye agresif bir yatırım yapıyor. China Mobile, Huawei ve ZTE ile birlikte Çinli firmaların yaptığı yatırım 200 milyar doları aştı.

5G ile beraber Çin, akıllı şehir ve fabrikalar için kolları sıvadı. Çin 5G işini içselleştirdi ve Fuijian’da %100 verimli isabet eden bir maden arama teknolojisi geliştirdi.

Çünkü 5G’yi tam kapasite bir teknoloji ile kullanacak bir telefon kullanıcısı 2 saatlik en iyi çözünürlükteki filmi 1-2 dakika içerisinde aktarım yapabilecek.

14. 5 Yıllık Planla Çin, nicelikten çok niteliğe önem vereceğinden başta Shenzhen olmak üzere birçok şehri akıllı hale getirecek. Ağaçlandırma da bunlardan biri.

New York’taki ağaç ekosisteminin New York ekonomisine yıllık olarak 200 milyon dolarlık bir getirisi mevcut. Çin Amerika’ya karşı karşılaştırmalı üstünlüğünü kaybetmemek için ve orta gelir tuzağına yakalanmamak için bilgi yoğunluklu ekonomiye geçiyor.

Nitekim şu an Çin’in kişi başı milli geliri 12.000 dolar cıvarlarında ve bu tuzaktır. Yakalanmamak için mutlaka teknoloji ve bilime yatırım yapılmalıdır.

Çin aynı zamanda Dijital Kuşak Yol projesi kapsamında yol üzerinde bulunan ülkelerin 5G pazarını ele geçirmek için çalışıyor. Yani hem stratejik hem de ekonomik hedeflerin olduğu söylenebilir. Bakalım ÇKP bu işte başarılı olacak mı.

ABD Politikaları Amerika’nın uzun zamandır sorunu geliştirdiği dijital teknolojileri bir türlü imalat sektörüne kazandıramamış olması. İlk öncelikle federal hükümetin ondan sonra tüm endüstrinin yenilenmesi için dijital dönüşüme destek var.

Endüstri 4.0 ve biyomedikal malzeme, ilaç ve aşı geliştirmeleri için ABD, teknoloji şirketleri ve Pentagon çalışmalarına destek verecek.

Koronavirüs sonrası dünyada petrol trendinin kaybolması karşısında Texas ekonomisinin çökmemesi için Pentagon, Texas’a dünyanın en büyük güneş enerjisi santralini kuracak. 6 Haziran 2016’da The Washington Post’un haberine göre Joe Biden, büyük veri tabanını kurdurdu.

Bununla tıbbi tedaviler ve üretim teknolojileri geliştirilecek. Amerika’nın altyapı sorunlarına karşı yeni nesil teknolojilerinin kullanılacağı Amtrak 2035 Sistemi demiryolu projesi var.

1985'de Silver Palm'ın kesilmesiyle Flo Rida, ekonomik büyümede olması gerektiği gibi katma değer sağlayamadı.

Amtrak System 2035, ABD devletinin otonom ekonomiye geçişte yapı taşlarından birisi olacak. Amerikan sanayi şehirleri Ohio'dan Michigan ve oradan Nevada'ya kadar bir hızlı demiryolu ekonomik büyümede çok etkin olacaktır.

Cheyenne-Pueblo, Tucson-Los Angeles, Las Vegas-Los Angeles ve Nashville-Atlanta gibi rotalar, Amtrak 2035 sistemiyle Crescent, Empire Builder gibi hatları beslemesi bekleniyor.

Ülkenin Atlantik kıyılarından Pasifik kıyılarına hızlı ulaşımı desteklemesi ekonomik büyüme ve lojistik masrafları azaltması için çok önemli ki bunun yanında Elon Musk’un Hyperloop projesi var.

Amerika, endüstriyel yoğunluğu ülkesinde tutmak için kesinlikle endüstri 4.0 teknolojilerine yatırım yapmalıdır. Joe Biden, başkanlığında Ar-Ge’yi temel taş haline getireceğini belirtmişti.

Amerika’da 5G daha çok Pentagon eliyle yürütülüyor. Özellikle F-35’lerde de bu teknoloji kullanılacak. Uçak dijital ve U-2 insansız hava araçları sensörleriyle iletişimde olarak operasyonlarını gerçekleştirecek.

Pentagon bunun yanında endüstri 4.0’a ait bir teknoloji olan sanal gerçekliğe dayalı olan VR kameralar ile insansız savaş uçakları testlerine başladı ve %100 üstünlük sağlandığı belirtildi insanlı uçaklara karşı. Yapay zeka, insanı yendi yani.

ABD, endüstriyel robotlarda Çin'in gerisinde kalmamak için otonom sistemlere yatırımı artırdı. Amerikan Deniz Harp Enstitüsü, Pasifik'te otonom sistemlerin güçlendirileceğini belirtti.

DARPA aylar öncesinde insansız destroyer projesine başlayacağını belirtmişti.

Burada Türkiye'ye de değinmek istiyorum. Arkadaşlar Türkiye'nin bu uzun uzun yazdığım trendleri kaçırma imkanı yok. Kaçırırsa en az 250 yıl tokatlarlar bu ülkeyi.

Çünkü Türkiye'de iş yapmak gerçekten maliyetli ve zor. Geçtim hukuksal ve ekonominin dalgalı halini altyapı olarak zaten yetersiz. Lojistik 21. yüzyıla uygun değil. Kar yapmak çok. Burada borçlanan iflah olmuyor. Yatırım gelmiyor bu yüzden.

Bu yüzden Türkiye otonom sistemlere yatırımlarını artırıyor. Bu istek dışında bir zorunluluk ve altyapı geliştirmeleri de sürüyor.

SONUÇ Dünyanın en eski ve yeni ülkesi rekabete girerken istisnai bir çağa tanıklık edeceğiz. İnsanlığın var olduğundan bu yana kümülatif birikimi hiç olmadığı kadar ileriye gidecek.

Şu yazdıklarımı tahayyül edin. Droneler fabrikada bir makinenin ürününü alacak diğer bir makineye girdi için transfer edecek. Bir işçi bunu yaparak Türkiye'de 375 dolar alıyor. Akıllı sistem ve makine ara yüzleri ile bu maliyet ortadan kalkar.

Bunun yaratacağı kitlesel işsizlik ve tekelleşme için mutlaka fiziksel hazırlıklar yapılmalı. Sanayi devriminin sonuçları insanlık için bir o kadar ileriye götürücü olurken bir o kadar kan dökücü oldu.

Sözün özü ABD-Çin rekabetinin en büyük parçası teknolojik ve üretim bölümünün en önemli ayağı endüstri 4.0 birçok yeniliği beraberinde getirecektir. SON



Follow us on Twitter

to be informed of the latest developments and updates!


You can easily use to @tivitikothread bot for create more readable thread!
Donate 💲

You can keep this app free of charge by supporting 😊

for server charges...